Alaattin Karaer
2020 Yılında Kaybettiklerimiz (90)

Ali Ekber GÜLBAŞ!
(Halk Ozanı Âşık Ekberi)
'DELİ GÖNÜL'
Deli gönül hangi dala konarsın
Tutunacak senin dalın mı kaldı
Ahu feryat ile niçin yanarsın
Şu dünyada senin malın mı kaldı
Felek seni gafletinden uyuttu
Eşin dostun ne var ise uyuttu
Esti sam yelleri gülün kuruttu
Bülbüller ötecek gülün mü kaldı
Yerin yok yurdun yok nerde kalırsın
Her yüze güleni dostun sanırsın
Bunca derdi sen üstüne alırsın
Dert çekecek senin halın mı kaldı
Ateşlere yanan ey dertli EKBER
Bu dünyanın sonu yalanmış meğer
Bir yarin var idi almış yadeller
Candan başka senin varın mı kaldı.
Âşık Ekberi olarak da bilinen sanatçının en sevilen türkülerinden birisi olan “Deli Gönül'ün sözlerini okuyoruz.
Ali Ekber Gülbaş, 1940 yılında Malatya’nın Arguvan ilçesine bağlı Çavuş köyünde doğdu. İlkokulu köyünde okudu. Şiire olan ilgisi Aşık Bektaş Kaymaz’dan etkilenmesiyle başlar. İlkokulu bitirdikten sonra, çobanlık yapar. Ortaöğrenimi için Malatya’ya gitmiş fakat yoksulluk sebebiyle eğitimini tamamlayamadan bırakmak zorunda kalmıştır. İlk şiirlerini ortaokuldayken saman yapraklı bir deftere yazar…
Sıkıntılı bir hayat yaşamış, gurbette zorluklar çekmiş ve bu süreçte şiirlerine sığınmıştır.
Askerliğini bitirdikten sonra İstanbul’a dönerek burada bir müddet haftalık yayınlanan bir gazetede çalışmıştır.
O günlerde Aşık Daimi ile tanışır. Daimi, genç Ekberi’nin şiirlerini çok beğenir.
1965 yılından itibaren Doğan Kılıç’ın çıkardığı Ehlibeyt gazetesinde çalışmaya başlar. Ekberi hem gazetenin dağıtımını yapmakta hem de şiir köşesini yönetmektedir. Ülkenin dört bir yanından gelen şiirlerden uygun gördüklerini yayınlamaktadır. Sefil Selimi, Hüdai gibi ozanların da şiirlerini ilk olarak yayınlayan kişidir Ekberi…
1966 yılında ilk şiir kitabı çıktı ve yüzlerce şiiri bulunan Aşık Ali Ekber Gülbaş, birçok bilinen türküsü ile halk müziği kültürüne katkı sağlamıştır.
Aşk ve Gurbet adlı ilk şiir kitabını 1966 yılında çıkaran Gülbaş, farklı şiirlerini 1986, 2000 ve 2009 yıllarında çıkardığı kitaplarında toplamıştır. Dört kitabın ilki, Aşk ve Gurbet adında olup farklı şiirlerden oluşmaktadır. Şair, şiirlerinde yalın bir anlatım kullanmıştır. Hece vezninin farklı ölçüleriyle şiirlerini kaleme kalmıştır. Aşk, sevgi, gurbet temalarını yoğun olarak işlemiştir. Şiirlerinde sıklıkla dertli, kederli bir yaşamı olduğunu dile getirmiştir. Dostluk, birlik hususlarına dair öğüt niteliğinde ifadelere yer vermiştir. Konusunu tasavvuftan alan şiir örneklerinde özellikle Alevi ve Bektaşilik inancına dair düşünceleri ön plana çıkarmıştır. Pir Sultan Abdal'a İthaf adlı şiirinde dudakta, dilde, kitapta, beyanda, telde ve hitapta Pir Sultan'ın olduğunu söylemektedir
Türküleri farklı yörelerden sanatçıların yorumladığına dikkat çeken Ekberi; “Şiirlerimde, türkülerimde herkesin kendisinden bir parça bulmasıdır benim için önemli olan. Zaten bu şiirlerin kahramanları halk… Onlar için yazıldı bu şiirler… Her şiirimin benim için ayrı yeri vardır. Kırlardaki çiçekler gibidir. Farklı renkler, kokular verirler. Şiirlerimde bazen Karacaoğlan olur sevgiliye hitap eder, bazen Pir Sultan olur sisteme, düzene, adaletsizliğe isyan eder,” diyor.
