Belli Ki Kış Sert Geçecek

Belli Ki Kış Sert Geçecek

Bozkırda güz dört yanıma kasvetten duvarlar örüyor. Son nefesine yaklaşan bir hastanın yüzü tarlalar. Gün sırtını dönmüş kuzeye, gülücükleri...

Bozkırda güz dört yanıma kasvetten duvarlar örüyor. Son nefesine yaklaşan bir hastanın yüzü tarlalar. Gün sırtını dönmüş kuzeye, gülücükleri Akdeniz’e doğru. Güneşin çekildiği yerlere kurşunî bulutlar kümelenmiş. Ara sıra ardına dönüp bakan güneşi takmıyor bulutlar. Kısalan gün; karanlığı, ayazı kışkırtıyor. Ambulans çığlık atıyor, sarı yüzlü bir adam ölüme taşınıyor. Ekimin elinden kim tutacak? Geceleri ayaz, kesiyor güneşin bileklerini. Temmuzun hatıraları sapsarı kavunların yüzünde. Kavunlar soğuk… Temmuz ve karpuz… Sıcacık. Üşüdüm. Ceketimi giymeliyim. Dilimde Neşet Ertaş… “Ah yalan dünya, yalan dünya” Kadınlar sokak aralarında salça kaynatıyorlar. Ekşi, küflü domates kokusu, çamurla sıvanmış bakır kapların altına uzatılmış odunlar ve duman… Aniden esen rüzgâr, sokağın tozunu ateşin dumanına katıyor. Bir traktör geçiyor iğde dallarına sürtünerek. Yanık yüzlü sürücü bağırıyor: “Gışlık suvan, gışlık patetiis…” Her an yağmur bastırabilir. Bir kadın, ipe dizip pencere demirlerine asarak kuruttuğu dolmalık biberleri topluyor. On yaşlarında bir çocuk, kömürlüğün kiremitlerine üzerine serilmiş patlıcan, domates, fasulye kurularını topluyor annesinin dikkatli bakışları arasında. Sokağın diğer ucunda yetmişlik amca, hayat arkadaşının da yardımıyla kömür taşıyor aksaya aksaya. Belli ki evlatları, torunları uzakta ya da hayırsız. Bitişik komşu ikinci kattaki balkonundan eşine “doğalgaza geçmeseydik şimdi biz de kirin pisin içinde kömür taşıyacaktık hanım” diyor. Sokağın caddeyle buluştuğu noktada bir kalabalık var. Bir grup genç: “en büyük asker bizim asker” diye bağırıyor. Gençlerin dışındakiler kaygılı. Yüzlerinde, son günlerde çokça duydukları şehit haberlerinden olsa gerek, korkuyla karışık teslimiyet var. Asker adayı annesinin babasının ellerini öpüyor. Helallik diliyor. Titreyen dudaklarla alnından öpülüyor Mehmetçik. Birkaç gün önce Merkez Camii’nden kaldırılan şehit cenazesi akıllara geliyor. Kış ağır geçecek belli. Mecliste yemin etmeyen hiçbir parti kalmıyor.  

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.