Kırıkkale'nin çay tiryakileri Kızılırmak kenarında!
Ancak modern şehir yaşamı ve çok katlı binalar, bu eşsiz keyfin yalnızca mesire alanlarında yaşanmasına neden oluyor. Çayın kalitesi ne kadar önemli olsa da, semaverin ateşte usul usul demlenen lezzetini evdeki çaydanlıklar yakalayamıyor. Kırıkkale’deki pek çok çay tiryakisinden biri olan Ali Fuat Aktürk de bu özlemi yıllardır semaver çayı ile giderenlerden.
KIZILIRMAK KENARINDA SABAH KEYFİ

Her sabah erkenden Kızılırmak kenarına giden Ali Fuat Aktürk, burada odun ateşinde semaverini yakarak güne başlıyor. Demlediği enfes çayı sadece kendi içmekle kalmıyor, aynı zamanda bölgedeki çay severlere de ikram ediyor. Aktürk, doğada çay keyfinin ve özellikle semaverde demlenen çayın lezzetinin bambaşka olduğunu vurguluyor. Aktürk, "Çayın kalitesi elbette önemli ama semaverin tadını, dumanını evdeki çay tutmuyor. Odun ateşinde yapılan semaver çayının tadına doyulmaz," diyor.
"BİR İÇEN BİR DAHA BIRAKAMAZ"

Çay tiryakisi Aktürk, semaver çayını henüz denememiş olan herkese bu deneyimi yaşamasını tavsiye ediyor ve iddialı bir yorumda bulunuyor: "Bir defa semaverde çay içen, o lezzeti alan bir daha bırakamaz. O közün, odun ateşinin verdiği aroma hiçbir şeye benzemez."
Kırıkkale'de semaver kültürü, şehirleşmeye rağmen mesire alanları ve doğal güzelliklerin kenarında yaşatılmaya devam ediyor. Ali Fuat Aktürk gibi tutkunlar sayesinde, semaver çayının o eşsiz dumanı ve lezzeti, bölgenin simgelerinden biri olmaya devam ediyor.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.