Yüce Peygamber doğuyor
Dünyayı nura boğuyor
Dedesi O’nun adını
Ahmed-ü Mahmud koyuyor.
Doğumunu kim bilmez ki!
Senesi beş yüz yetmiş bir
Duymamıştı annesinden
“Babanın kucağına gir”
Çünkü babası ölmüştü
Doğumdan iki ay önce
Anneden de yetim kaldı
Altı yaşına gelince
Dedesi Abdulmuttalip
Sahip çıktı bu toruna
Her şeyini feda etti
Bu seyyid evlat uğruna
Sekizinde o da göçtü
Gitti bu fani dünyadan
Ahmed yine yetim kaldı
Hem dededen, hem babadan
Amca Ebu Talip aldı
Öptü sevdi bu kuzeni
Çünkü o getirecekti
Bize en iyi düzeni
Yirmi beşte candaş oldu
Hazreti Hatice ‘Ona
Muhabbeti gönlümüzde
Hepimize oldu ana
Kırk yaşında görev aldı
Kendisine melek geldi
İnsanlığa gönderilen
Hatemü’l-Enbiya oldu.
Elli ikide hicret etti
Mekke’den Yesrib iline
Atmış üçte vefat etti
Bakmadı gözler seline
O Resûl dünyadan göçtü
Ecel şerbetini içti
Mehmet Bayrağın payına
Sünnetine uyma düştü