Alaattin Karaer
JAPONYA GEZİMİZ! (3)
Alaattin KARAER
e-mail: akaraer@hotmail.com

SANAT KALEMİ
Her aydın insan gibi ona göre de okumak bilgi edinmek için önemlidir fakat yalnızca okuyarak doğru bilgiye ulaşmanın da her zaman mümkün olmadığını dile getirir. Dünyayı gezmek, yeni yeni kültürlerle tanışmak ve o kültürler etkisinde yetişmiş insanlar hakkında bizzat bilgi edinmenin önem ve değerine vurgu yapar. Kitaplarda, toplumlar ve o toplumları oluşturan bireyler hakkında yazılanların bir bölümünün gerçek dışı ve saptırılmış olduklarını görebilmek adına, bunun bir zorunluluk olduğunu belirtir diyor şair Paplo Neruda şirinde;
,
“Yavaş yavaş ölürler… Seyahat etmeyenler,
yavaş yavaş ölürler… Okumayanlar, müzik dinlemeyenler,
vicdanlarında hoşgörmeyi barındırmayanlar.
Yavaş yavaş ölürler… Alışkanlıklara esir olanlar,
her gün aynı yolları yürüyenler,
ufuklarını genişletmeyen ve değiştirmeyenler,
elbiselerinin rengini değiştirme riskine bile girmeyen
veya bir yabancı ile konuşmayanlar.
Yavaş yavaş ölürler…
Aşkta veya işte bedbaht olup istikamet değiştirmeyenler,
rüyalarını gerçekleştirmek için risk almayanlar,
hayatlarında bir kez dahi mantıklı tavsiyelerin
dışına çıkmamış olanlar.”

Japonya’ya gideceğimiz gün yaklaşmıştı. Tur şirketinden gerekli Hatırlatma notları gelmeye başladı.
Türk Hava Yolları ile yapılacak uçuşumuz, İstanbul Havalimanı Dış Hatlardan yapılacaktı. Havalimanına gitmek yurt dışına gitmekten daha zordu. Daha önce gittiğimiz gezilerimizden Minibüs veya midibüs tutuyorduk. Şimdi akaryakıta gelen zamlar sonucu, fiyatlar neredeyse uçak fiyatını da aşmaya başlamıştı. Birde gideceğimiz tarihte kimi arkadaşlar İzmir’den kimisi Ankara’dan katılacaktı. Bizde birkaç gün önce kendi aracımızla gideriz, hem de İstanbul’da yaşayan oğlumuzu görmüş oluruz diye düşündük.
Uçağımızın hareket saati 15.50.
Oğlumuz, bizi Yeni yapılan İstanbul Havalimanına bıraktı saat 11.00 gibi. Daha öncede gördüğümüz bu havaalanı hem uzak hem de çok büyüktü. Önemli olan büyüklüğü değil, işleviydi. Yaşlısı, yabancısı zorluk çekebileceği bir hava alanı. Ben çok sevemedim nedense…
Hareket saatine kadar Free shopları gezdik.
Yükseklik korkum olmasına rağmen uçakta aynı duyguyu yaşamıyordum. Sanki otobüste ve trende hissediyordum kendimi.
Uçağın, bulutların arasından gökyüzü semalarına yükselişi bir kuş gibi, bembeyaz bulutlar arasında yeryüzünü seyretmek ne güzeldi. Tüm kirlerden ve pisliklerden arınmış yeryüzü ve katmer katmer dağ gibi bulutlar arasında biraz mutluluk, biraz tedirginlik yaşatıyordu bizlere. 10-12 saat uçacaktık. Japonya ile Türkiye arasındaki 6 saatlik bir fark vardı. Türkiye’de saat 18.00, Japonya’da 12.00. Türkiye arasında 6 saat fark vardır. Bu ülke saat olarak bizden ileridedir.
Uçak saati ileri saate ertelenmişti. 18.30’da hareket etmiştik.
Gece yolculuğu olduğu için, nasıl geçti bilemedik. Japonya’nın Narita şehrinin güneydoğusunda yer alan uluslararası havalimanına saat 11.00 gibi inmiş olduk. Türkiye’de saat 05.00… 2004 yılına kadar hem Yeni Tokyo Uluslararası Havalimanı hem de Narita Kükö adıyla bilinen Narita’nın ismi, 2004 yılında resmen Narita Uluslararası Havaalanı olarak belirlenmiş.
Tokyo Metropolü’ne hizmet eden iki havalimanından diğeri ise Haneda Havalimanıdır.
Pasaport kontrolü, valizlerin alınışı…
Havaalanındaki döviz bürosunda günlük harcamalarımız için, paramızın bir kısmını Yen’e çevirdik. Bizim paramız derken Türk Lirası değil. Dolar olarak yanımızda götürdüğümüz paramızı.
Japonya’nın para birimi Yen’dir. 1 USD yaklaşık 135 Yen’dir.
Ben 200 dolar bozdurdum. 27.150 Yen aldım. İki ay önce dolar kuru 19,850 gibiydi…
Bizi bekleyen aracımıza yerleşmemiz…
Kalacağımız otele gitmeden, gezimiz başlıyordu…
devam edecek…
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.