Boş Vaatlere Karnımız Tok!
Avcı konuşmasında; “Siyasetin gündemi 14 Mayıs’ta yapılacak seçimlere kitlenmiş bulunuyor. Geçim mücadelesi veren kamu emekçileri, emekliler, işçiler, milyonlar olarak temel gündemimiz ise geçim derdi olmaya devam ediyor. TÜİK’e bakarsanız yıllık enflasyon %50, gıda enflasyonu %68, kiralarda yıllık artış ise %56 civarında. Ülkeyi yönetenler bu sanal rakamları gösterip ‘Enflasyon geriledi’ nutukları atıyor. Oysa güneş balçıkla sıvanmıyor. Mızrak artık çuvala sığmıyor. Nereye baksak ateş pahası fiyatlarla karşılaşıyoruz. Hangisini anlatalım. Son bir yılda süt %240, peynir %250, salça %280, meyveler ortalama %200, bakliyat ürünleri ortalama %150 zamlandı. Bırakalım kırmızı eti, beyaz eti bile unuttuk. Hız kesmeden devam eden zam sağanağında market raflarına bakıp bakıp çıkar hale geldik.”
KURU SOĞAN 30 TL
“Fakirin, ekmeğine katık ettiği kuru soğanın fiyatı bile bir yılda beş kattan fazla arttı. Bir kilogram kuru soğan marketlerde 30, pazarlarda 25TL. Mahsuni Şerif’in dediği gibi “yiğit kuru soğana muhtaç” hale getirildi. Daha ötesi var mı? Milyonlarca kamu emeklisi maaşlarını aldı, kamu emekçisi olarak maaşlarımızı yarın alacağız. Önümüzdeki hafta bayram. Ama sevinemiyoruz. Çünkü bu hayat pahalılığında borçla harçla ayın sonunu getiremiyoruz. Bize dayatılan bu yoksulluk tablosu 21 yıldır ülkeyi yönetenlerin eseridir. Şimdi de alanlara çıkıp bir muhalefet partisi gibi seçim vaatlerini sıralıyorlar. Ne diyorlar? “Memurundan emeklisine ve işçisine kadar çalışanlarımızın ücretlerini daima enflasyonun üzerinde artırarak refah düzeylerini yükselteceğiz.” diyorlar.”
YOKSULLUK SINIRI 30 BİN TL
“Hangi enflasyondan söz ediyorsunuz? Yıllarca, maaşlarımıza, sınır koyduğunuz sanal TÜİK rakamlarından mı? Her toplu sözleşmede stratejik ortağı yandaş konfederasyon yöneticileri ile birlikte bizlere bu sanal TÜİK rakamlarını kim dayattı? 20 yıl önce asgari ücretin üç katı olan kamu emekçisi maaşını bugün nerdeyse açlık sınırı seviyesine kim düşürdü? 20 yıl önce asgari ücretin üzerinde olan en düşük emekli maaşını hazine desteğine rağmen asgari ücretin altına kim itti? Yetmezmiş gibi en düşük emekli maaşının asgari ücret seviyesine çıkarılması önergelerini parlamentoda kim reddetti? Bakın, yirmi bir yıldır ülkeyi yönetenler başka ne vaat ediyorlar? “Gelir tamamlayıcı aile destek sistemi ile hiçbir hanenin gelirinin belli bir seviyenin altına düşmemesini temin edeceğiz” diyorlar. Şaka gibi ama gerçek… Peki, sormazlar mı? Hangi seviyenin altından bahsediyorsunuz? Ülkenin her dört hanesinden birisini açlık sınırı altında, her on hanesinden dokuzunu yoksulluk sınırı altında bir gelirle yaşam mücadelesi verme noktasına kim sürükledi? Tüm çalışanlar için ülkeyi bir asgari ücretliler ülkesine kim dönüştürdü? Açlık sınırını 10 bin TL’ye, yoksulluk sınırını 30 bin TL’ye kim ulaştırdı?”

ÜLKEYİ BU DERİN YOKSULLUĞA KİM MAHKÛM ETTİ?
“6 Şubat depremlerinin üzerinden geçen 68 güne rağmen binlerce insan hala bir çadıra ulaşmayı bekliyor. İktidarın İçişleri Bakanı depremzedelerin kahvaltı ürünlerini karşılamakta zorlandıklarını itiraf ediyor. Buna karşın depremzedelere 1 yılda 650 bin yeni konut teslim etmeyi vaat ediyorlar. Bu konutlara yıllarca ödeyecekleri taksitlerden söz etmiyorlar. Seçim vaatlerinin ardı arkası gelmiyor. “Kamuya işe alımlarda mülakatı kaldıracağız” diyorlar. Peki, sormazlar mı? Seçim arifesinde kaldıracağız dediğiniz bu mülakat, sözlü sınav düzenini ülkenin başına kim bela etti? 21 yıl boyunca adım adım tüm kamuda torpilin, kayırmanın kapısını kim açtı? KPSS’den en yüksek puanları alan binlerce genci başvurdukları iş ile ilgisi olmayan mülakat soruları ile kim eledi? Bizi sadece seçim zamanlarında hatırlayan, biriken sorunlarımızı seçim yatırımına dönüştürmeye çalışanların vaatlerine karnımız tok.”
ARTIK YETER DİYORUZ
“Biz alın teri ile yaşam mücadelesi veren kamu emekçileriyiz, emeklileriz. Bu ülkenin çalışanları, değerlerini üretenleriz. 21 yıldır kaşıkla verdiğini her seferinde kepçe ile geri alanlarla geldiğimiz yer Sefalet Endeksinde dünya liderliğidir. Düşük Ücretlere, Kölece Çalışma Koşullarına Artık Yeter Diyoruz. İnsanca yaşamaya yetecek bir ücret için en düşük kamu emekçisinin maaşının yoksulluk sınırı üzerine çıkarılmasını istiyoruz. Tüm vergi yükünü ücretlilerin omuzlarına yıkan, gelir vergisi adaletsizliğine son verilmesini istiyoruz. Önümüz bayram, Bayram ikramiyesinin, çalışan ve emekli herkese ödenmesini ve net asgari ücret düzeyine çıkarılmasını istiyoruz. Artık sefaleti paylaşmak değil, insanca yaşamaya yetecek bir ücret, güvenceli iş, güvenli gelecek istiyoruz. Ülkenin üstüne çöken bu sefalet ve yoksulluk tablosunu değiştirmek bizim elimizde. 14 Mayıs’a az kaldı. Mayıslar bizim. Önümüzdeki 1 Mayıs için belirlediğimiz ortak şiarımızda da dediğimiz gibi Emek Bizim, Gelecek Bizim! KESK olarak, tüm kamu emekçilerini ve emeklilerini taleplerimize sahip çıkmaya, omuz omuza vermeye çağırıyoruz.” Dedi.
(MESUT KÖSE)
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.