57 Yıllık Ömür !

 SANAT KALEMİ
.

Büyük Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde Millî Mücadele ile kurulan Cumhuriyetimizin 100. yılını ülkemizin her köşesinde coşkuyla kutladık.

Aklı ve bilimi rehber edinen ve toplumu da Cumhuriyet’in temel ilkeleri ile şekillendirmiş bir önder olan Atatürk’ümüzü aynı zamanda aramızdan ayrılışının 85. Yılı olan bugün tüm ulus olarak anacağız.

Onurlu bir millet olmamızı sağlayacak ilk adımları atan, dünyadaki bütün ezilmiş, sömürge altında olan ülkelere örnek olan, halkına güvenen ve halkın güven ve desteğini alarak bağımsızlığımızı ve çağdaş bir ülke olmamızı sağlayan büyük insanın aramızdan ayrıldığı gündür bugün.

57 yıllık ömrünün çoğunu cephelerde geçiren; onurlu bir millet olmamızı sağlayacak ilk adımları atan, dünyadaki bütün ezilmiş, sömürge altında olan ülkelere örnek olan, halkına güvenen ve halkın güven ve desteğini alarak bağımsızlığımızı ve çağdaş bir ülke olmamızı sağlayan büyük insan, sadece Türk halkını değil farklı milletlerin de sık sık örnek aldığı ve sevdiği bir liderdi.

‘Özgürlük ve bağımsızlık, benim karakterimdir. Bir millette şerefin, haysiyetin, namusun ve insanlığın olabilmesi, o milletin özgür olmasına bağlıdır. Ben bu vasıflara çok ehemmiyet veririm ve bunların bende olduğuna ancak milletimde de varsa inanırım.’ diyen Atatürk milli egemenliği kayıtsız şartsız milletin eline vermiştir.

‘En büyük eserim’ dediği Cumhuriyeti 100 yıl önce kurduğunda, O ve arkadaşları ulusumuzu demokrasi, laiklik, hukuk devleti olma, temel hak ve özgürlükler gibi kavramlarla tanıştırdılar. Cumhuriyetin kurulmasıyla birlikte ekonomik, siyasal, kültürel ve toplumsal alanda gerçekleştirilen atılımlar, Türkiye’nin çağdaş dünya ile bütünleşme sürecine hız kazandırmıştır.

Atatürk, hem bir eylem adamı hem de bir fikir adamıdır. O, düşündüklerini büyük bir kararlılıkla eyleme dönüştürmüş, her zaman meşru zeminde hareket etmeyi ilke edinmiş, ulusunun çıkarlarını her şeyin üzerinde tutmuş bir önderdir. Fazla sözlere de gerek yoktur. Söylediği sözlerden bazılarını yayınlayalım:

“İki Mustafa Kemal vardır: Biri ben, et ve kemik geçici Mustafa Kemal... İkinci Mustafa Kemal, onu “ben” kelimesi ile ifade edemem; o ben değil bizdir! O, memleketin her köşesinde yeni fikir, yeni hayat ve büyük ülkü için uğraşan aydın ve savaşçı bir topluluktur. Ben, onların rüyasını temsil ediyorum. Benim teşebbüslerim, onların özlemini çektikleri şeyleri tatmin içindir. O Mustafa Kemal sizsiniz, hepinizsiniz. Geçici olmayan, yaşaması ve başarılı olması gereken Mustafa Kemal odur!” Ankara - 1933

“Hürriyet olmayan bir memlekette, ölüm ve yok olma vardır. Her ilerlemenin ve kurtuluşun anası hürriyettir.” Selanik – 1906

“Bazı kanaatler vardır ki onların hesap ve mantıkla izahı pek güçtür; özellikle muharebenin kanlı ve ateşli anlarındaki duyguların doğurduğu kanaatler... Şüphesiz her kanaat ve karar, içinde bulunulan durum ve şartları inceleme ve bu incelemelerin sonuçlarını sezme ve değerlendirme sayesinde doğar.” Çanakkale – 1915

“Size ben taarruz emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum. Biz ölünceye kadar geçecek zaman içinde, yerimize başka kuvvetler ve komutanlar gelebilir.” Çanakkale - 1915

