Alaattin Karaer
2018 Yılında Kaybettiklerimiz (9)
sanat kalemi
Aliye AKKILIÇ!

Ela gözlüm ben bu elden gidersem
Zülfü perişanım kal melül melül
Kerem et aklından çıkarma beni
Ağla gözyaşını sil melül melül
Elvan çiçekleri takma başına
Kudret kalemini çekme kaşına
Beni ağlatırsan doyma yaşına
Gez benim aşkımla yar melül melül
Karacaoğlan der ki ölüp gidince
Ben de güzel sevdim kendi halimce
Varıp gurbet ile vasıl olunca
Dostlardan haberi al melül melül…
Erzurum yöresi türküsüyle özdeşleşen Türk halk müziği ses sanatçısı, Aliye Akkılıç’ta 2018 yılında kaybettiklerimiz kervanına katılan sanatçılardandı.
1933 yılında Samsun’da doğdu. Aslen Erzurumlu olan sanatçı, babası ve annesini küçük yaşta kaybettiğinden ortaokuldan sonra liseye devam edemedi. Sanat hayatına 1947 yılında Ankara Halkevi’nde başladı.
1954 yılında TRT Ankara Radyosu sınavını kazandı ve radyonun kadrolu sanatçısı oldu.
1981 yılında emekli olana kadar sesini radyolardan bütün Türkiye’ye duyuran sanatçı, enstrüman olarak orta derece bağlama çalardı.
Özellikle okuduğu uzun havalarla tanınırdı. 2008 yılında biri TRT Arşiv Serisi’nden diğeri Odeon Müzik’ten olmak üzere iki albümü çıktı.
“Yurttan Sesler”in üyesi ve Muzaffer Sarısözen’in yaşayan son öğrencilerinden olan, Türk halk müziğinde ekol olmuş sanatçı, bir neslin türküleri sevmesinde güzel sesinin ve yorumunun katkısı olmuştu.
01 Şubat 2018 tarihinde, 85 yaşında aramızdan ayrıldı.
Ailesinin ve sevenlerinin başı sağ olsun!
Zeki KESKİN!

Bir dönem Yeşilçam’ın ünlü isimleriyle kamera karşısına geçen 90 santimetre boyundaki ‘Bitirim Zeki’ olarak tanınan Zeki Keskin’de aramızdan ayrılmıştı.
Cenazesinin ardından kız kardeşi; “Nereye gidiyorsun gardaş” diyerek göz yaşı döküyordu…
1948 yılında Sivas’ın Ayli köyünde doğdu. 16 yaşında sahneyle tanıştı. İlk olarak Ankara Devlet Tiyatrosu’nda seyircinin karşısına çıktı. Daha sonra, “Fabrikanın Gülü, “karayılan”, Kasımpaşalı Recep” ve Ana Beni Eversene” gibi filmlerde rol aldı. Kısa sürede “Bitirim Zeki” olarak kısa sürede ün saldı.
Yeşilçam’da birçok yapımcının dikkatini çeken ve çok sayıda film teklifi almaya başlayan Zeki Keskinin yaşamı, geçirdiği trafik kazasıyla alt üst oldu. “Fabrikanın Gülü” filminin 1964 yılında Zonguldak’ta yapılan galasından dönüşte kaza geçirmesi sonucu, tekerlekli sandalyeye mahkum oldu. 1,5 yıl süren tedavisinin ardından 6 aylık Yeşilçam macerasını sonlandırmak zorunda kaldı.
Memleketi Sivas’a döndü. 51 yıl önce dönemin Belediye başkanı tarafından kendisine verilen iki metrekarelik büfeyi, yatak odası ve mutfak olarak da kullanarak yaşam savaşını sürdürmüştür.
Yediden yetmişle vatandaşların yoğun sevgisiyle karşılanan Zeki Keskin’e, ölümünden üç ay önce Sivas Belediye meclisi kararıyla, büfesinin karşısındaki parka adı verilmişti.
03 Şubat 2018 tarihinde aramızdan ayrılmıştır.
Ailesinin ve sevenlerinin başı sağ olsun!

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.