ABDÜLKERİM NADİR PAŞA (1807 – 1883)

.

Sevgili Okuyucu,

Bu hafta size geçen asrın kumandanlarından ve devlet adamı Abdülkerim Nadir Paşa’yı tanıtacağım.

Doğum tarihi kesin olarak bilinmemekle beraber sicil kayıtlarına göre doğum tarihi olarak miladi 1807 tarihlenmiştir. Şarki Rumeli Osmanlı idaresi altındayken Edirne Vilayeti’ne bağlı Filibe Sancağı dahilinde Çırpan kazasında doğmuştur. Halk arasında memleketine atfen “Çırpanlı Abdi Paşa” namıyla meşhurdur.

İstanbul’da Harbiye Mektebinden mezun olduktan sonra askeri tahsilini Viyana’da tamamlayarak kıt’a hizmetlerini geniş imparatorluk coğrafyasının muhtelif yerlerinde ifa etmiştir. Hizmette bulunduğu şehir ahalisi tarafından çalışkan, metin ve iffet sahibi bir insan olarak sevilmiş ve hürmet edilmiştir.

Osmanlı Devleti ordusunda general rütbesine 1847 yılında sahip olmuş, Sultan Abdülaziz devrinin Serasker paşalarındandır. Aynı zamanda Osmanlı tarihinde Serdar-ı Ekrem unvanını taşıyan bir komutandır.

Hicri 1293 yılında patlak vermesi münasebetiyle halk arasında 93 harbi diye bilinen 1877 – 1878 Osmanlı – Rus harbinin ilk harekâtında Türk ordusunun başında bulunmuş, fakat İstanbul Erkan-ı Harp görevlileri ve saray tarafından vazifesine zararlı bir şekilde müdahale edildiği için düşmanın ilerleyişini önleyememiş ve görevinden azledilmiştir. Harbin hitamında da bozgun halinden mesul tutularak, harpten sonra kurulan Divan-ı Harp mahkemesine sevk edilmiş, fakat savunmasında Erkan-ı Harp heyetinin ve sarayın olur olmaz müdahalelerini açığa vurduğundan davası padişah tarafından kapatılmıştır.

Bu arada Osmanlı – Rus savaşının kumandanlarından Süleyman Paşa’nın hatıralarında (Umdetu’l Hakaik) bahsettiği hususa göre, paşanın selefi olan Gazi Ahmet Muhtar Paşa, Rus kuvvetlerinin ve Karadağlıların karşısındaki asker için şu ifadeleri kullanmaktadır. “Bunların askerlik ahlaklarının bozulmuş olmasından Hersek bölgesindeki asker başka bir yerdeki askerle değiştirilmedikten sonra değil Karadağ aleyhine taarruz etmek, bu askerle Nikşik kalesine yiyecek götürmek bile imkansız ve aşikar” diyerek görevinden istifa etmiştir.

Mahkeme edildikten sonra Rodos adasına sürülen Abdülkerim Nadir Paşa, burada sürgün hayatı yaşamaya devam ederken 1883 senesinde hayli yaşlı olarak vefat etmiştir.

Abdülkerim Nadir Paşa, uzun boylu, iri yapılı bir zattı. Çok konuşmayı sevmeyen vakur, sözünün eri bir kumandandı.

Bir rivayete göre Abdülkerim Nadir Paşa, Bahriye Nazırı olduğu dönemde Mısırlı Hidiv İsmail Paşa’nın vefatı sebebiyle veraset fermanını alabilmek için o dönemde Abraham Paşa’nın İstanbul’da vükela ve vüzeraya nakit ve hediye rüşvetlerin dağıttı sıralarda Paşa’nın adamlarından Mısırlı bir bahriye subayının vasıtasıyla Abdülkerim Nadir Paşa’ya hediye babında 60.000 altın sunulmuştu.

Abdülkerim Nadir Paşa, kendi alaycı üslubuyla ve Rumeli şivesiyle

“Abe biz o adama hizmet etmedik!. Bunları aldığınız yere götürün!” diye o dönem için muazzam sayılabilecek bir parayı reddetmiştir.

Ruhu şad olsun. Allah rahmet eylesin.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Köşe Yazıları Haberleri