Milliyetçi Hareket Partisi'nin (MHP) kurucu lideri Alparslan Türkeş, vefatının üzerinden 28 yıl geçmesine rağmen fikirleri ve liderliği ile Türk siyasetinde derin izler bırakmaya devam ediyor. 4 Nisan 1997'de hayata gözlerini yuman Türkeş, ülkücü hareketin öncüsü olarak tanınıyor.
ZORLU BİR HAYAT, KARARLI BİR MÜCADELE
1917 yılında Kıbrıs'ta dünyaya gelen Alparslan Türkeş, 1933'te ailesiyle birlikte Türkiye'ye geldi. Kuleli Askeri Lisesi'nde eğitim gördükten sonra 1938'de Harp Okulu'nu bitirerek askerî kariyerine başladı. Ancak onun kaderi sadece askerlik değil, aynı zamanda siyasi bir liderlik öyküsüyle de yazıldı.
MHP'NİN DOĞUŞU VE "BAŞBUĞ"LUK DÖNEMİ
1960 darbesinde aktif rol alan Alparslan Türkeş, bir süre sonra siyasete atıldı. 1963'te Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi'ne (CKMP) katıldı ve 1965'te milletvekili oldu. 1969'da Adana'da gerçekleşen kongrede partinin ismi "Milliyetçi Hareket Partisi" olarak değiştirildi ve amblem olarak üç hilal benimsendi. Bu noktadan itibaren Alparslan Türkeş, "Başbuğ" unvanıyla anılmaya başlandı.
1970'li yıllarda siyasi arenada önemli bir figür haline gelen Türkeş, o dönemde kurulan Milliyetçi Cephe hükümetlerinde başbakan yardımcılığı görevini ürestlendi. MHP'nin siyaset sahnesinde etkin bir şekilde yer almasında büyük rol oynadı.
DARBE, MAHKUMİYET VE YENİDEN DOĞUŞ
12 Eylül 1980 darbesi, Türkeş'in hayatında yeni bir dönemin başlangıcı oldu. Diğer siyasi liderler gibi o da tutuklanarak 4,5 yıl boyunca hapis yattı. 1987'de yapılan halk oylamasıyla siyasi yasağı kaldırıldıktan sonra aktif siyasete geri döndü. 1993'te MHP ismini alan Milliyetçi Çalışma Partisi'nin (MÇP) genel başkanlığına tekrar seçildi.
VEFATI VE SON YOLCULUĞU
Alparslan Türkeş, 4 Nisan 1997'de 80 yaşında hayata veda etti. Soğuk ve karlı bir Ankara gününde, yüz binlerce kişi onun cenazesine akın etti. Beştepe'deki anıt mezarında ebedi istirahatine bırakılan Türkeş, ülkücü hareketin en büyük liderlerinden biri olarak hafızalarda yer etmeye devam ediyor.
Vefatının 28. yılında Alparslan Türkeş, fikirleri, siyasi duruşu ve liderlik anlayışıyla anılmaya devam ediyor. Milliyetçi harekete öncülük eden bu büyük lider, Türk siyaset tarihine damgasını vurmuş bir isim olarak yaşayacak.