2026 Ramazan Bayramı Programım
• Sabah namazı vaktinde gusül abdesti alıp sonra da güzel kokular sürünerek tekbir (Allâhu ekber) ve tehlillerle (Lâ ilâhe illallah) aile efradımla birlikte camiye gideceğim,
• Sabah namazını cemaatle birlikte eda ettikten sonra, Bayram namazına kadar verilen vaazı can kulağı ile dinleyeceğim,
• Tekbirler eşliğinde eda edilen Bayram namazının akabinde, camide, (istisnasız tüm) cemaatle musafahalaşıp bayramlaşacağım,
• Namaz çıkışı eve farklı yollardan gideceğim ki, tesbih (Sübhanallah) ve tekbirlerime farklı mekânlar şahitlik etsin,
• Ev hanesiyle birlikte, ikinci toplu bayramlaşma merasimini icra edeceğim,
• Bayram boyu tutulan oruçların mükâfatı olarak Yüce Rabbimiz tarafından bahşedilen “yeme içmede fıtrata dönüşü” (Fıtır Bayramı ismi de buradan geliyor) aile kahvaltısında kutlayacağım,
• Kahvaltı sonrası, kabristanlığa gidip ölmüşlerimin mezarını yanı başlarında ziyaret edip onlara rahmet okuyacağım, ölülerimle geçmiş hatıralarımı ve (mezarlıkta) ölümü hatırlayıp içselleştireceğim,
• Küskünlük ve dargınlıklara son verme adına, nefsimi ayaklarımın altına alıp, bana gitmeyen ve gönül koyan yakın mesafedeki eş, dost ve akrabalarımın evine gideceğim,
• Özellikle bu bayramın ana gündem maddesi olan “sıla-i rahim” kavramına yaraşır bir ziyaret programı yapacağım; “ama, fakat, ben haklıydım…” gibi nefsani duygulara kapılmayacağım,
• Şayet anne-babam vefat etmişse, onların hatıralarını yâd etme adına, ata dostlarını ziyaret ederek anıları tazeleyeceğim. Ayrıca geçmişe yönelik sorular sorarak yeni bilgiler öğreneceğim,
• Uzak mesafedekilere de telefonla hâl hatır sorarak bayramlayacağım, bunu yapamadığım takdirde bizzat kendi hazırladığım bayram tebrik metnini mesaj olarak göndereceğim, bu vesileyle gönüller arasındaki sevgi bağını canlı tutacağım,
• Her ziyaret esnasında, bayramın; tüm dünyadaki Müslümanlara barış, huzur ve saadet getirmesini Yüce Allah’tan temenni edeceğim,
• Doğu Türkistan, Filistin vd. mazlum ve mağdur coğrafyalardaki zulme ve katliama maruz kalan Müslüman kardeşlerimize karşı sorumluluk bilincini diri tutma adına her sohbette bir fasıl açacağım. Mescid-i Aksa’nın prangalara vurulmuş mahzun hâlini gündemde tutacağım,
• ABD/İsrail-İran Savaşı ile toplumun ikiye bölündüğü şu günlerde, “Herhangi bir topluluğa duyduğunuz kin, sizi adaletsiz davranmaya itmesin. Adaletli olun; bu, takvâya daha uygundur. Allah’tan korkun.” (Mâide, 5/8) ilahi fermanıyla hareket edeceğim,
• Bayramın mehabetine gölge düşürülmemesi ve ruhuna uygun bir şekilde geçirilmesi adına, sohbetlerde siyasi mülahazalara girmeyeceğim, gıybet/dedikodu yapmayacağım, geçmişe yönelik (zihnimde kurguladığım) tüm kötü düşünce ve hesapları kapatacağım; kalbimde kin namına hiçbir şey kalmayacak,
• Medyada zaman zaman “Şeker bayramı” olarak geçen Ramazan bayramımızın adı, aslında (oruç sonrası fıtratımıza dönüş bayramı anlamına gelen) Fıtır bayramıdır. Ecdadımız, “Bir ay boyunca oruçlarımızı tuttuk, artık bugün tutulan oruçlarımızı sona erdirilip fıtrata döndüğümüz için Hz. Allah’a şükürler olsun.” düşüncesiyle bu bayramı “Şükür bayramı” şeklinde isimlendirmiştir. Nitekim Osmanlıca kitaplarda da böyle geçer. Şükür (شكر) ile şeker (شكر) aynı yazıldığı için şeker bayramına evirilmiştir. Ancak bu kullanım doğru değildir. Bunu, evvela hane halkıma sonra da bayramlaşma esnasında kurduğum dost meclislerimde dile getireceğim,
• Bayram öncesi bayramlık elbiseler alarak giydirdiğim bir öksüz/yetimin sevincini iliklerimde hissedeceğim,
• Bayram kültürünü, çocuklarımın hafızasına kazımak ve yaşatmak için (mali imkânım varsa) bayramlık elbise alacağım veyahut da (imkânım yoksa) onlara en güzel elbiselerini giydirip harçlık vereceğim,
• Yavrularıma çocukken geçirdiğimiz bayramları anlatacağım,
• Bayram geleneğinin sonraki nesillere aktarılması hususunda köprü vazifesi göreceğim,
• Bayramın neşe ve huzur içerisinde geçmesi, herhangi bir kazaya sebebiyet vermeme adına yolculuk esnasında trafik kurallarına uyacağım,
• Az yeme, sabır, oruç tutma, gece namazı kılma, sadaka verme, polemiğe girmeme, kalp kırmama gibi Ramazan ayında edindiğim alışkanlıkları, sene boyunca devam ettirme gayretini göstereceğim,
• Ve en önemlisi, mukabeleler aracılığıyla direk/doğrudan muhatap olduğum Kur’an-ı Kerim’in verdiği öğütleri, günlük hayatımda prensip/şiar edinme adına yeni bir sayfa açacağım.
Tüm İslâm âlemine hayırlar getirmesi dileğiyle bayramımız mübarek olsun.
NOT: Geçtiğimiz sene “Bayram Programım” başlığı altında yayımlanan yazımız, ilavelerle birlikte bu yıla güncellenmiştir.