Başlamak bırakmanın yarısıdır (İpin Ucu-İsmail Pişer)

Başlamak bırakmanın yarısıdır (İpin Ucu-İsmail Pişer)
Geçtiğimiz gün, fena sıkıcı bir kitabı bitirebilmek için can çekişirken buldum kendimi. Kitap ünlü bir yazara aitti, ancak ilk sayfasından beri sarmamıştı...

Geçtiğimiz gün, fena sıkıcı bir kitabı bitirebilmek için can çekişirken buldum kendimi. Kitap ünlü bir yazara aitti, ancak ilk sayfasından beri sarmamıştı beni. Dili karmakarışık ve iticiydi. Sayfaları çevirirken kafamda hep “geriye kaç sayfa kaldı?” sorusu vardı. Bu kitaptan bariz kurtulmak istiyordum. İlginç olan ünlü ve bilmem kaç baskı yapmış bir kitabı beğenmemem değil, hala okumak için gösterdiğim manasız gayretti.  O anda beynimize sirayet eden (ya da ettirilen) bir özlü söz hatırıma geldi: “Başladığın işi mutlaka bitir.” Ve atalarımız tarafından saf temennilerle söylendiğine emin olduğum bu cümlenin, nasıl huy değiştirip zehirli bir keneye dönüştüğünü gördüm. Bana zerre keyif almadığım bir kitabı bitirme mecburiyeti hissettiren bu despot özdeyişti. Beş para etmez sinema filmlerine “bilete para verdim artık” diyerek tahammül etmemin nedeni de oydu. Bu beyin kenesinin zararı, ne yazık ki basit değildi. Kim bilir kaç flört, “geri dönüşü olmayan bir yol” olduğu için izdivaçla sonuçlandı? Töreler, başladığınız flörtü bitirmenizi gerektirmedi mi hiç? Acaba kaç memur, şanlı bir tiyatrocu ya da ressam olma hayalinden vazgeçerek masa başında emekliliğini bekledi? Ve başladığı memurluğu bitirirken, aslında hayatını da tükettiğini göremedi? Kim bilir kaç üniversite öğrencisi, “başladık artık” diyerek sevmediği ve muhtemelen de sevemeyeceği bir bölümün sonuna geldi? Değerli okurlar, ömrüm el verirse ve biraz daha pişebilirsem, bu konu hakkında bir kitap yazacağım. Ve insanlara, başladığı işi bitirmek zorunda olmadıklarını söyleyeceğim. Piyasada milyarlarca müthiş kitap varken, o sıkıcı kitaba sabretmeniz sadece zaman kaybı diyeceğim. Ya da o berbat filmin bitmesini beklerken, dışarıdaki rengarenk hayattan iki saat çalıyorsunuz. Eğer bir zamanlar sevdiğiniz kadın, yüreğinizi sarsmıyorsa artık, evlenmek zorunda değilsiniz. Her gün ayağınızı sürüyerek gittiğiniz o üniversiteden diploma almasanız da olur. Başladığınız her işi bitirmek zorunda değilsiniz. Başlamak bitirmenin yarısı olabilir, fakat unutmayın ki başlamak bırakmanın da yarısıdır. Bu felsefeyi benimsemek için ömür yetmeyebilir. Sizin için iş işten geçti mi, bilmiyorum. Ben kendi adıma oldukça mutluyum, çünkü bunu anlayabilmem sadece yirmi beş yılımı aldı.  

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.