Kadınlarda gizli tehlike! Ev işleri ve duygusal yük bel fıtığını tetikliyor
Günlük yaşamın koşturmacası içinde kadınlar, farkında olmadan omurga sağlıklarını riske atıyor. Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. Ahmet İnanır, kadınların hem fiziksel hem de duygusal yükleri eş zamanlı sırtlanmasının bel fıtığı riskini erkeklere oranla ciddi oranda artırdığını vurguladı.
Kadınların sadece iş hayatında değil, ev içindeki "görünmeyen" mesailerinde de omurgalarına aşırı yük bindiğini belirten İnanır, çarpıcı uyarılarda bulundu.
EV İŞLERİ VE GÜNLÜK ALIŞKANLIKLAR FITIĞA DAVETİYE ÇIKARIYOR
Pek çok kadının rutin olarak yaptığı aktivitelerin aslında birer "omurga düşmanı" olabileceğine dikkat çeken Doç. Dr. İnanır, risk faktörlerini şöyle sıraladı:
Dengesiz Yük Taşıma: Çocuğu sürekli tek kolda taşımak veya ağır market poşetlerini tek elle kavrayarak yürümek.
Yanlış Postür: Eğilerek yer silmek, süpürge yapmak, toz almak ve yanlış pozisyonda bebek emzirmek.
Ağır Kaldırma: Mutfaktaki ağır tencerelerden su bidonlarına kadar ani ve kontrolsüz yapılan kaldırma hareketleri.
"Bu küçük gibi görünen hatalar, yıllar içinde birikerek disk yapısında kalıcı hasarlara ve şiddetli bel fıtıklarına dönüşebiliyor," diyen İnanır, fiziksel zorlanmanın yanı sıra stres ve kaygının da kasları sürekli gergin tutarak fıtık oluşumunu hızlandırdığını belirtti.
OMURGANIZI KORUMAK İÇİN 4 TEMEL KURAL
Doç. Dr. Ahmet İnanır, kadınların yaşam kalitesini artıracak ve fıtık riskini azaltacak şu hayati önerilerde bulundu:
Dengeyi Kurun: Yük taşırken ağırlığı mutlaka iki elinize eşit dağıtın.
Dizlerinizi Kullanın: Yerden bir şey alırken belden eğilmek yerine, dizlerinizi bükerek çömelin ve yükü bacak kaslarınızdan güç alarak kaldırın.
Mola Verin: Uzun süre aynı pozisyonda eğilerek yapılan işlerden kaçının ve sık sık postürünüzü düzelterek dinlenin.
Güçlenin: Bel ve karın kaslarını destekleyen egzersizleri günlük rutininizin bir parçası haline getirin.
"KADINLARIN YÜKÜNÜ PAYLAŞMAK TOPLUM SAĞLIĞI MESELESİDİR"
Bel fıtığının sadece bireysel bir sağlık sorunu olmadığını, toplumsal bir boyutu olduğunu hatırlatan İnanır, sözlerini şöyle tamamladı: "Kadınların üzerindeki fiziksel ve duygusal baskıyı azaltmak, onlara destek olmak sadece bir nezaket değil, aynı zamanda aile ve toplum sağlığını korumak adına atılmış büyük bir adımdır."
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.