"Kulağın kapıda bir ses dinler": Kırıkkale'nin emektar ozanından ibretlik dizeler

"Kulağın kapıda bir ses dinler": Kırıkkale'nin emektar ozanından ibretlik dizeler
 İnternet Editörü
Türkmen şairi Dede Bulut 1 Ekim Dünya Yaşlılar Günü dolayısıyla "Yaşlanıp Bastona Düştüğün Zaman" şiirini kaleme aldı; işte dizelerin tamamı.

Kırıkkale'nin tanınan halk ve edebiyat simalarından Türkmen şairi Dede Bulut (Türkmenoğlu), 1 Ekim Dünya Yaşlılar Günü dolayısıyla kaleme aldığı "Yaşlanıp Bastona Düştüğün Zaman" isimli şiiriyle yaşlılık döneminin acılarını, yalnızlığını ve unutulmuşluğunu dile getirdi. Hayat tecrübesinden süzülen 7 kıtalık bu samimi eser, okuyan herkesin yüreğine dokundu.

Türkmen şairi Dede Bulut Yaşlanıp Bastona Düştüğün Zaman şiiri ile 1 Ekim Dünya Yaşlılar Günü'nün manevi anlamına dikkat çekerek toplumda yaşlılara gösterilmesi gereken vefa duygusunu yeniden gündeme taşıdı. Anadolu halk âşıklığı ve Türkmen geleneğinin izlerini taşıyan eserinde şair, gençlik yıllarının ardından gelen fiziksel tükenişi ve en çok da manevi yalnızlığı çarpıcı bir gerçekçilikle resmetti.

1 EKİM DÜNYA YAŞLILAR GÜNÜ'NDE İÇ BURKAN DİZELER

Dede Bulut, 1 Ekim vesilesiyle kaleme aldığı eserinde, yaşlılığın yalnızca bedensel bir yorgunluk olmadığını; evlatların, akrabaların ve dostların uzaklaşmasıyla derinleşen bir gönül kırıklığına dönüştüğünü anlattı.

Şiir boyunca evlatların ilgisizliği, torunların alaycı tavırları, kesilen selam sabahlar ve dost meclislerinden kopuş gibi toplumsal yaralar birer birer satırlara döküldü.

TÜRKMENOĞLU MAHLASIYLA HAYATIN ACISI VE YALNIZLIK DİLE GELDİ

Şiirinde "Türkmenoğlu" mahlasını kullanan Kırıkkaleli halk ozanı, dizelerinin tamamen hayatın çıplak gerçeklerinden ve yıllar içinde bizzat tanıklık ettiği acı tecrübelerden doğduğunu vurguladı.

Sağlığın elden gitmesi, ilaçların fayda vermemesi ve her geçen günün bir öncekini aratması gibi insan tabiatının kaçınılmaz süreçleri sade, duru ve samimi bir Türkçe ile aktarıldı.

İŞTE "YAŞLANIP BASTONA DÜŞTÜĞÜN ZAMAN" ŞİİRİNİN TAMAMI

Kırıkkaleli Türkmen şairi Dede Bulut'un 1 Ekim Dünya Yaşlılar Günü anısına kaleme aldığı duygu yüklü eserin tam metni şu şekilde:

YAŞLANIP BASTONA DÜŞTÜĞÜN ZAMAN

Gözlerin görse de, dilin konuşmaz,

Bağırıp çağırsan da sesin duyulmaz,

Kızın, oğlun gelip hatırın sormaz,

Yaşlanıp bastona düştüğün zaman.

Sözlerin, sohbetin artık dinlenmez,

Duyan kulakların çok şeyi duymaz,

Torun gırgır geçer evlat seslenmez,

Yaşlanıp bastona düştüğün zaman.

Dizlerin taşımaz kalkıp gezmezsin,

Aç, susuz beklersin acım demezsin,

Kulağın kapıda bir ses dinlersin,

Yaşlanıp bastona düştüğün zaman.

Akraba, dostun selam sabahı keser,

Canım dediklerin yanına gelmez,

Ağzında dişlerin yediğin kesmez,

Yaşlanıp bastona düştüğün zaman.

Her yediğin miden kasıp kavurur,

Öksürüp tıksırsan pek çok laf olur,

Her geçen gün bir öncekin aratır,

Yaşlanıp bastona düştüğün zaman.

Her taraftan yara çıban püskürür,

Doktor, hekim ilaç yazıp gönderir,

Hiç faydası olmaz hep acı verir,

Yaşlanıp bastona düştüğün zaman.

Türkmenoğlu gerçekleri söylüyor,

Yanlış varsa hepten özür diliyor,

Tecrübedir her gün görüp yaşıyor,

Yaşlanıp bastona düştüğün zaman.

AİLE VE TOPLUMSAL VEFAYA ÇARPICI BİR AYNA

Dede Bulut'un bu eseri, yalnızca 1 Ekim'e özel bir şiir olmanın ötesinde, toplumun temel taşı olan yaşlılara karşı evlatlık, akrabalık ve komşuluk vazifelerini hatırlatan güçlü bir nasihat niteliği taşıyor.

Kırıkkale kültür dünyasında büyük takdirle karşılanan dizeler, yaşlı çınarların kapılarının çalınması, hatırlarının sorulması ve yalnızlığa terk edilmemeleri gerektiğine dair sarsıcı bir çağrıda bulunuyor.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.