Mehmet Bayrak
Cebrail Aleyhisselam
Cebrail aleyhisselam dört büyük melekten biridir. Dünyadaki görevi peygamberlere vahiy getirmektir. Hz. Meryem’e normal bir insan şeklinde görünerek rabbinin elçisi olduğunu ve ona temiz bir erkek çocuğu bağışlamak için geldiğini söylemiştir. (Meryem /17-19)
Peygamberimiz Hazreti Muhammed Mustafa Sallallahü aleyhi ve sellem’e Kur’ân-ı Kerîm’i vahyedip öğretmiştir. İlk defa Hira dağında, bütün ufku kaplamış ve bir taht üzerinde oturmuş halde Hz. Peygamber’e gelip aslî sûretinde görünmüş, onu kuvvetle sıkarak okumasını istemiş, böylece ilk vahyi getirmiştir. (Buhârî Ta’bîr/ 1, Bed’ü’l-Halḳ/7; Müslim /Îmân/ 257). Hz. Peygamber onu bir kere de aslî hüviyetiyle Mirac’da “sidretü’l-müntehâ”da görmüştür. Hadis-i şerifte Hazreti Cebrail’in 600 kanadı olduğu bildirilmektedir. (Müslim İman/280)
Hadislerde Cebrâil’in zaman zaman güzel bir insan şeklinde, birkaç defa da Dihye b. Halîfe adlı sahâbînin sûretinde Hazreti Peygamber’e gelerek onu abdest, namaz, kurban, hac gibi ibadetlerin mahiyeti ve uygulama şekilleri hakkında eğittiği, itikadî, fıkhî ve ahlâkî konularda açıklamalarda bulunduğu, ashaptan bazılarının da bunların bir kısmına şahit olduğu rivayet edilir. (Müsned, 4/ 129,; Müslim, “Mesâcid”, 166, 167)
Bu görüntülerinden birini aşağıdaki hadis-i şeriften öğreniyoruz.
“Ebu seleme (r.a) den: Hazreti Aişe (r.a.) şöyle dedi: Resûlullah (s.)i, elini, Dıhyetü’l-Kelbî’nin atının yelesinin üzerine koymuş olduğu halde onunla konuşuyorken gördüm. Ya Rasûlallah! Seni, elini Dıhyetü’l-Kelbî’nin atının yelesinin üzerine koymuş olduğu halde onunla konuşuyorken gördüm, dedim. “Sen gördün mü” dedi. “Evet” dedim. “o Cibrîl’dir, sana selam söylüyor” dedi. Ben de: “ Ve aleyhisselam, ve rahmetullahi ve berekâtühû, Allah ev sahibine de, misafirini de iyilikler, hayırlar versin; ne güzel ev sahibi, ne güzel misafir” dedim” (Müsned-i Ahmed 6/14عن
“Abdullah b. Abbas da der ki: "Babam Abbas'la birlikte, Resûlullah Sallallahü aleyhi ve sellemin yanında idim. Resûlullah (a.s.)ın yanında da, bir adam bulunuyor ve onunla fısıldaşıyordu. Resûlullah (a.s.) babamdan yüz çevirmiş gibi idi (Onunla pek ilgilenmiyordu). Resûlullah (a.s.)ın yanından, dışarı çıktık. Babam, bana: 'Oğulcuğum! Amcanın oğlunun, benden yüz çevirir gibi olduğuna dikkat etmedin mi?' dedi. Ben: 'Babacığım! O, yanında bulunan bir adamla fısıldaşıyordu' dedim. Bunun üzerine, hemen Resûlullah (a.s.)ın yanına döndük. Babam: 'Yâ Rasûlallah! Abdullah'a şöyle şöyle söylemiştim. O da, senin yanında bulunan bir adamla fısıldaşdığını bana haber verdi. Senin yanında bir kimse var mıydı?' dedi. Resûlullah (a.s.), bana: 'Ey Abdullah! Sen onu gördün mü?' diye sordu. Ben: 'Evet! Gördüm' dedim. Resûlullah (a.s.): 'İşte o, Cebrail idi. Seninle ilgilenmekten, beni o meşgul etti!' buyurdu.” (Ahmed 1/294)
İnşaallah devamı gelecek.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.