Erenler diyarından bir yıldız kaydı (3)
Güle güle Neşet Ertaş
İyi de neden Neşet Ertaş? Neden Türk halkının gönlünde taht kurdu? Neden milyonların sevgilisi oldu? Neden ölüm haberi tüm insanımızı derinden üzdü? Neden devlet büyüklerimiz cenazesine katılmayı kendilerine bir görev saydı? Neden tüm ulusal televizyon kanalları Neşet Ertaş ile programlar yayınladı? Neden Kırşehir halkı görkemli bir cenaze töreniyle Neşet Ertaşı ebedi hayatına uğurladı?
İşte bu nedenlerin altında yatan gerçek şudur. Türk halkı Neşet Ertaş tarafından söylenen türkülerde, bozlaklarda, ezgilerde kendini buldu. Çünkü Neşet Ertaş’ın türküleri, ezgileri, kendi hayatının acılarının, hüzünlerinin, neşelerinin, sevinçlerinin dile getirilişidir. Neşet Ertaş kendini, Türk halkıyla özdeşleştirdi de onun için halkın sevgilisi oldu.
Bir gerçek daha var. Bizim abdallarımız düğünlerimizin vazgeçilmezleridir. Davul ve zurna olmadan düğünlerimizin tadı olmaz. Saz heyeti çalıp çığırmadan düğünlerimizin tadı olmaz. Giderek yok olmaya yüz tutmuş bu abdal olarak adlandırdığımız sanatçılarımızın yok olmaması için devletimiz biri Kırşehir abdallarından oluşan, biri de Keskin Abdallarımızdan oluşan iki ekip kurdular. Bu konuda emeği geçen MHP Kırşehir eski Milletvekilimiz Sayın Ramazan Mirzaoğlu’na ve dönemin Kültür Bakanına saygılarımız sunuyorum. Bu sayede orta Anadolu’da abdallık geleneği sürecektir.
Şunu söyleyerek sözlerimi bitiriyorum. Ölüm haberi yayıldığı gün, karşılaştığın arkadaşlarımdan en az on kişi başın sağ olsun diye bana taziyede bulundular. Gurur duydum.
Sevgili okuyucular. Gelin Neşet Ertaş’ın eserlerinden bazılarının ilk dörtlüklerini birlikte hatırlayalım.
Ahu gözlerinin sevdiğin dilber
Sana bir sözüm var diyemiyorum
Silmem delimiyim mecnun gezerim
Sırrımı ellere veremiyorum
xxx
Aman dünya ne dar imiş
Dert çekmesi ne zor imiş
İçerimde yâre varmış
Dermanını arar oldum
xxx
Anavatanımsın babayurdumsun
Ozanlar diyarı şirin Kırşehir
Uzak kaldım gurbet elde derdimsin
Hasretin bağrımda derin Kırşehir
xxx
Anam ağlar başucumda oturur
Derdim elli iken yüze yetirir
Bu dert beni yiye yiye bitirir
Elçek tabip el çek benim yaremden
Ölürüm kurtulmam ben bu veremden
xxx
Ay gibi yüzler sende
Tükenmez sözler bende
Can alan gözler sende
Gel yanıma gel gel
xxx
Ben bu yıl yârimden ayrı düşeli
Ber günüm bir yıla döndü gidiyor
Gine zindan oldu dünya başıma
Gönlüm ataşlara yandı gidiyor
Ömrüm boş hayale kandı gidiyor
xxx
Dane dane benleri var yüzünde
Can alıcı bakışları gözünde
Bin bir tat var edasında nazında
Dünyada yârden tatlı varm’ola
Sallanı sallanı gelen yâr m’ola
xxx
Dinle sana bir sözüm var
Kimseyi hor görme kardaş
Kim nasıldır allah bilir
Kötüleyip yerme kardaş
xxx
Ey garip gönüllüm dertli yoldaşım
Niye belli değil baharın kışın
Var mıdır sormazlar ekmeğin aşın
Zengin isen ya bey derler ya paşa
Fukaraysan ya abdal derler ya cinğan haşa
xxx
Hep sen mi ağladın hep sen mi yandın
Bende gülemedim yalan dünyada
Sen beni görünce mutlu mu sandın
Ömrümü boş yere çalan dünyada
xxx
Ne güzel yaratmış seni yaratan
İstemem esmesin yeller incitir
Güzelsin sevdiğim gülden goncadan
Uzanmasın sana eller incitir
xxx
Şu garip halimden bilen işveli nazlım
Gönlüm hep seni arıyor neredesin sen
Tatlı dillim güler yüzlüm ey ceylan gözlüm
Gönlüm hep seni arıyor nerdesin sen
xxx
Kurusa fidanım güllerim solsa
Gönlümde solmayan gülümsün benim
Yaprakların gazel olsa dökülse
Daha taze fidanımsın benim
XXX
Röportaj yapan bir kişi Neşet Ertaş’a sormuş. Kaç türkü besteledin diye. Cevabı “üç yüz mü, beş yüz mü, bin mi desem. Doğrusu sayısını ben de bilmiyorum” demiş. Evet. Sayısız esere imza atmış bir kişi olarak Neşet Ertaş’a sonsuz sevgiler sunuyorum. Bir sohbet sırasında Neşet Ertaş’ın ezbere bildiği türkü sayısı beş bin olarak söylendi. Rahat uyu sevgili Neşet Ertaş. Cenaze törenine tüm Türk halkı, devlet büyüklerimiz dahil herkes, gerekli ilgiyi ve saygıyı gösterdi. Müsterih olabilirsin.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.