Alaattin Karaer
2021 Yılında Kaybettiklerimiz (1)

Bizler için ölenler!
Her yıl yeni bir umut demekti!
2020 yılına da her şeyin sağlıklı ve güzel olacağı dileklerimizle başlamak istemiştik. Ancak, “Perşembenin gelişi çarşambadan bellidir.” atasözümüzün dediği gibi, 2019 sonlarına doğru hayatımıza giren, sayısız insanın enfekte olduğu ve hayatını kaybettiği salgın kendini göstermeye başlamıştı yavaş yavaş… 2 milyona yaklaşan kişinin hayatını kaybettiği Covid-19 virüsü 2020 yılında hayatın önemli bir bölümünü oluşturdu. Karantinayla, yasaklarla ve maskeyle geçti günlerimiz. Bununla kalmadı dünya!
Doğal afetler, siyasi olaylarda üstüne kapak oldu!
Kısacası, 2020 yılını tüm dünya ve ülkemiz her alanda üzüntülerle geride bıraktık. Hem de ne üzüntü!
2021 yılı da, 2020 yılından daha da kötü geçti. Covid-19 virüsünden ölen sayısı dünyada 5 milyonu geçti. Ülkemizde ise 80 bini aştı.
Korona salgını dolayısı ile yakınlarımızı, sevdiklerimizi kaybettik. Zor günler geçiriyoruz. Koronanın biran önce bitmesini, dertlerimizin sona ermesini istiyoruz.
Yeni yıla girerken, bir önceki yılda kaybettiğimiz sinema tiyatro, medya, televizyon ve edebiyat dünyasının ünlü isimlerini sizlerle yeniden tanımak ve anmak adına 8 yıldır yayınlamıştık.
2022 yılının bu ilk günlerinde, 2021 yılında kaybetmiş olduğumuz bu değerlerinin yayınına başlamadan, yine ülkemizin adsız başka değerlerini de sizlerle paylaşmak istedik.
Bunlar, sivil vatandaşlar, askerler ve polislerimizdi!…
2021 yılında ise bunlara ek olarak, koronavirüsten, bizler için canlarını kaybeden sağlıkçılarımızdı.
Sağlık çalışanlarına yönelik şiddet başta hekimler olmak üzere tüm sağlık çalışanlarının yaşamlarını tehdit etmektedir. Pandemi öncesinde sağlık çalışanları için en önemli mesleki risk olan şiddet, pandemi döneminde de artarak sağlık hizmetine ve sağlık çalışanlarına önemli zararlar veren boyutlara erişmiştir. Pandemi dönemine özgü olarak şiddet farklılıklar gösterirken, neredeyse tüm ülkelerin ortak sorunu haline gelmiştir. Sağlık çalışanları, Covid-19 hastalığı ile özdeşleştirilerek damgalama, ötekileştirme, ayrımcılık gibi davranışlarla karşı karşıya kalırken, ülkeler, sağlık hizmetinin sürdürülebilmesi ve sağlık çalışanlarının güvenliği açısından ceza artırıcı yasal düzenlemeler yapmak zorunda kalmıştır. Pandemi sürecinin uzaması ve belirsizlikler ise sağlık çalışanlarında ve toplumda giderek kaygı ve korkunun artmasına yol açmaktadır. Bu durum yine şiddetin artmasına ve sağlık çalışanlarında önemli ruhsal sorunlara neden olmaktadır. Sağlık çalışanlarına yönelik şiddet ne şekilde olursa olsun kabul edilemez. Günübirlik, sıradan çözümler sorunun çözümüne katkı sunamayacağı, sorunu daha da zorlaştırmaktadır. Sağlık Çalışanlarına Yönelik Şiddet ve Covid- 19 Covid-19’a bağlı ortaya çıkan pandemi dünyayı etkisi altına alırken tüm sağlık çalışanları her olağan dışı durumlarda olduğu gibi yine kendi yaşamlarını hiçe sayarak görevlerin başında, en ön saflarda yerlerini almıştır. Sağlık çalışanları, bu tür dönemlerde kendilerini nelerin beklediğini, nelerle karşı karşıya kalacaklarını bilirler. Hastalığın bulaşması, aşırı yoğun çalışma, aile ve sosyal yaşamın yok denecek düzeye inmesi, geleceğe yönelik planların ötelenmesi, ruhsal travmalar, sağlıklarının kalıcı olarak bozulması ve ölümler ilk akla gelenlerdir.
Sağlık hizmetinin en ağır yükünü çeken temizlik görevlisinden laborantına, teknisyenine, hemşiresinden hasta bakıcısına, acil hekiminden uzman doktoruna, eczacı, veteriner, diş tabibi, ambulans şoförü, güvenlik görevlisi, tüm sağlık emekçileri bu günlerdeki yoğun çalışmalarından dolayı takdir etmemek elde değil
Tüm olumsuzlukları geride bırakıp güzelliklere adım atacağımız sağlıklı ve güzel günlere en içten dileğimizdir.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.