Ekrem Özdemir
ABDÜLHAMİD DEVRİNDE GAZETELER VE ENCÜMEN-İ TEFTİŞ VE MUAYENE HEYETİ
Bu hafta size Abdülhamid devrindeki gazeteler, Encümeni Teftiş ve Muayene Heyetinden bahsedeceğim.
İkinci Abdülhamid devrinde hükümetin matbuattan istediği hükümdara mutlak “sadakat” ve “itaat” idi; bu sadakat ve itaattını da her vesile ile ve sık sık arz ve beyanı beklenirdi; matbuata ve muhaberata konulmuş olan bu sadakat ve itaat eksiksiz yerine getirilirdi.
Hükümete muhalefet ve tenkit yollu yazılan yazılar caniyane bir teşebbüs olarak bu Encümeni Teftiş ve Muayene heyetinin iptal etmesiyle kalmaz bunun yanına eklenen bir jurnal ile muhalefet ve tenkit yazısının yazan muharririn felaketine sebep olurdu; zülfüyara dokunan yazıları ve bentleri bu heyet ilgili yazıdan veya kitaptan çıkarırdı.
Bu heyetteki memurlar veya encümen azaları zülfüyarın çok küçük bir tenkitten veya muhalefetten bile müteessir olacağı düşüncesiyle ve ceza almaları korkusuyla mesela masum bir aşk hikayesinde Çırağan sarayında gözaltında olan Beşinci Muradı hatırlatabilir diye “bu hırçınlıktan muradın nedir sevgilim” cümlesinden Murad kelimesinin üstünü çizerlerdi. Mesela Veliahd Reşat Efendi’nin ismi de çizik yemekten kurtulamamıştır. Bu sebepledir ki birçok isimler Murad olduğu halde Mir’at, Reşat olduğu halde Reşit olarak kabul edilmiştir.
“Yıldız” ismi de bu heyet tarafından çizilen isimlerdendi. Gerçek olması pek muhtemel olmamakla beraber o dönemde mübalağalı bir şekilde anlatılan bir fıkra şöyledir: Bu Encümeni Teftiş ve Muayene heyetinden bir görevli kendisine tetkik edilmek üzere verilen bir matematik kitabından yıldıza benziyor diye + ve x işaretlerini çıkarmıştı.
“Ahali”, “hürriyet”, “cumhuriyet”, “ihtilal” gibi kelimeler yazılmak şöyle dursun ağza dahi alınmazdı.
Gazeteler yine o devrin tabiri ile “saye-i şahanede” Türkiye’nin her tarafında halkın dirlik ve düzen içinde mesut ve hükümetin de her işinde muvaffak olduğunu belirtmeğe mecbur idiler; “saye-i şahane” tabirini de pek kör gözüne parmak şeklinde suiistimal ederlerdi; mesela İkinci Abdülhamid’e beş altı satırlık tumturaklı dua ve methiyeden sonra “Saye-i şahanede Ziraat Bankasının Gemlik şubesinin oradaki iki köy halkına tohumluk arpa ve buğday dağıttığını” yazarlardı.
Tanınmış kimselerin ölüm haberleri de gazete sütunlarına “Cenabı Hak Sultan Abdülhamid Hanı Sâni Efendimiz Hazretlerini her türlü afattan korusun ve ömrü şahanelerini uzun eylesin” şeklinde bir girişten sonra konulurdu. Cumartesi günleri gazetelerin başında “Selamlık resmi âlisi” başlığı bulunurdu, bu bentte Padişahın Cuma namazını mutad merasim ile kıldığı haber verilirdi, Padişah halka sıhhatte olduğunu bildirmek bakımından bu yazılara pek önem verirdi
Her gazetede gayet dikkatli olarak kaleme alınmış olan beş altı türlü selamlık resmi âlisi bendi bulunur, örnekler beş altı hafta süren bir devir ile değiştirilerek kullanılırdı.
Günlük basılan gazetelerin önemli bentlerinden birisi de “Tevcihat ve Nişanı Hümayın” idi, burada her gün sadakat ve itaatı görülen kimselere ihsan olunan rütbeler, memuriyetler ve nişanlar yazılırdı.
İstanbul’da Padişahın doğum günü ve tahta çıkışının yıldönümü “Şehrâyin” başlığı altında aksettirilirdi. Gazetelerin bu konuyu yazan muhabirleri kandillerle donatılan “Padişahım çok yaşa”, yahut “Sultan Abdülhamid Hanı Sâni” yazıları veya “Tuğrayı Hümayun” ile süslenen yalı konak ve evlerin sahiplerinin
isim ve memuriyetleriyle birer birer yazalar; sadakat ve itaalerini gazete sütunlarına geçirdiklerinden ötürü de bu bina, yalı ve konak sahiplerinden hakettikleri paraları alırlardı.
Gazetelerde Padişahı övgü dolu yazılar yazmada hüner sahibi olarak tanınmış yazarlarda vardı. Bunların en ünlüleri “Meşahiri İslam” yazarı Hamid Vehbi Bey ve “Serseri Yahudi” ‘nin mütercimi Selanikli Tevfik Bey idi.
Yazar, gazeteci Ahmet Rasim, hatıralarında kendisinin de bu yolda ilerlemiş olduğundan bahsederek Padişahın doğum günlerinde ve tahta çıkış yıldönümlerinde tumturaklı makaleler hazırladığını ve bunları gazetelere dört beş liraya kadar sattığını ve hemen hemen neşredilen birçok gazetede kendisinin Padişaha övgülerini ihtiva eden makalelerinin yayınlanmış olduğunu belirtmekt
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.