MAHŞERDE İLK GÖRÜLECEK DAVA KAN DAVASIDIR

Biz Müslümanlar olarak inanıyoruz ki dünyaya gelen her insan öldükten sonra tekrar dirilecek ve dünyada yaptıklarından hesaba çekilecektir. Hesabı temiz çıkan, yani dünyada iken sağlam bir imana sahip olup elinden geldiğince Allah’ın (c.c.) emirlerini yerine getirip haramlardan kaçınan kimse, ölümsüz bir yaşama yurdu olan cennetlerle taltif edilecektir. Rabbim bizleri do onlardan eylesin. Amin.

Ahiretteki hesap imandan sonra iki şey üzerinde yoğunlaşacaktır. A) Farzları yapıp yapmadığı ki bunların ilki namazdır. Hadis-i şerifte şöyle buyurulmuştur:

“Kıyamet gününde kulun hesaba çekileceği ilk ameli onun namazıdır. Eğer namazı düzgün olursa, işi iyi gider ve kazançlı çıkar. Namazı düzgün olmazsa, kaybeder ve zararlı çıkar. Şayet farzlarından bir şey noksan çıkarsa, Azîz ve Celîl olan Rabb’i:

– Kulumun nâfile namazları var mı, bakınız? der. Farzların eksiği nafilelerle tamamlanır. Sonra diğer amellerinden de bu şekilde hesaba çekilir.” (Tirmizî, Mevâkît 188; Ebû Dâvûd, Salât 149)

Hesapların ikincisi ise haramlardır. Yani günah olan şeylerdir. Bunların başında da kan davaları gelir. Yani adam öldürmeler!.

Bu konuda Resûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“Kıyamet gününde insanlar arasında ilk görülecek hesap, kan dâvalarıdır.”

(Buhârî, Diyât 1; Müslim, Kasâme 28; Tirmizî, Diyât 8)

Açıklamalar

İnsanoğlu kıyamet gününde başlıca iki bakımdan hesaba çekilecektir. Birincisi Allah ile kul arasındaki hesaptır. Bu hesapların ilki -yukarıda geçtiği üzere- namazdır. İkincisi de kul hakkı dolayısıyla vereceği hesaptır. Bu türde görülecek hesapların ilki ise kan davasıdır.

Kan dâvalarının ilk görülecek hesap olması, insanın Allah katında her şeyden daha kıymetli olması sebebiyledir. Peygamber Efendimiz bu durumu, “Canımı kudretiyle elinde tutan Allah’a yemin ederim ki, müslüman bir kimsenin haksız yere öldürülmesi, Cenâb-ı Hak katında dünyanın yok olup gitmesinden daha büyük bir hâdisedir” diye ortaya koymuştur (Nesâî, Tahrîmü’d-dem 2). Demek oluyor ki, Allah Teâlâ’ya göre bir mü’minin öldürülmesi, dünyanın yıkılmasından daha korkunçtur. Şu halde bir müslümanı haksız yere öldüren kimse, Cenâb-ı Mevlâ’nın en değerli mahlûkunu yok etmek suretiyle âhiretini esasen kendi elleriyle mahvetmiş olmaktadır. Dadis-i şerifte: “Haram kan dökmedikçe, mü’min kişi için Allah’ın rahmetini umma imkânı daima vardır.” Buyurulur. Ama kasten cinayet işlemek suretiyle en büyük günahların başında gelen bir suçu işleyen kimsenin vaziyeti son derece kötüdür. Zira Allah Teâlâ’nın belirttiği üzere “Her kim bir mü’mini kasten öldürürse, onun cezası, içinde ebedî kalmak üzere cehennemdir. Allah ona gazap etmiş, lânet etmiş ve onun için büyük bir azâb hazırlamıştır” [Nisâ sûresi (4), 93].

Yüce rabbim bizleri böyle bir hataya düşmekten korusun. Amin.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Mehmet Bayrak Arşivi

Borç konusunda titizlik göstermek (1)

08 Mayıs 2024 Çarşamba 10:56

İyiliğin karşılığı bu mudur?

07 Mayıs 2024 Salı 09:18

Bereket ve cömertlik

26 Nisan 2024 Cuma 13:59

Günahlara Keffâret Olan Hastalıklar (1)

17 Nisan 2024 Çarşamba 09:27

Hastaları Ziyaret Etmek (1)

15 Nisan 2024 Pazartesi 10:41