Belediyemizden beklentiler - İHSAN AKÇA

Belediyemizden beklentiler - İHSAN AKÇA

12 Nisan 2014 Cumartesi günkü gazetemizin sayısında yayınlanan (ilimizden hepimiz sorumluyuz) yazımızı inşallah hem halkımız hem de ilgili kurumlarımız...

12 Nisan 2014 Cumartesi günkü gazetemizin sayısında yayınlanan (ilimizden hepimiz sorumluyuz) yazımızı inşallah hem halkımız hem de ilgili kurumlarımız okumuştur. Eğer okumamışsa bir daha okunmasını ilimizde yaşayan hepimizin ilimize karşı sorumluluklarımız nedir bunu tekrar hatırlamanız gerekmektedir. Öncelikle hizmet istenirken biz ne yapıyoruz, ne yapmanız gerekiyor bunu açık yüreklilikle özverili eleştiriyi kendimize yapmamızda fayda var. Eğer kendi sorumluluklarımızı yerine getirdiğimiz halde aksaklıklar varsa onların da yapılmasını, yaptırılmasını ilgili kurumlardan istemek hakkımızdır. Kırıkkale’mizin yaşanabilir bir şehir olabilmesi için yapılan yanlışlıkları şöyle dile getirmiştik. Yerlere tükürmeyelim, içtiğimiz sigaraların izmaritlerini ve boşalan kutularını yerlere atmayalım, dükkânların önlerinde ve parklarımızda kabuklu yemiş yiyerek atıklarıyla oraları kirletmeyelim, alışverişlerimizde kullandığımız poşetlerin işi bitince yollara ve çevreye atmayalım, büyük küçük herkesin yediği reklam yiyeceklerinin içini yiyip dışını gelişi güzel yerlere atmayalım. İşleri bitmiş kâğıt ve peçete atıklarını yollarımıza atmayalım. Yaya yollarımız çok iyileşti ama ona da engeller çıktı. Dükkân sahipleri mallarının neredeyse yarısını kapısı önüne yayaların kullanacağı yerlerde sergilemeye başladılar. Bu da yetmiyormuş gibi sohbetler tam yolun ortasında yapılıyor. Bütün bunlar halkımızın çoğunun uymadığı kurallar. Zaten kendimize zarar verecek her şeyi kendimiz yapmasak hiçbir kötü görüntü olmaz. Ama ne yazık ki bunu kendiliğimizden yapmıyoruz. Öyleyse işte bu zaman belediyemize çok iş düşüyor. Halkımızın kendiliğinden yapmadığı ama yeri gelince kendinin de şikâyetçi olduğu bu durumlarda kanunlarımız devreye girer.  Kanunlarımız devreye girer derken cezai müeyyidelerin uygulanmasını kastetmiyoruz. Yukarıdan beri bu yazımızda ve 12 Nisan 2014 tarihli köşe yazımızdaki hataların giderilmesi için öncelikle halkımızın ses cihazlarıyla, yazılı duyurularla, belediye zabıta ekibi araçlarıyla hem şehir merkezinde hem de mahallelerimizde duyuruların yapılması, bu duyuruların aralıklı olarak bir süre devam etmesi, bütün bu uyarılara rağmen şehrin görüntüsünü bozan, imajına zarar veren kişi ve kuruluşların birer defa daha uyarılması, ondan sonra son çare cezalara başvurularak halkımızı rahatsız eden, sağlığıyla oynayan, şehrimizin içerde ve dışarıda kötü anılmasına sebep olan durumların giderilmesinde fayda var diye düşünüyoruz. Şehirde yaşayan herkesin bazı kurallara uyma zorunluluğu vardır. Bir mezrada yalnız bile yaşasak sağlığımız için, huzurumuz için bazı tedbirleri almamız gerekir ki, şehirde yaşayanların hem kendi sağlığı, hem kendi huzuru, hem de kendi rahatı için kanuni kurallara uyulması zorunludur. Ben istediğim gibi yaşarım, istediğimi yaparım diyemeyiz. Çünkü toplu yaşıyoruz, o zaman toplumun kurallarına uymak zorundayız. Eğer uymamakta ısrarcı olunursa o zaman kanunlarımız uygulanır, gerekli tedbirler alınır. Kural tanımayan halkın %5 için %95 feda edilemez. Devletin kurumları onun için vardır. Ben batırayım belediye temizler düşüncesi ile bir yere varılmaz. Devletin kurumlarının (belediyelerimizin) görevleri halkımızın tamamının sağlığını ve huzurunu korumaktır. Bu hususların yapılacak uyarı ve ikazlarla giderileceğine yeri gelince övdüğümüz komşu şehirlerden daha iyi olacağımıza biz inanıyoruz. Kırıkkale’mizin saygıdeğer halkı buna layıktır. Elbirliğiyle belediyemize yardımcı olalım. Şehrimizi dünden daha iyi yaşanabilir bir yer yapmaya gayret edelim. Bunu başaracağımızdan eminiz. Güzel günler bizi bekliyor.  

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.