1969 yılında İstanbul Tekel’de çalışmaya başlar. Ehlibeyt gazetesine de katkı vermeye devam etmektedir. Bir yıl sonra Malatya Tekel Baş Müdürlüğüne tayin olur. Şiir yine hayatının vazgeçilmezidir. Malatya’da bulunduğu her dönem yaptığı gibi Gayret ve Sebat gazetelerinde de yazmaya devam eder.
Tekel’den emekli olduktan sonra, Ekberi Müzik Evi’ni açar. 1991 yılında yeniden İstanbul’un yolunu tutar. İstanbul’da Plakçılar Çarşısı olarak bilinen yerde dükkânını açar.
Yüzlerce şiiri bestelenmiş Ekberi’nin. Bir kısmını kendisi bir kısmını da başka sanatçılar bestelemiş.
Ekberi, eser seçimindeki tercihleri kendisinin yaptığını belirterek: “Bazı dostlarımız seçtiğimiz eserleri yorumladılar, bazı dostlarımız şiirlerimi bestelediler. Sonunda da ortaya benim için değerini anlatamayacağım güzellikte bir albüm çıktı. Büyük bir imecenin sonucudur bu çalışma. Bu albümde nefesim, sesim, hayatım var. Arguvan’ım, köyüm, anam, babam, çocuklarım, sevdiğim var. Yıkık evim var. Ben varım…”
Deli Gönül, Arada Bir, Bırakmadı Sevdan Beni, Dermanım Yok, Dert Beni, Bir Zaman, Boynu Bükülü Kaldım, Yar İnsaf İnsaf, Bırak Beni, Sızılar, Mah Yüzüne, Haydi Yolcu, , Yıllar, Toprak Ana, Eğlen Güzel, Gülsene, Be Hey Dünya, Bir Gelin Ağlar, Tatlı Bela, Yetmiyesice, Barışalım, Ben Ölürüm, Sürünesice, Dilimin Ucunda, Gelin, Nazo, Sevdim Seni Malatyalı, Sevdim de Öldüm, Vursaydın, Yar Kokusu Geliyi, Geç Olur, Küsmem, Arguvan’ın Düzüne, Belalı Başım, Gülüm, Tatlı Bela, Geç Kaldın Gülüm, Aşk ve Gurbet, Turnam, Yandım adlı türkülerini aralarında;
Ali Ekber Çiçek, Sabahat Akkiraz, Kubat, Dilber Ay, Selahattin Alpay, Ahmet Satılmış, Cemal Öztaş, Süleyman Yücedağ, Ahmet Bildirici, Aynur Doğan, Mehmet Balaman, Ali Abbas Aslantürk, Hasan Durak, Mesut Salman, Nur Ertürk, Burcu Doğan, Songül Karlı, Hıdır Göksu’nun da olduğu onlarca sanatçı yorumlamış.
Yayımlanan 4 şiir kitabı vardır:
Aşk ve Gurbet - Birinci Kitap.
Aşk ve Gurbet - İkinci Kitap.
Aşk ve Gurbet - Üçüncü Kitap.
Aşk ve Gurbet - Dördüncü Kitap.
Kanser tedavisi görürken korona virüse yakalanan ünlü halk ozanı, 14 Kasım 2020 tarihinde, 80 yaşında aramızdan ayrılmıştı.
Ailesinin ve sevenlerinin başı sağ olsun!
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.