Ahmet Polat

Ahmet Polat

Din Samimiyettir

Din Samimiyettir

Sosyal medya ve kitle iletişim araçlarının gelişmesiyle bilgiye kolayca ulaşabilen gençlerimizin; dine bakış açıları, dindarlıkları ve din algılarına menfi cihetten tesir eden konuyu birkaç yönden ele almaya çalışacağız bugün.

Muhtelif mekanlarda ve platformlarda karşılaşarak dertleştiğimiz kimselerin neredeyse tamamının yakındığı ve son derece önemli olan bir konu vardır ki, Müslümanların samimiyetsizliğidir.

Oysa nebevî öğretide bizlere, hesabî değil de hasbî davranmamız tavsiye edilmektedir. Hesâbî, en kısa ifadeyle, şahsi menfaat uğruna adım atma ve hareket etme anlamındadır. Hasbî ise Allah rızasını gözeterek içten ve samimi davranmak şeklinde tanımlanabilir.

Hayat felsefemizi samimiyet doğrultusunda benimsediğimizde umulmadık kapıların açılacağına dair Yüce Allah garanti vermektedir: “İşte Allah’a ve âhiret gününe inananlara öğütlenen budur. Kim Allah’a saygısızlıktan sakınırsa, Allah ona bir çıkış yolu gösterir. Ve ona hiç beklemediği yerden rızık verir. Kim Allah’a dayanıp güvenirse Allah ona yeter. Şüphesiz Allah dilediği şeyi sonuca ulaştırır…” (Talâk, 65/2-3.)

Hani bir ilaç kullanırız da onun yan etkileri vardır ya? İşte dünyevileşmenin getirdiği yan etkilerden biri de samimiyetimizi yitirmektir.

Günümüzde şöyle bir manzarayla karşı karşıyayız: Dini hassasiyetleri bulunan muhafazakâr ailelerin çocuklarında, söylem ve yaşamlarında dine karşı mesafeli bir tutum sergiledikleri gözlemlenmektedir. Bu üzücü durumun önüne geçme adına, din adına bildiğimiz, öğrendiğimiz sahih bilgileri, sözde değil özde yaşayarak yavrularımıza rol model olmalıyız. Zira onlar, her fiilimizi kamera gibi hafızalarına kaydederek kendi iç dünyalarında sorguluyorlar. Şayet biz, dini yaşamada, söylem ve eylemlerimizle tutarlıysak işte o zaman bizlere karşı derin saygı duyarak samimiyet fitilini ateşlerler.

İyi Müslüman pozu veren meşhurların “günü kurtarma” adına ekranlarda ahlâklı/erdemli yaşama görüntüleri vermesi, zihinlerde derin tahribat oluşturmaktadır. Tabidir ki, Sûi emsal, emsal teşkil etmez. Ancak iman ve kültürümüzün kuşatma altına alındığı son asırda her davranışımıza özen göstermediğimiz takdirde sorumlu olacağımızı unutmayalım.

Aşağıdaki iki başlıkta, samimiyeti olumlu ve olumsuz yönde etkileyen amillere maddeler halinde yer vereceğiz.

Samimiyeti Törpüleyen Haller

  • Kur’an’da sıkça vurgulanan “sâlih amel işleme” öğüdünün önemsiz görülmesi,
  • Alt mevkide bulunan kimselerin, üst tarafa riyakarca tutum ve davranış sergilemesi,
  • Üst mevkide bulunan kimselerin de alt taraftan gelen davranışlara karşı aldatılma ihtimalini göz önünde bulundurarak (ve de doğal olarak yuvarlak cümleler kurmak suretiyle) tek düze davranması. Bu da asıl dertli kimselerin dertlerine karşı somut çareler üretilememesine sebebiyet veriyor.
  • Makam, mevki, şöhret gibi dünyalık kazanımları kaybetme korkusu,
  • Dünyevileşme hastalığı,
  • İslâm’la bağdaşmayan kast sisteminin aramızda hissedilmesi ve alttakilerin bir üst klasmana sıçrama çabası,
  • Maddî veyahut da ahlâkî yöndeki zafiyetlerimizin ihtirasa dönüşmesi,
  • İbadetlerin, şekle indirgenmek suretiyle ritüelleştirilmesi ve hikemi boyutlarının göz ardı edilmesi,
  • Dinin üçte birini teşkil eden ahlâkın; hayatımızda anlam ve değersizleştirilmesi…

Samimiyeti Diri Tutan Haller

  • Her işte Allah’ın rızasını kazanma gayesiyle hasbî yaşamak; gizli ajandası bulunan kimselerin hesabı vardır.
  • “Salih amel” kavramını içselleştirme,
  • Kur’an ve Peygamberimizi örnek alarak Sünnet ışığında yaşama,
  • İman-ı kâmil,
  • Peygamberlerin mücadeleci hayatlarını okuyup ibret alma,
  • Nasihatlere kulak verme,
  • Öğrendiğimiz/öğreneceğimiz güzel hasletleri, hayatımız boyunca uygulama niyetini taşıma,
  • Dinini yaşama noktasında samimi kimselerle hemhâl olma...

Netice itibariyle dinde samimiyet, temsil ve teslimiyettir. Hz. Allah’ın rızasını kazanma adına, dinimizin emir ve nehiylerine içtenlikle sarılmayı ve güzel ahlâkı şiar edinelim.

Bu yazı toplam 1168 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum
Ahmet Polat Arşivi