Alaattin Karaer
Kavuk -1
(Kel Hasan Efendi!)

Doğaçlama türündeki oyunlarıyla bilinen İsmail Dümbüllü, ustası Kel Hasan tarafından yetiştirildi. Başındaki kavuğunu öğrencisi İsmail Dümbüllü'ye veren Kel Hasan, Geleneksel Türk Tiyatrosu'nda bir akım başlattı ve Dümbüllü Kavuğu ortaya çıktı. Dümbüllü, ustası Kel Hasan'dan aldığı kavuğu 1968 yılında meddahlık yeteneğinin nişanesi olarak Münir Özkul'a devretti.
Münir Özkul ise 1989 yılında kavuğu Ferhan Şensoy’a devretti.
Ferhan Şensoy’da kavuğu 2016 yılında Rasim Öztekin’e devretti.
Rasim Öztekin’de kavuğu 20 Eylül 2020 tarihinde Şevket Çoruh’a devretti.
Kel Hasan Efendi'den gelen yaklaşık 100 yıllık bir simge olan ve bugüne kadar, bildiğimiz Dümbüllü Kavuğu ile ilgili bilgileri ve Kavuğ’a kavuşan sanatçıları birlikte tanımaya çalışalım.
* * *
Kel Hasan Efendi; Türk tiyatrosunda hem tulûat hem de orta oyunu geleneğini bir arada sergileyen bir sanatçı. “Komik-i şehîr” (Meşhur komik) unvanıyla tanınır. Fakir bir ailenin çocuğu olarak, 1874 yılında İstanbul'da doğdu. Kadıköy'de yoğurtçuluk yaparken çok sevdiği ve heveslisi olduğu tiyatroya başladı. Henüz çocukken, o dönemin komiklerinden Abdürrezzak Abdi Efendi’den etkilendi ve oynamış olduğu tüm oyunları izleyerek bütün rollerini ezberledi. Sahneye ilk defa Küçük İsmail Efendi’nin tiyatrosunda külhanbeyi rolüyle çıktı.
Abdürrezzak Abdi Efendi’nin yarattığı “İbiş” tiplemesini uzun yıllar sahnede yaşatmıştır. Renkli bir basma gömlek, bir ayağı kısa bir ayağı uzun bir pantolon giyerek sahneye çıkan Kel Hasan, huy olarak da ortaoyunundaki Kavuklu’nun tiyatro sahnesindeki karşılığı olan bir tipi canlandırmaktaydı.
Kendine has bir izleyici kitlesi olan Kel Hasan, Şehzadebaşı'nda kendi kumpanyasını kurdu. “Hayalhane-i Osmani Kumpanyası ya da Eğlencehane-i Osmani İdare-i Hasan” olarak bilinen kumpanyanın içerisinde tiyatronun dışında kanto gösterileri de yer almakta ve oyunların tamamı komedi türünde oynanmaktaydı. II.Abdülhamid devrinde Abdi Efendi'nin saraya alınması üzerine rakibi kalmadı ve ünü yayıldı.
Saçı olmadığı için “Kel” lakabıyla anılan Hasan Efendi eski tip oyunların yanı sıra yeni tip oyunlara da ağırlık vermiştir.
“Rüyada Taaşşuk” adlı oyunun ilk kez oynanacağı gün oyuncuların boykotu nedeniyle sahneye tek başına çıkmak zorunda kalan Kel Hasan, tek kişilik tiyatro gösterilerinin başlatıcısı oldu.
II.Meşrutiyet'in ilanından sonra yaygınlaşan Batı ağırlıklı tiyatro çalışmalarına ayak uyduramadı. Bir ara Burhanettin Tepsi (1882, İstanbul, 20 Şubat, İstanbul - Türk tiyatro ve sinema oyuncusu ve tiyatro yönetmeni.) ve Naşit Özcan’la (1886, İstanbul, 20 Şubat, İstanbul – Türk Tiyatrosunun ünlü tuluat ustası. İbiş tiplemesini en iyi canlandıran sanatçıların başında gelmektedir.) birleştiyse de eski başarısına ulaşamadı.
Kel Hasan, geleneksel Türk tiyatrosunun son temsilcisi sayılan İsmail Hakkı Dümbüllü’yü yetiştirmiştir; Türk tiyatrosunda simgesel bir değer halini alan fesini ve kavuğunu öğrencisi İsmail Dümbüllü'ye bırakmıştır. Orta oyunundaki Kavuklu tipi ile özdeşleşmiş bir aksesuar olan kavuğunun orta oyununu, fesinin ise tulûat sanatını temsil ettiği kabul edilmekte; Kel Hasan'ın hatırası bu iki obje Türk tiyatro oyuncuları arasında geleneksel bir törende devredilmeye devam etmektedir.
1925'e değin sahnede kaldı. Kimi kaynaklara göre 1925, kimi kaynaklara göre 1929 yılında ölmüştür.
devam edecek…
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.