Alaattin Karaer

Alaattin Karaer

Adana Portakal Çiçeği Festivali (5)

Adana Portakal Çiçeği Karnavalı!

(5)

adana-portakal-cicegi-festivali-(5)1.jpg

     Taş köprü’den ve taş köprüden sonra rehberimizin açıklamalarda bulunduğu yerden heybetli bir camii görünüyordu. Adını duymuş olduğumuz Sabancı Merkez Camiiymiş…

     Gezi dönüşü çektiğim fotoğrafları incelediğimde, Sabah sabah uykusuz, yorgun  bir halde ne kadar güzel bir çekim yaptığımı bende beğendim. Camii hakkında bilgi verelim ve çektiğim birkaç fotoğrafı da sizlerle paylaşayım istedim!

adana-portakal-cicegi-festivali-(5)2-001.jpgadana-portakal-cicegi-festivali-(5)3.jpgadana-portakal-cicegi-festivali-(5)4-002.jpgadana-portakal-cicegi-festivali-(5)5-002.jpg

    Sabancı Merkez Camii: Reşatbey semtinde, Merkez Park’ın güneyinde ve Seyhan Nehri'nin batı kıyısında 1998 yılında hizmete açılmış cami.

28.500 kişiye ibadet imkânı sağlaması nedeniyle Balkanların ve Orta Doğu'nun en büyük camilerinden biri kabul edilir. Konumu itibarıyla Adana’da bulunan ana arterlerin, demir yolunun ve   Adana’yı çevre il ve ilçelere bağlayan yolların kesim noktasında ve yüksek minareleriyle uzaktan görünüyor olması nedeniyle, şehrin sembollerinden biri haline gelmiştir. Caminin proje mimarı Necip Dinç’’tir.

     20.000 kişilik cami (açık alanın düzenlenmesiyle 28.000 kişi), son cemaat mahaliyle birlikte 6.600 metrekareye yayılmıştır; sekiz fil ayağı üzerine oturur. Klasik Osmanlı mimarisi tarzında yapılmıştır. Genel görünüm olarak Sultan Ahmet Camii’ne, plan ve iç mekân olarak Selimiye Camii’ne benzer.

     4 yarım kubbe, 5 kubbe, 6 minaresi vardır; bunlar 4 halife ve 4 mezhebe, İslam'ın 5 şartına, imanın 6 şartına karşılık gelmektedir. 32 metre çaplı ana kubbe 32 farza, avludaki 28 kubbe Kura’an’da adı geçen 28 peygambere, ana kubbedeki 40 pencere Muhammed'in peygamber olduğu yaşa ve 40 rekat namaza, 99 metrelik 6 minare Allah’ın 99 güzel ismine karşılık gelir.

     Camide bulunan hat eserlerinin tamamı, hattat Hüseyin Kutlu’ya aittir. Cami çinileri, klasik İznik çinisi tekniği ile yaptırılmıştır. Ana kubbede 9 m çapında Bakara Suresi’nin 255. ayeti “Ayet-el Kürsi) yazılıdır. Güney cephede bulunan kuşak yazısı ise Nur Suresi’nin 35., 36., 37. ve 38. ayetleridir. Güney cephede bulunan dört adet pano, büyüklük bakımından dünyada en büyük cami panolarıdır.

     Cami de bulunan tüm nakış eserleri ve çinilerin desenleri, Mimar Nakkaş Semih İrteş'e aittir.

     Caminin temeli 13 Aralık 1988'de atılmıştır. 65 bin metrekarelik arsası Adana Büyükşehir Belediyesi tarafından Türkiye Diyanet Vakfı’na devredilmiş; halkın bağışları ile caminin %50'si tamamlanmıştır. Geri kalan %50, Hacı Sabancı ve onun ölümünden sonra Sabancı ailesi tarafından karşılanmış; bu nedenle başlangıçta Merkez Camii olması düşünülen adı Sabancı Merkez Camii hâlini almıştır.

     Sabahın erken saati olmasına rağmen, Adana erken uyanmıştı güne… Trafik ve insan kalabalığının yoğunluğu kendini gösteriyordu! Seyhann Caddesinin karşısına geçerek, Ulu Camiiye doğru ilerliyoruz…

adana-portakal-cicegi-festivali-(5)6.jpgadana-portakal-cicegi-festivali-(5)7.jpgadana-portakal-cicegi-festivali-(5)8.jpg

    Ramazanoğulları Camii veya Adana Ulu Cami: 16. yy.’dan kalma tarihi bir camidir.       Ramazanoğulları Beyliği’nin başyapıtı olan cami, şehrin en önemli tarihi yapılarından birisidir. 1998 yılında Sabancı Merkez Camii'nin hizmete açılmasına kadar Adana'nın en büyük camisi olma özelliğini korumuştur.

