Anayasa Mahkemesi (AYM), içeriği açıklanmayan telefon trafiği kayıtlarının (HTS) tek başına tutuklama için yeterli delil sayılamayacağına hükmetti. Eski HDP Milletvekili Hüda Kaya’nın başvurusu üzerine verilen bu karar, kamuoyunu yakından ilgilendiren birçok tutuklu dosyasında emsal teşkil edebilir.
Anayasa Mahkemesi, telefon görüşmesi kayıtlarının (HTS) yalnızca karşılıklı iletişim geçmişini göstermesinin, kişi hakkında “kuvvetli suç şüphesi” oluşturmak için yeterli olmadığına dikkat çekti. Özellikle kamu görevi yürüten isimlerin geniş çevrelere sahip olması ve farklı kişi gruplarıyla iletişimde bulunmasının olağan olduğu vurgulandı.
Kararda, görüşme içerikleri ortaya konmadıkça, yalnızca kiminle ne zaman konuşulduğuna dair verilerin, kişi özgürlüğünü kısıtlayacak kadar güçlü bir delil sayılamayacağı açıklandı. AYM, bu tespiti eski milletvekili Hüda Kaya’nın dokuz yıla yayılan HTS kayıtlarına dayanılarak tutuklanması üzerinden değerlendirdi.
KARARIN EMSAL ETKİSİ GENİŞLEYEBİLİR
Bu kritik karar, özellikle geçmişe dönük telefon trafiği gerekçe gösterilerek tutuklanan kamu görevlileri ve sanatçıları yakından ilgilendiriyor.
Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, hakkında adli kaydı bulunan 90 kişiyle telefon görüşmesi yaptığı gerekçesiyle yaklaşık dört aydır tutuklu.
Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer, 12 yıl boyunca terör suçlamaları bulunan 694 kişiyle HTS kaydı bulunduğu gerekçesiyle suçlanmış; terör suçlamasından tahliye edilmiş olsa da mali suçlamalar nedeniyle halen cezaevinde.
Gezi Parkı eylemleriyle ilişkilendirilerek tutuklanan menajer Ayşe Barım, oyuncularıyla yıllar önce yaptığı görüşmeler nedeniyle “hükümeti devirmeye teşebbüse yardım” suçlamasıyla cezaevinde. Kararın ardından Barım’ın avukatı Hüseyin Ersöz, AYM kararının doğrudan müvekkilini kapsadığını ifade etti.
DEVLET, HÜDA KAYA’YA 200 BİN TL TAZMİNAT ÖDEYECEK
AYM, Hüda Kaya’nın tutuklanmasının hukuki dayanağının bulunmadığını belirterek, Anayasa’nın "kişi hürriyeti ve güvenliği" ilkesinin ihlal edildiğine hükmetti. Mahkeme, Kaya’ya 200 bin TL manevi tazminat ödenmesine karar verdi.
HUKUKÇULAR: “HTS KAYITLARI ARTIK TEK BAŞINA YETERLİ SAYILAMAZ”
Kararı değerlendiren hukukçular, HTS verilerinin delil sayılabilmesi için içeriğin açıklanması gerektiğini, aksi takdirde kişisel özgürlüklerin ciddi biçimde ihlal edildiğini savundu. AYM’nin bu kararı, ilerleyen dönemde birçok benzer dosyada delil değerlendirmesini doğrudan etkileyebilir.
YENİ YARGI DÖNEMİNDE DÖNÜM NOKTASI
Karar, Türkiye’de özellikle siyasi nitelikli davalarda delil standardı ve tutuklama kriterleri açısından önemli bir dönüm noktası olarak görülüyor. Hukuk çevreleri, bu kararın ceza yargılamalarında delil değerlendirmesine dair daha sıkı ölçütler getireceğini ve tutuklama tedbirinin daha dikkatli uygulanmasını sağlayacağını öngörüyor.