Birleşmeden önce yapılacak dua

Neslin devamı için iki cinsin birleşmesinin zorunlu olduğu, Allah’ın koyduğu bir kuraldır. Özellikle de insanın evlenmesinde ana gaye, amaç neslin devamıdır. İslam inancına göre bu böyledir. Cinsel ihtiyacın tatmini ise ikinci planda gelmektedir. Öyle olunca ana maksat neslin devamı ise, birleşmek isteyen eşlerin, doğacak çocuklarının hayırlı bir evlat olmasını arzu etmeleri de en doğal haklarıdır. Bu konuda da ne yapılması gerektiğini yüce dinimiz bize şöyle bir şeyi tavsiye etmekte ve Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmaktadır:

 “Biriniz eşiyle birleşeceği zaman,  ‘Bismillâh,  Allâhümme cennibne’ş-şeytâne ve cennibi’ş-şeytâne mâ razaktenâ: Allahım! Şeytanı bizden ve bize vereceğin çocuktan uzaklaştır’ derse ve bu beraberlikten çocukları olursa, şeytan ona zarar veremez.”

(Buhârî, Nikâh 66; Müslim, Nikâh 116; Ebû Dâvûd, Nikâh 45; Tirmizî, Nikâh 8)   

Açıklamalar

Hadîs-i şerîf her şeyi Allah’ın yaptığına, hayrın da şerrin de O’ndan geldiğine gönülden inanmanın ve O’na teslim olmanın örneklerinden birini ortaya koymakta ve doğacak çocuklarının iyi bir müslüman olarak yetişmesini ve yaşamasını isteyen eşlerin cinsel temasta bulunmak istedikleri zaman, bunu Efendimiz’in öğrettiği şekilde Cenâb-ı Hak’tan niyâz etmelerini tavsiye etmektedir. 

Hadisimizdeki “biriniz eşiyle birleşeceği zaman” ifadesi, yukarıda kaynaklarını verdiğimiz bazı rivayetlerde “biriniz eşiyle birleşmek istediği zaman” şeklindedir. Böylece bu duanın birleşme esnasında değil, daha önce yapılacağı anlaşılmaktadır.

Şeytanın doğacak çocuğa zarar vermemesi sözü, bazı rivayetlerde “Şeytan ona ebediyyen zarar vermez” (Buhârî, Nikâh 66,; Müslim, Nikâh 116), “Şeytan ona musallat olmaz” (Buhârî, Bed’ü’l-halk 11) şekillerinde daha kesin ifadelerle rivayet edilmiştir. Bununla beraber bu ifadeler, şeytanın doğacak o çocuğa hiçbir şekilde zarar vermeyeceği, onun yanına hiç yaklaşmayacağı anlamına gelmez. Zira şeytanın insanı baştan çıkarmak veya yaptığı ibadetleri tam bir şuur haliyle îfâ etmesine engel olmak için gönüllere verdiği vesveseden tamamiyle kurtulmak mümkün değildir. Muhtemelen bu ifadesiyle Resûl-i Ekrem Efendimiz, bazı âlimlerin söylediği gibi şeytanın, doğacak çocuğu çarpmayacağını, bedenine ve inancına zarar veremeyeceğini, birleşme sırasında kendilerine yaklaşma fırsatı bulamayacağını anlatmak istemiştir. Bir insan için hayatta en tehlikeli şey, imansız olarak ölmektir. Diğer bir ifadeyle şeytanın insana vereceği en büyük zarar, onu dininden ve imanından etmesidir. Belki de Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şeytanın vereceği zarar sözüyle bunu kastetmiştir. Şüphesiz her şey mutlak kudret sahibi olan Cenâb-ı Hakk’ın elindedir. Nitekim şeytana hitaben: “Şüphesiz kullarım üzerinde senin bir hâkimiyetin yoktur” [Hicr sûresi (15), 42] buyurmaktadır. Dilerse kullarını ondan muhafaza buyurur. Kula düşen görev, dua ve niyazda bulunmaktır. 

Hadisten Öğrendiklerimiz

1. Her işe besmele ile başlamalıdır.

2. Duayı hiç ihmâl etmemelidir.

3. Şeytan insandan hiç ayrılmadığı için ondan her zaman, hatta eşiyle beraber olmak istediği zaman bile Allah’a sığınmalıdır.

4. Her şey Allah’ın elindedir. O kendisine sığınanı şeytandan korur.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Mehmet Bayrak Arşivi

Borç konusunda titizlik göstermek (1)

08 Mayıs 2024 Çarşamba 10:56

İyiliğin karşılığı bu mudur?

07 Mayıs 2024 Salı 09:18

Bereket ve cömertlik

26 Nisan 2024 Cuma 13:59

Günahlara Keffâret Olan Hastalıklar (1)

17 Nisan 2024 Çarşamba 09:27

Hastaları Ziyaret Etmek (1)

15 Nisan 2024 Pazartesi 10:41