     Yapımına Ramazanoğlu Halil Bey tarafından 1509’da başlandı; Halil Bey’in ölümü üzerine oğlu Piri Mehmet Paşa tarafından 1541 yılında tamamlandı. Ramazanoğlu Halil Bey ve Piri Mehmet Paşa ile Mehmet Paşa’nın iki oğlu caminin güneydoğusundaki 1541 tarihli türbede yatmaktadır.

Caminin mimarisi Selçuklu ve Memluk üsluplarını taşır. Duvarları siyah beyaz mermer taşlarla bezelidir. Batı ve doğuda birer kapısı bulunur. Batı kapısı üzerinde iki yılan kabartması olan bir kubbe ve bir kitabe vardır. Doğu kapısı üzerinde ve minberinin üstünde de birer kitabesi bulunur. 16. yy’dan kalma çinileri meşhurdur.

     Medrese, türbe, imaret, dar’ül hadis, dar’ül şifa, sıbyan mektebi gibi yapıları da içeren Ramazanoğlu Külliyesi’nin bir parçasıdır. Külliyenin günümüze kadar gelebilmiş diğer kısımları; medrese, türbe ve Ramazanoğulları Saray Selamlığı (Tuz Hanı)’dır.

     1998 Adana-Ceyhan Depremi’nde hasar gören cami, 1998-2004 yıllarında onarıldı ve ibadete açıldı.

     Adana Ulu Cami Efsanesi Yüzyıllardır görenleri büyüleyen caminin bir de efsanesi bulunuyor. Rivayete göre Ramazanoğlu bir gece rüya görür. Rüyasında kendisine cami inşa ettirmesi söylenir. Uyandığı zaman bugünkü Adana Ulu Cami’yi yaptırmaya karar verir. Emriyle caminin temeli atılır. Caminin yapıldığı sırada bir gece tekrar bir rüya görür. Bu rüyada da kendisinden caminin temeline çocuğunun kanını akıtması söylenir. Bey’in yalnızca bir erkek çocuğu vardır ama Allah’ın kendisine bir tane daha bağışlayacağına inanarak çocuğunu rüyasında gördüğü şekilde kurban etmeye karar verir. Ama çocuğunun kanının akıtılmasına gönlü razı gelmediği için temeli atan ustalara kanı akıtmalarını fakat kendisine göstermemelerini söyler. Kendisine yalnızca çocuğunun kanlı gömleğinin getirilmesini emreder. Ustalar ise emri kabul ettikten sonra beyin tek oğlunu öldüremeyeceklerine karar verirler. Bunun üzerine yoldan geçen garip bir çocuğu kurban ederler. Çocuğun kanlı gömleğini de dendiği şekilde Bey’e götürürler. Aradan geçen zaman sonrasında Bey, oğlunun ölmediğini fark eder. Bunun üzerine camiyi yapan ustaları yanına çağırır ve neler olduğunu anlatmalarını ister. Ustalar ise garip bir çocuğu öldürdüğünü, Bey’in oğlunu kurban edemediklerini itiraf ederler. Bey bu duruma oldukça sinirlenir ve “Adana’m garipler şehri olacak” der. Daha sonra caminin inşaatı biter ve ibadete açılır. Adana tıpkı Bey’in söylediği gibi garipler şehri olur. Şehrin çok fazla göç alması da bu sebebe bağlanır.

devam edecek…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Alaattin Karaer Arşivi

2025 Yılında Kaybettiklerimiz (23)

20 Mayıs 2026 Çarşamba 10:03

2025 Yılında Kaybettiklerimiz (22)

13 Mayıs 2026 Çarşamba 10:52

2025 Yılında Kaybettiklerimiz (21)

05 Mayıs 2026 Salı 12:23

2025 Yılında Kaybettiklerimiz (20)

29 Nisan 2026 Çarşamba 10:15

2025 Yılında Kaybettiklerimiz (19)

20 Nisan 2026 Pazartesi 11:18

2025 Yılında Kaybettiklerimiz (18)

13 Nisan 2026 Pazartesi 15:20

2025 Yılında Kaybettiklerimiz (17)

08 Nisan 2026 Çarşamba 12:46

Avukatlar Günü!

05 Nisan 2026 Pazar 11:03

2025 Yılında Kaybettiklerimiz (16)

01 Nisan 2026 Çarşamba 10:47

27 Mart Dünya Tiyatrolar Günü!

27 Mart 2026 Cuma 09:57