Mehmet Bayrak
Dindar kadının değeri
Kız çocuklarının diri diri toprağa gömüldüğü bir dönemde dünyaya gelen ve emsali görülmemiş inkılaplar, devrimler yapan sevgili Peygamberimiz (sav) saliha ve dindar olan kadın hakkında bakın ne buyuruyor: “Dünya geçici bir faydadan ibarettir. Onun fayda sağlayan en hayırlı varlığı dindar kadındır.” (Müslim, Radâ` 64. Nesâî, Nikâh 15)
En çok tekrar ettiğimiz sözlerden biri “yalan dünya” deyimidir. Yalan olduğunu bildiğimiz dünya ve onun geçici menfaatleri, çoğu zaman bizi oyuna getirir veya biz onun oyununa gelmek isteriz. Hadisimizde geçen “dünya bir metâdır” sözü, bir âyet-i kerîmeden alınmadır. Âyette şöyle buyurulmaktadır: “Şüphesiz bu dünya hayatı geçici bir eğlencedir. Ama âhiret, gerçekten kalınacak yurttur” [Mü’min sûresi / 39]. Metâ`, satılık kumaş, kullanılacak âlet ve edevat manalarına geldiği gibi, dilimizde matah diye de ifade edilen mal ve eşya manasına da gelir. Dünya metaının çok değersiz, aldatıcı ve oyalayıcı olduğu birçok âyet-i kerimede ortaya konmuştur. Peygamber Efendimiz de muhtelif hadis-i şeriflerinde bu gerçeği pek çarpıcı misallerle anlatmıştır. Bu misallerden biri şudur: Kâinatın Güneşi Efendimiz bir gün çarşıya çıkmıştı. Onu görenler etrafını aldılar. Yolda giderken küçük kulaklı bir oğlak ölüsüne rastladılar. Efendimiz oğlak ölüsünü kulağından tutarak yanındakilere: Bunu bir dirhem karşılığında kim almak ister? diye sordu. Sahâbîler: Daha az paraya bile almayız. O ne işe yarar ki? dediler. Efendimiz sormaya devam etti: Pekâlâ, bedava verilse alır mısınız? Hayır, dediler. Aslında bu diri de olsa, kulakları küçük olduğundan kusurlu sayılır. Onun ölüsünü ne yapalım? Bunun üzerine Peygamber Efendimiz şöyle buyurdu: “Bu oğlak size göre nasıl değersiz ise, vallahi dünya da Allah katında bundan daha değersizdir” (Müslim, Zühd 2).
Hiçbir şekilde gönül bağlamaya değmeyen bu dünyanın en değerli varlığı, Resûl-i Ekrem Efendimiz tarafından dindar kadın olarak belirtilmiştir. Zira erkeğini bu değersiz dünya hayatına kapılıp mahvolmaktan koruyan dindar kadındır. Böyle asil bir varlık, kocasını hem şehvet girdabında boğulmaktan kurtarır; hem de onu daha fazla dünyalık kazanmaya zorlamayarak gayr-i meşru kazanç yollarına dalmaktan korur. Böyle olmadığı takdirde, dünya hayatı geçici de olsa, bir faydalanma yerinden çok bir azab yeri, bir çilehane olur. Bu hâli Resûl-i Ekrem Efendimiz bir başka hadisinde ne güzel anlatır: “İnsanı mutlu eden üç şey vardır: Dindar kadın, iyi bir ev, iyi bir binek. “İnsanı mutsuz eden üç şey ise kötü bir kadın, kötü bir ev, kötü bir binek” (Ahmed / I, 168) Tevbe sûresinin 34 ve 35. âyetleri nâzil olunca, ashâb-ı kirâm büyük bir telâşa kapıldı. Bu âyetlerde zekât ve sadaka vermeden dünyalık biriktirenlerin dayanılmaz işkencelere uğratılacağı anlatılıyordu. Peygamber Efendimiz onların endişe ve korkularını şu sözleriyle giderdi: “Siz Allah’a şükr eden bir kalbe, O’nu anıp zikreden bir dile ve mü’mine bir kadına sahip olmaya bakın. Böylesi bir kadın, âhireti kazanmanıza da yardımcı olur” (İbni Mâce, Nikâh 5). Hz. Ali radıyallahu anh, “Rabbenâ âtinâ fi’d-dünyâ hasene ve fi’l-âhireti hasene: Rabbimiz bize dünyada da iyilik ver, âhirette de iyilik ver” âyetindeki hasene’yi dindar kadın diye tefsir etmiştir. Efendimiz bir başka hadîs-i şerîfinde, kadının genellikle malı, soyu veya güzelliği gibi sebeplerle eş olarak seçildiğini belirttikten sonra: “Sen dindar olan kadınla evlen ki, mutlu olabilesin” buyurmuştur. (Buhârî, Nikâh 15; Müslim, Radâ` 53). Çünkü dindar kadın, İmam Gazzâlî’nin de dediği gibi, kocasının dinî vazifelerini hakkıyla yerine getirmesine yardım eder. Dindar olmayan kadın ise, kocasını dinin gereklerini yapmaktan alıkoyabileceği gibi, onu kötü yollara da sürükleyebilir.
Hadisten Öğrendiklerimiz
1. Dünya gelip geçici bir faydalanma yeridir. Nimetleri bitip tükenmeyen âlem ahirettir.
2. Dünyada insanın faydalanacağı en hayırlı varlık, dindar kadındır. Dindar kadın insanı hem mutlu eder hem de ahireti kazanmasına yardımcı olur.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.