Alaattin Karaer

Alaattin Karaer

GAP GEZİMİZ ! (7) 21-DİYARBAKIR

gap-gezimiz--7-1.jpeg

Sabah erken saatte oteldeki kahvaltı sonrası, Adıyaman’daki otelimizden Diyarbakır’a hareket etmek üzere ayrılıyoruz… 200 km. kadar yolumuz var. Hava kapalı ve yağışlı… Bir buçuk saat sonra, Nissibi Köprüsünü geçmeden, ihtiyaç ve çay molasındayız!

     Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin "Boğaz Köprüsü" olarak nitelendirilen, Türkiye'nin en uzun üçüncü asma köprüsü Nissibi Köprüsü: 26 Ocak 2012'de yapımına başlanmış, 21 Mayıs 2015 tarihinde tarafından hizmete açılmış. Köprünün hizmete girmesiyle Atatürk Baraj Gölü'nün iki yakası arasında karayolu bağlantısı kurulmuş.

     Şanlıurfa ve Adıyaman arasındaki ulaşımı kolaylaştırmış. Siverek-Kahta karayolunda ulaşımı sağlayan köprünün, Atatürk Barajı'nın suları altında kalması üzerine Fırat Nehri'nden karşıya geçmek için yıllarca kısıtlı ve saatler süren feribot seferiyle yetinmeye çalışan sürücüler, Nissibi Köprüsü'nün açılmasıyla rahatlamış.

     Kısa bir molamızda sonra Diyarbakır’a devam ediyoruz. Şanlı Urfa’nın ilçesi Siverek merkezinden geçiyoruz…

      Otobüste yapılan sohbetler…

      Diyarbakır’la ilgili türküler…

  • Ağlama Yar Ağlama,
  • Bahçada Yeşil Çınar,
  • Bir Mumdur İki Mumdur,
  • Çiğdem Der ki Ben Elayım,
  • Dağlar Dağımdır Benim,
  • Esmer Bugün Ağlamış,
  • Hangi Bağın Bağbanısan,
  • Kaleden Kaleye Bir Daş Olaydım,
  • Neylerem Köşkü Sarayı…

     Ahmet Kaya’nın sesiyle, Ağlama sen ağlama kanlı bezler bağlama Bu yangın söner birgün ağlama Diyarbakır…

     Ülkemizde türküler müzik dünyası içerisinde oldukça önemli bir yere sahiptir. Her yörenin kendine has türküleri ve hikayeleri vardır elbette!  Bazı türküler vardır, her dinlediğimizde bizi alıp uzaklara götürür. Kimi türküler diyarları anlatırken; kimileri imkansız aşkları konu alır. Nasıl bir ruh hali içerisinde olursak olalım, hep aynı duygu yoğunluğuyla kucaklar bizi türküler.

     Diyarbakır’ın yüzlerce bilinen türküsü olmasına rağmen, yaşanmışlığı olan türkülerimizden bir tanesi olan Suzan Suzi adlı türkü bir diğer bilinen adıyla Kırklar Dağ’ı türküsüdür.     

 

Kırklardağı’nın yüzü
Karanlık sardı düzü
Karanlık bastı bizi
Ben öleydim
Kör olasın zalım Suzan
Suzan Suzi,

Ziyaret çarptı bizi

 

Köprüaltı kapkara
Anne gel beni ara
Saçlarım kumlara batmış
Saçlarıma kumlar doldu
Tarak getir de tara

 

Köprünün orta gözü
Sular apardı düzü
Ben öleydim
Suzan Suzi

Dicle ayırdı bizi

 

Gazi köşkü serindir
Dicle suyu derindir
Ağlama sen garip anam
Kadir mevlam kerimdir..

 

     Rehberimizin anlatımı:

     Diyarbakır yöresinde gerçekleşen gerçek yaşanmış bir hikayeden esinlenerek hazırlandığı belirtilen türkünün hikayesi ise şöyle. Diyarbakır şehrinde bulunan Dicle nehri kıyısında Kırklar dağı yer alır. Bu meşhur Kırklar dağı ardında, halk arasında Kırklar Ziyareti denilen, çocuğu olmayan ailelerin gidip adak adayıp dilek diledikleri bir yer varmış. Uzun yıllar boyunca çocuğu olmayan Süryani bir aile de en son şanslarını burada deneyip, dua etmek istemişler. Kadın Kırklar Dağı’na gidip adaklar adamış, dualar edip yalvarmış. Kırk gün boyunca adaklar ve dualar böyle devam etmiş. Derken aradan kırk gün geçtikten sonra (fazla da bir zaman geçmeden) kadın hamile kalmış ve Süryani ailenin bir kızı çocuğu dünyaya gelmiş. Aile sevinçten kurbanlar kesmiş. Törenlerle kutlamış. Bu nazlı kızın adını da Suzan (Suzi) koymuşlar. Her sene, kızlarının doğum gününde, aile kızlarını giydirip süsleyip Kırklar Ziyaretine giderek kurban keserlermiş.

     Gel zaman, git zaman, Suzan büyümüş, serpilmiş ve güzelliği dillere destan bir genç kız olmuş. Komşuları ve çocukluk arkadaşı olan, Türk bir ailenin yakışıklı oğlu, Adil ile birbirlerine aşık olmuşlar. Yıllarca birbirlerine dokunmadan, konuşmadan öylece sevmişler. Gün gelip çatmış, Suzi’nin doğum günü olmuş. Annesi, Suzi’yi hizmetçilerle birlikte kurban kestirmek için Kırklar Ziyaretine yollamış. Adil de onları peşleri sıra izlemiş. Hizmetçiler kurban kesmek üzere işe koyuldukları anda Suzi kaçıp Adil’in yanına varmış. Kırklar Dağı’nın ardına dolaşan iki genç, burada birlikte olmuş ve aşklarını paylaşmışlar. Kırklar Ziyareti bu beraberliği asla affetmemiş. Ve bu ziyaret Suzi’yi çarpmış. Gencecik kız, Dicle Nehri’nde bulunan On Gözlü Köprü’nün orada, boğularak ölmüş. Bunun üzerine de Adil sevdiğinin yokluğuna dayanamamış ve aklını yitirmiş. Ziyaret çarptı bizi diye diye, Suzi’nin ardından helak olmuş.

devam edecek…

gap-gezimiz--7-3-002.jpeggap-gezimiz--7-2.jpeg

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Alaattin Karaer Arşivi

2025 Yılında Kaybettiklerimiz (36)

02 Eylül 2026 Çarşamba 17:00

2025 Yılında Kaybettiklerimiz (35)

27 Ağustos 2026 Perşembe 17:00

Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri! (2)

21 Ağustos 2026 Cuma 17:00

Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri! (1)

20 Ağustos 2026 Perşembe 15:00

2025 Yılında Kaybettiklerimiz (34)

13 Ağustos 2026 Perşembe 17:00

2025 Yılında Kaybettiklerimiz (33)

04 Ağustos 2026 Salı 10:07

2025 Yılında Kaybettiklerimiz (32)

28 Temmuz 2026 Salı 17:00

2025 Yılında Kaybettiklerimiz (31)

15 Temmuz 2026 Çarşamba 12:02