Görmezden gelinen hastalık: Anoreksiya öldürüyor

Görmezden gelinen hastalık: Anoreksiya öldürüyor
Hayat Hastanesi Uzman Klinik Psikoloğu Melike Yücel, gençler arasında giderek artan anoreksiya nervoza vakalarına dikkat çekerek, hastalığın ölümcül sonuçlar doğurabileceği konusunda uyardı.

Yeme bozuklukları, günümüzde özellikle genç nüfusu tehdit eden ciddi psikolojik rahatsızlıklar arasında yer alıyor. Hayat Hastanesi Uzman Klinik Psikoloğu Melike Yücel, bu bozukluklardan en tehlikelisi olarak bilinen anoreksiya nervoza hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Yücel, bu rahatsızlığın sadece kilo verme isteğiyle açıklanamayacağını vurgulayarak, “Anoreksiya, bireyin beden algısında yaşadığı derin bozulmaların dışavurumudur” dedi.

Dünya genelinde her yıl yaklaşık 10 bin kişinin yeme bozuklukları nedeniyle yaşamını yitirdiğini belirten Yücel, anoreksiyanın en ölümcül psikiyatrik hastalıklardan biri olduğuna dikkat çekti. Uzman psikolog, bu durumun toplumda hâlâ yeterince ciddiye alınmadığını ifade ederek, erken müdahalenin hayat kurtarıcı olduğunu söyledi.

doktor.jpg

Anoreksiya Nedir?
Anoreksiya nervozanın, bireyin bedeniyle ilgili sağlıksız düşünceler geliştirmesi sonucu yeme davranışlarını ciddi şekilde kısıtlamasıyla ortaya çıktığını belirten Yücel, hastalığın en belirgin belirtilerinin yoğun kilo alma korkusu, düşük vücut ağırlığı ve bozulmuş beden algısı olduğunu aktardı. “Bu bireyler çoğunlukla çok zayıf olmalarına rağmen kendilerini şişman hisseder, sıkı diyetler uygular, aşırı egzersiz yapar ya da yemek sonrası kusmaya başvurabilirler” dedi.

Anoreksiyanın her yaşta ve cinsiyette görülebileceğini ifade eden Yücel, ancak en sık ergenlik dönemindeki genç kadınlarda ortaya çıktığını belirtti. Bu dönemde beden algısının şekillenmeye başladığını ve sosyal medyanın, moda baskılarının bu algıyı olumsuz etkileyebildiğini de ekledi.

Hastalığın Nedenleri ve Risk Faktörleri
Anoreksiya nervozanın tek bir nedene bağlı olarak gelişmediğini vurgulayan Uzman Psikolog Yücel, genetik yatkınlık, kişilik özellikleri, aile yapısı, toplumsal normlar ve yaşanmış travmaların hastalığın gelişiminde rol oynadığını söyledi. “Mükemmeliyetçi kişilik yapısı, düşük benlik saygısı ve katı düşünce kalıpları bu rahatsızlığa zemin hazırlar. Özellikle sosyal medyadaki filtresiz ‘mükemmel’ görüntüler, gençlerde gerçek dışı beden algılarına neden oluyor” diye konuştu.

Erken Belirtiler Hayat Kurtarabilir
Yücel, anoreksiyanın belirtilerinin erken dönemde fark edilmesinin çok önemli olduğunu vurguladı. Kilo kaybı, yeme düzeninde değişiklik, kalorilere karşı aşırı hassasiyet, sosyal ortamlardan uzaklaşma, adet düzensizlikleri, saç dökülmesi ve depresyon gibi belirtilerin anoreksiyanın habercisi olabileceğini belirterek, bu gibi durumlarda vakit kaybetmeden bir uzmana başvurulması gerektiğini ifade etti.

Tedavi Çok Boyutlu Yaklaşım Gerektiriyor
Anoreksiya tedavisinin sadece kilo alımını hedeflemediğini belirten Yücel, asıl amacın bireyin yeme davranışı ve beden algısına yönelik sağlıksız düşüncelerini değiştirmek olduğunu ifade etti. Tedavi sürecinin psikologlar, doktorlar, diyetisyenler ve ailenin iş birliğiyle yürütülmesi gerektiğini söyleyen Yücel, özellikle ergenlerde aile temelli terapilerin; yetişkinlerde ise bilişsel davranışçı terapilerin etkili olduğunu belirtti. Gerekli görülen durumlarda ilaç tedavisinin de planlanabileceğini ekledi.

Toplumsal Farkındalık Şart
Toplumda yeme bozukluklarına karşı farkındalığın artırılmasının hayati önem taşıdığını dile getiren Uzman Klinik Psikolog Yücel, ailelerin çocuklarına sağlıklı beden algısı kazandırmaları gerektiğini vurguladı. Açık iletişim, medya okuryazarlığı, duygusal dayanıklılık ve sağlıklı beslenme eğitiminin bu süreçte büyük rol oynadığını belirterek, erken destek ve doğru yönlendirme ile anoreksiyanın önlenebileceğini söyledi.

Kaynak:İHLAS HABER AJANSI

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.