İhsan Akça
BİRLİK OLALIM, DİK DURALIM
Türkiye’mizin son günlerdeki durumu, gerek içerde gerekse Suriye ve Irak’taki gelişmeler, devletimiz aynı anda birçok sorunla baş etmek zorunda olduğunu bilmeyen yok. İçerde FETÖ, PKK, PYD gibi anarşik gruplarla uğraşırken sınır güvenliğini sağlamak için Suriye ve Irak’la uğraşmak bunun hepsiyle baş edebilmesi için milletimizin, meclisinin aynı düşünce ve duyguda olması gerekmektedir. Ama ne yazık ki halen meclislerimizin bir bölümünde çatlak sesler çıkıyor. Birisi dış politikanın yanlışlığından bahsediyor. Birisi Türkiye’nin içindeki İşid’i temizleyin. Irak’ta Suriye’de ne işiniz var diyebiliyor. Bunların hepsi Fetö’nün PKK’nın ekmeğine ne yağ sürüyorlar. Ne yapılsın. Bundan seneler önce yapıldığı gibi ABD, A.B.D’nin karşısında elimizi bağlayıp emredersiniz mi diyelim yoksa her yerde her durumda Türkiye devleti de var diye dik mi duralım. Bu dik duruştan yurdumuzun haklarını cesurca savunan devletimizden niçin rahatsız oluyorlar. Rahatsız olanlar kime yaranmaya çalışıyorlar.
Bütün bu zorluklar içinde ekonomi normal seyrinde devam ediyorsa yatırımlar aksamıyorsa milletimiz işinde aşındaysa bunu kötülemenin ne anlamı var, eğer bir aksaklık varsa onlar Millet Meclisi’nin çatısı altında konuşulur. Herkesin kendine göre doğrusunda değil milletin menfaatinde olan doğruda birleşilir. İşte buna ihtiyacımız var.
Eski Genel Kurmay Başkanlarımızın dillendirdiği askeri bir kural olan ( iç hat manevrası) işletiliyor. Neymiş, bu iç hat manevrası şimdi devletimizin uyguladığı ve neticelerini de almaya başladığı, bu gibi savaş anlarında küçüklerle değil büyük düşmanla uğraşıp onu alt etmek veya ikna etmen. Düşmanın büyüğünü dize getirirsen onun yamakları kendiliğinden yola gelir. İşte bunlara askeri ifadeyle iç hat manevrası deniliyor. A.B.D’yle, Rusya ile arayı düzelt onların yamakları Suriye ve Irak yola gelir. İşte bizim devletimizin de yaptığı bunlar. Bu dış politikanın milletimize zararı ne, zararı olmadığı gibi faydası çok. Bir de bu durumlarda iktidar ve muhalefet birlikte olursa devletimizin kabul ettiremediği hiçbir karar olamaz. Ama devletimizin değil dış güçlerin, anarşistlerin destekçisi olunursa o zamanda milletimize zarardan başka faydası olamaz. Millet olarak bir olalım güçlünün gücünü kırıp kendi gücümüzü kabul ettirelim. O zaman devletler arasındaki konumumuzu güçlendirmiş oluruz. Bundan da milletimiz kazançlı çıkar. Suriye’de terörist olan PYD’yi terörist kabul etmeyen A.B.D. ve Rusya var ya, Suriye’de PYD’yi vuran Türk jetlerini bu davranıştan vazgeçin bu durum Rusya’yı endişeye sevk ediyor diyen Rusya dışişleri bakanına bakın sanki Suriye’yle komşu olan onlar, PYD’nin zarar verdiği Türkiye değil Rusya. Eğer PYD’ye zarar vermeye devam edilirse Suriye ordusu karşılık verecekmiş. Yanlış söylemiş. Rus dışişleri bakanı biz karşılık veririz demeliydi. Zaten Suriye’nin şimdiki hamisinin Rusya olduğunu bilmeyen var mı? Rusya nasıl olsa Esad uşağı sayesinde Akdeniz’e indi. Onun için bu kadarda savunmasını yapacak bunları susturmak için kendimiz birlik içinde olalım. Gerisi teferruat olur.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.