GAP GEZİMİZ ! (36) 27 – GAZİANTEP

 SANAT KALEMİ
.

  

Gaziantep Zeugma Mozaik Müzesinden sonra, 1795’ten günümüze Gaziantep’le özdeşleşeni simgesi olan, baklavasıyla meşhur Gaziantep’in, yine tanınmış tatlıcılarından Koçak’tayız. Park alanıyla, kocaman bir işletme… Baklava çeşitlerini tatmak serbest… Baklava çeşitlerinden herkes almak için neredeyse sırada diyebiliriz. Baklava alışverişimizde çok uzun sürmedi.  

     Ülkelerin ve şehirlerin tanıtımı, tarih ve kütürlerini en iyi yansıtan yerlerin müze olduğunun bilmeyenimiz yık gibidir. Gezilerin çoğunluğunda da müzeler gezip, görülecek yerler arasındadır genelikle!

     Açıkcası gidip, görene kadar çok bilgimizin olduğu söylenemezdi. Gaziantep’in İstiklal Savaşında kahramanca verilen mücadelesini tarihi belgelerle gözler önüne seren,

     Gaziantep savunmasının en güzel şekilde anlatıldığı halkın kahramanca nasıl mücadele ederek Fransız ve İngilizlere karşı eşsiz mücadele örneğinin sergilendiği müzedeyiz.

    MİLLÎ BİR DİRENİŞ! ANTEP SAVUNMASI…

     Millî Mücadele yıllarında Güney Cephesi sınırları içerisinde yer alan Antep, 17 Aralık 1918’de önce İngilizlerin, 15 Eylül 1919’da İngilizler ile Fransızlar arasında imzalanan Suriye İtilafnamesinin ardından, 27 Ekim 1919’da da Fransızların haksız işgaline uğramıştır.

    Antep’te İngiliz İşgali:

     İngilizler, 17 Aralık 1918’de, “Halep’te fazla asker ve hayvanları bulunduğundan, yalnız kışı geçirmek ve iaşe hususunda sıkışmamak…” bahanesiyle Antep’i işgal etmiştir.

     Antep’in dış dünyayla bağlantısını sağlayan telgrafhaneye el koyan İngilizler, civardaki tren istasyonlarının denetimini de ele geçirdi. Amerikan koleji ve civarındaki Ermeni evleri ile Beyazınoğlu’nun hanı, kışla ve karargâh haline getirildi. Asıl niyetlerini ortaya koyan İngilizler, halkın üzerinde baskıları arttırarak şehirde sıkıyönetim ilan etti. Bununla da yetinmeyen İngilizler, halktan ekmek bıçakları dâhil tüm kesici delici silahları toplatmıştır. İngilizler ile şehre gelen binlerce Ermeni, her fırsatta İngilizlere şükranlarını belirtiyorlardı. Türklere karşı duydukları kin ve düşmanlık ortaya çıkmıştı. Ermeniler, tehcirden sonra evlerinin ve arazilerinin Türkler tarafından gasp edildiğini iddia edip, gösterdikleri evler kimin olursa olsun zorla boşalttırıp el koydular. Bunu takiben Antep’te İngiliz baskıları giderek artıyordu. Öyle ki 23 Ocak 1919’da, şehrin önde gelen bazı kişileri, Ermeni tehciriyle ilgisi oldukları gerekçesiyle, sorgusuz sualsiz olarak aileleri ile görüşmelerine imkân bile verilmeden önce Halep’e, oradan da Mısır’a esir kamplarına sürgün edildiler.

   Antep’te Fransız İşgali:

