Elma Hırsızları (Bir Ceza Avukatının Anıları)
Yeni bir yıl, yeni bir oyun! Bizden bir yazar Faruk EREM. 1913 – 1998 yılları arasında yaşayan Av.Prof. Dr. Faruk EREM Türkiye tarihine damga vurmuş hukukçu ve yazarlarımızdan biridir. Binlerce hukukçunun hocasıdır. Cumartesi akşamı Elma Hırsızları (Bir Ceza Avukatın Anıları) eseri, Ankara Devlet Tiyatrosu oyuncularıyla, Kırıkkale sanatseverlerinin karşısındaydı. Karlı bir kış günü akşamı Kültür Merkezindeyiz. Turne oyunuyla da olsa; kış uykusundan uyanmış diyelim Kültür Merkezi. Yeter ki gel senede bir gün! Oyun başlamadan, ayak üstü selamlaşmalar, hatır sormalar. Hukukçulardan bize yer kalmaz diye düşündüğümden salon dolu olur düşüncesindeydim ama her zaman ki gibi yanılmıştım. Salon soğuktu. Biz gelelim oyunumuza… Yazarın güzel sözlerinden birisiyle başlamak istedim; “Bir ülkede bir tek masum kişi cezalandırılmış ise o ülkede herkes suçludur.” Canlı müzik eşliğinde başlayan oyunda; yaşamımızdan on iki değişik olay canlandırıldı. Elbetteki hepsi suçlu, avukat, polis ve diğer etkileyenler. Hukuk ve yasaların adil olması zorunluluğunu farklı sosyal çevrelerden insanların yaşanmış, gerçek hayat hikâyeleriyle anlatıyor. Oyun, bize hür vicdanı hür bir toplumsal yaşam özleminde “ceza” kavramının içeriğini de sorgulatıyor. Aydınlık gelecekler için geçmişte yaşananların hesaplaşması şu soruya ulaşmamızı sağlıyor; “Hukuk ne için vardır? İnsan için mi?” Yazarın diğer bir sözü de; “ Suçluyu kazıyın altından insan çıkar” Şarkılarla bütünleştirilmiş oyunlar… Nedir hukuk? Nedir adalet? Nedir ceza? Nedir mülkiyet? Nedir yargı? Nedir şikayet? Nedir hapis? Nedir müebbet? Dışarıda başlar yasalar Yolda, sokakta, işte güçte Hak mıdır insanı koruyan Yasa mıdır cezayı koyan Söyleyin adalet nerede? Devlettir yargıyı koruyan Onu yasamadan ayıran Karışınca bozulur işler Sözde kalır demokrasiler Söyleyin adalet nerede? Sanık ayağa kalk, suçun ne Söz savunmada olmazsa, ne Avukat, hâkim, savcı kim ne Yoksa elde mülkün temeli Söyleyin adalet nerede? İki saat süren oyunun hazırlanmasından bizlere sunulmasına kadar görev alanların isimlerini de yazmadan geçemeyeceğim. Yazan Faruk EREM, Oyunlaştıran Mehmet BAYDUR, Yöneten Volkan ÖZGÖMEÇ Dekor tasarımı Kerem ÇETİNEL, Giysi tasarımı Özlem KARABAY, Işık tasarımı Kazım ÖZTÜRK, Müzik Cem İDİZ. Dramaturg Özcan ÖZER, Yönetmen yardımcısı Edip TÜMERKEN, Asistan Esma ÇANKAYA, Sahne amiri Kazım KERİMOĞLU, Konduvit Onur İLDEGEZ, Işık kumanda Osman BAL, Suflöz Fatma KIŞ, Dekor sorumlusu Dursun DİNÇSOY, Aksesuar sorumlusu Yücel ÜNVER. OYUNCULAR; Ahmet TÜRKOĞLU, Oktay DAL, Edip TÜMERKAN, Levent ŞENBAY, Çağrı EVREN TURAN, Tolga ÇİFTÇİ, Sinem ŞAHİN, Pınar USLU, Nurcihan ERGÜN. Orkestrada; A. Nil Nihan Turnagöl, M. Ulaş Tercan ve Ecen Esen. Gülerken düşündüren yaşamımızdan kesitlerin, müzik eşliğinde yansıtıldığı oyun. Birtakım insanların suç işlemesinden yola çıkılarak, ancak suçlumu mu suçsuz mu değerlendirilmesinin hukuksal çelişkiler sonucunda, kimi insanların masum olduğu halde ömrünün bir bölümünü hapishane köşelerinde geçirmesi. Kimi insanların ise darağacında son bulan yaşamları… Oyunun bitimi, ayakta dakikalarca alkışlar salonu inletiyordu. İnsanın içindeki yaşam sevinci hangi koşulda olursa olsun ölmüyor. Emeği geçen herkese teşekkürler! SANAT KALEMİ - ALAATTİN KARAER alaattinkaraer@mynet.com
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.