Op. Dr. Gülçin Üstün Serpim
POLiKİSTİK OVER SENDROMU NEDİR?
Merhaba.. Sizlere bu hafta en sık gördüğümüz adet düzensizliği sebeplerinden biri olan polikistik over sendromu hakkında bilgilendirme yapmak istiyorum.. Polikistik over sendromu (PKOS), en sık 30 yaş altı kadınlarda görülen ve yumurtalıklarda kalın bir doku içinde iyi huylu çok sayıda kist ile karakterize bir hastalıktır. Bu olgularda kronik anovulasyon yani yumurtlama olmaması söz konusudur. PKOS da beyindeki hipofiz bezinden salgılanan LH ve FSH hormonlarında dengesizlik vardır. Bu dengesizlik nedeniyle yumurtlama düzeni bozulur ve yumurtalıklardan erkeklik hormonu (testesteron) üretimi artar. İlk kez 1935 yılında tanımlanan bu sendromun günümüzde hala daha nedeni tam anlamı ile bilinememekte ve bu nedenle tedavisi konusunda da bir fikir birliği sağlanamamaktadır. Hangi belirtiler mevcuttur? Hastalık genelde adet düzensizliği, sivilce, yağlı cilt, tüylenmede artış, infertilite (kısırlık) ve kilo artışı gibi belirtiler verir. Polikistik over sendromu ilk kez ergenlik döneminde adet kanamalarının başlaması ile tanınır. Bu dönemde adet düzensizlikleri en önemli uyarandır ve neredeyse hastaların %75'inde görülür. En sık rastlanılan düzensizlik seyrek adet görme şeklindedir. Zaman zaman amenore yani hiç adet görmeme olabilir. Gecikmeyi takiben görülen kanama genelde fazla miktarda ve uzun süreli olur. Bu düzensizlik yumurtlamada bir bozukluğun işaretçisidir. Yeni adet görmeye başlayan genç kızlarda PKOS olmasa bile bu tür bozukluklar ilk 2 yıl boyunca normalde de görülebilir. Adet düzensizliği nedeni ile doktor kontrolü dışında doğum kontrol hapı gibi düzenleyici ilaçların kullanılması PKOS tanısını geciktirebilir. Polikistik over sendromu tanısında klinik bulgular, laboratuvar tetkikleri ve ultrason bir arada kullanılır. Ultrasonda yumurtalık kenarlarında çok sayıda küçük kist saptanır. Bu kistler sadece birkaç milimetre çapındadır ve tek başlarına sorun yaratmazlar. Kistlerin kaynağı gelişen ancak yumurtlama olmadığı için atılamayan folliküllerdir. PKOS tanısında kan hormon değerleri de önemlidir. Adetin 3. günü değerlendirilen FSH ve LH hormonlarında dengesizlik mevcuttur. Yine adetin 21. günü bakılacak kan progesteron değeri yumurtlama olup olmadığı hakkında bilgi verir.
Son yıllarda yapılan çalışmalar PKOS ile insülin hormonu arasında ilişki olduğunu göstermiştir. İnsülin direnci PKOS'lu zayıf kadınların %30'unda saptanırken şişman kadınlarda bu oran %75'e kadar ulaşmaktadır. PKOS'un uzun dönemde yaratabileceği sorunlar ve riskler hem insülin hem de androjen fazlalığına bağlıdır. Yüksek miktarlarda insülin uzun dönemde tip 2 diyabet yani şeker hastalığı riski taşır. Kilo sorunu olan, tedavi edilmemiş PKOS hastalarının %25-35'inde 30'lu yaşlarda tip 2 diyabet hastalığı ortaya çıkar. PKOS'da görülen hormonal değişiklikler tansiyon problemlerini de beraberinde getirirler. Aynı zamanda bu hastalarda kolesterol yüksekliği de ortaya çıkar. Her iki durumda kalp hastalığı açısında yüksek risk faktörleridir. Uzun süreli adet düzensizlikleri endometrium (rahim) kanseri riskini arttırır. Yumurtlama olmadığı için endometrium üzerinde progesteron hormonu desteği olmaz ve bu nedenle endometrium uzun süre sadece östrojene maruz kalır, buda kanser riskini arttırır. Aslında tedavi hastanın şikâyetlerine göre düzenlenir. Eğer çocuk isteği varsa yumurtlamayı uyarıcı ilaçlar kullanılabilir ancak olası yan etkileri nedeni ile bu tür ilaçlar uzun süreli kullanılamazlar. Fazla kilolar hem PKOS'lu hem de PKOS olmayan hastalarda adet problemlerine yol açan nedenlerden biridir. Yağ dokusunda fazla miktarda östrojen üretilmesi nedeni ile ovülasyon bozuklukları görülür. Kilosu olan hastalarda kilo verilmesi çoğu zaman yumurtlamanın yeniden başlaması için yeterli olmaktadır. 35 yaşından küçük ve çocuk istemeyen hastalarda adetleri düzene sokmak için doğum kontrol hapları en sık tercih edilen ilaç gurubudur. İkinci sırada ise adetin 15. gününden sonra kullanılan progesteron ilaçları gelir. Her iki ilaç grubu da adetleri düzene sokar. Androjen adı verilen erkeklik hormonlarının fazlalığına bağlı olarak ortaya çıkan tüylenme (hirsutizm) PKOS'lu vakalarda sıklıkla görülen bir durumdur. Doğum kontrol hapları kandaki androjen düzeylerini düşürdüğünden yeni tüy çıkmasını engelleyebilirler. Hirsutism tedavisi uzun süreli bir tedavidir. Başarı için 8-18 ay tedavi gerekebilir. Bunun nedeni kıl büyümesinin yavaşlığıdır. PKOS da görülen insülin direnci nedeniyle antidiyabetikler de tedavi secenekleri arasinda yer almaktadir. Kısacası her hastanın tedavisi o hastaya özgüdür. Polikistik over sendromunda görülen şikâyetler sizde de mevcutsa en kısa surede kadın doğum hekimine başvurunuz. Sevgilerimle.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.