     İngilizler ve Fransızlar, Mondros Mütarekesini gerekçe göstererek, 15 Eylül 1919’da aralarında hazırlayıp, imzaladıkları Suriye İtilafnamesi’ne dayanarak; Musul’u, Anadolu’nun güneyini ve Suriye’yi paylaştılar. Buna göre: Musul İngilizlere, Suriye, Antep, Maraş, Urfa ve civarı Fransızlara bırakıldı. İngilizler; Suriye İtilâfnamesi’ni takiben Antep’i Fransızlara teslim ettiler. 27 Ekim 1919’da Ermeni ve Fransızlardan oluşan 200 kişilik Fransız kuvveti ve sonra 29 Ekim 1919’da, Fransızların tahsis ettikleri üç sınıftan oluşan 2.000 kişilik iki Fransız fırkası da Antep’e girdi. Şehirde bulunan Ermeni işbirlikçiler, şehre giren işgal kuvvetlerine çiçek atarak alkışladılar. 21 Ocak’ta Mehmet Kamil’in ve 27 Mart’ta Kilis Yolu’nda Şahinbey’in şehit edilmeleri, Şehirde Din, Namus ve Vatan için mücadelenin zorunluluğunu bir kere daha hatırlatmıştı. 28 Mart 1920’de Mustafa Kemal Paşa tarafından Maraş ve Antep Kuvayı Milliye Komutanı olarak görevlendirilen Kılıç Ali de Gaziantep’e gelmişti. (2 Haziran 1920’de Özdemir Bey’in gelişine kadar görev yapmıştır.) Nihayet 1 Nisan 1920’de Antep Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin bir üyesi olan Körükçüzâde Ahmet’in Fransızlara attığı kurşun ile savaş başladı. Şehrin hemen her noktasına yayılan sokak çatışmaları ile bir destan yazan Gaziantep halkı, yetersiz silah ve cephane, açlık ve yokluk içinde; kadın, çocuk, genç ve ihtiyar demeden verdiği eşsiz mücadele ile Antep’i Gaziantep yapmıştır. 8 Şubat 1921’de TBMM tarafından “Gazi” ünvanı verilerek bu eşsiz mücadele taçlandırılmıştır. Gaziantep, binlerce şehit, binlerce yaralı verdiği mücadeleler sonucu; Ankara Hükümeti ile Fransızlar arasında Ankara Antlaşması imzalanmış; 25 Aralık 1921’de işgalden kurtularak anavatana katılmıştır.

    PANORAMA 25 ARALIK GAZİANTEP SAVUNMASI KAHRAMANLIK PANORAMASI VE MÜZESİ

     Redif Deposundan Panorama 25 Aralık’a:

     1869 yılı Redif Nizamnamesi’ne göre, redif birliklerinin her an bir savaşa hazır olmaları için senede bir ay, bağlı bulundukları redif dairelerinde talim görmeleri kararlaştırılmıştır. Redif birliklerinin talimleri süresince; seferber hale gelme, harp düzeni alma, silahları tanıma ve silahları iyi derecede kullanmak üzere eğitilmeleri hususu da bu kanunla karara bağlanmıştır. Kanuna göre neferler talim için silah altına alındığında kendilerine maaş ve tayinât verilmiştir. İhtiyaç duydukları giyim kuşam malzemeleri bölgelerindeki redif depolarından karşılanmıştır. Bu amaçla Alleben deresi kenarına kurulan Ayntâb Redif Deposu, 1912 yılına kadar Osmanlı ordusuna hizmet vermiştir. Fransız bombardımanında yıkılan Redşf Deposu yeri, 1960’larda 1. Seyyar Jandarma Tümeni Karargâhı daha sonra 23. Seyyar Jandarma Tugayı olarak kullanılmıştır. Yakın zamana kadar da Astsubay Lojmanı ve Lokali olarak Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından kullanılmaya devam edilmiştir.

     Gaziantep Büyükşehir Belediye ile Milli Savunma Bakanlığı arasında imzalanan protokol ile Gaziantep Büyükşehir Belediyesine devredilmiştir. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi bu alana,  tarihte eşine az rastlanan destansı Antep harbini ölümsüzleştirmek için Panorama 25 Aralık Gaziantep Savunması Kahramanlık Panoraması ve Müzesi’ni inşa etmiştir.

     Panorama 25 Aralık Müzesi’nde; yağlıboya tekniğiyle yapılan 14 adet tablo, 3 adet diorama ve 120 metre uzunluğa, 13 metre yüksekliğe sahip eşsiz tam bir panoramik alan ile Antep Savunması tüm yönleriyle anlatılmaktadır. Bunun yanı sıra, Antep harbi şehit ve gazi yakınlarının bağışladığı onlarca esere de ev sahipliği yapan Panorama 25 Aralık, çağdaş ve modern müzeciliğin gerektirdiği interaktif alanları da bünyesinde barındırmaktadır.

    Duygulanmamak elde değildi! Ancak, bizim yetersiz zamanımızda gezilecek gibi değildi, bu kahramanlık müzesi. Sizlerle de tam olarak paylaştığımı sanmıyorum. Yolunuz Gaziantep’e düşerse, bu müzeyi sakın görmeden dönmeyin demekten başka bir şey demek istemiyorum.   

 

devam edecek…

 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Köşe Yazıları Haberleri