“Temel ilke, Türk milletinin haysiyetli ve şerefli bir millet olarak yaşamasıdır. Bu ilke, ancak tam istiklale sahip olmakla gerçekleşebilir. Ne kadar zengin ve bolluk içinde olursa olsun, istiklalden yoksun bir millet, medeni insanlık dünyası karşısında uşak olmak mevkiinden yüksek bir muameleye layık görülemez... Türk’ün haysiyeti, gururu ve kabiliyeti çok yüksek ve büyüktür. Böyle bir millet esir yaşamaktansa yok olsun daha iyidir. O hâlde ya istiklal ya ölüm!” Ankara – 1919

“Komutanlar kıtalarının moral durumlarını bizzat içlerine girmek suretiyle anlamalı. Bu şekilde daha güvenle emir verebilir. Üst rütbedekiler emirlerinde olanlarla konuşmalı, serbest söz söylemeye alıştırmalı. Bu tutum faydalı ve gereklidir.” Karlsbad, Avusturya - 1918

“Ben, yalnız vatanıma ve milletime böyle tarihî bir anda tamamıyla kendimi verebilmek amacıyla kutsal görevimden ayrılıp kendimi sine-i millete emanet ettim. Bunu yaparken milletimin sıradan bir üyesi olarak elimden gelen fedakârlığı göstermek kararlılığındaydım. Bu nedenle tamamıyla milletimin iradesine bağlıyım.” Sivas – 1919

“Kurtuluş için, bağımsızlık için eninde sonunda düşmanla bütün varlığımızla vuruşarak onu mağlup etmekten başka karar ve çare yoktur ve olamaz!” Ankara – 1922

“Beni görmek demek behemehâl yüzümü görmek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu kâfidir.” İstanbul – 1929

“En büyük hakikatler ve ilerlemeler, fikirlerin serbest ortaya konması ve karşılıklı tartışılması ile ortaya çıkar ve yükselir. ” Ankara – 1930

“Cumhuriyeti, onun gereklerini yüksek sesle anlatınız. Cumhuriyet prensiplerini sevdiriniz. Bunu kalplere yerleştirmek için hiçbir fırsatı kaçırmayınız.” İstanbul, 1930

“Türkiye Cumhuriyeti’nin en esaslı ilkelerinden biri olan ‘yurtta sulh, cihanda sulh’ gayesi, insaniyetin ve medeniyetin refah ve ilerlemesinde en esaslı etken olsa gerektir. Buna elimizden geldiği kadar hizmet etmiş ve etmekte bulunmuş olmak bizim için övünülecek bir harekettir.” Ankara – 1933

“Barış ve dostluk içinde gelişmekten başka amaçları olmayan milletlerimizin aynı zamanda genel barışa hizmet etmeyi en şerefli görev saydıklarına şüphe yoktur.” Ankara – 1934

“Cumhuriyet, yeni ve sağlam esaslarıyla, Türk milletini emin ve metin bir bağımsızlık yoluna doğru koyduğu kadar, asıl fikirlerde ve ruhlarda yarattığı güvenlik itibarıyla, büsbütün yeni bir hayatın müjdecisi olmuştur. Seneler geçtikçe millî ideal verimleri güvenle çalışmada, ilerleme hevesinde, millî birlik ve millî irade şeklinde daha iyi gözlere çarpmaktadır. Bu, bizim için çok önemlidir; çünkü biz esasen millî varlığımızın temelini, millî bilinçte ve millî birlikte görmekteyiz.” Ankara – 1936

Yüce ATAM!

Türk Ulusu, seni unutmamıştır ve unutmayacaktır. Milletçe, ilke ve devrimlerine, düşünce sistemine ve Cumhuriyetimize her koşulda sahip çıkacak, ülkülerini gerçekleştirmek ve gösterdiğin hedeflere ulaşmak için el birliğiyle çalışacağız…

“İzinden ayrılmayacağız. “

“SAYGIYLA ANIYORUZ”

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (1)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.

Köşe Yazıları Haberleri