1. HABERLER

  2. SPOR

  3. Zıkkımın kökünü yiyin!
Zıkkımın kökünü yiyin!

Zıkkımın kökünü yiyin!

Görev yaptığım okulda bayan arkadaşlarımdan birisi, sohbet esnasında dört yaşındaki kızının kendisinden ahtapot pişirmesini istediğini söyleyince...

A+A-

Görev yaptığım okulda bayan arkadaşlarımdan birisi, sohbet esnasında dört yaşındaki kızının kendisinden ahtapot pişirmesini istediğini söyleyince hepimiz şaşırdık doğal olarak. Çünkü benim bildiğim çocuklar, ya çikolata ister anne ve babalarından yada patates kızartması. Bu ahtapotta nerden çıktı dedik kendi kendimize. Acaba çocukta mı bir tuhaflık var diyesim geldi. Fakat, tabii ki uygun bir davranış olmazdı. Sebebini sorduğumda çok şaşırdım. Meğer çocuk televizyonda reyting rekorları kıran yemek programlarını annesi izlerken görmüş ve ahtapotun pişirilmesine şahit olmuş, merakından istemiş. Bu olay işin sadece yemek tercihi konusunda çocuğu etkileyen boyutu, birde kültürel değerler açısından etkileşimimize bakmak lazım. "Misafir umduğunu değil bulduğunu yer. Kültürüyle büyümedik mi? hepimiz." diye sorsalar. "Evet öyle" deriz muhakkak. O zaman biz yıllardır kandırıldık mı? yoksa bugün televizyon ekranlarına milyonları bağlayan ve yaptıkları yemekleri birbirine ikram ederken kültürümüz ve yaşam tarzımızla tamamen ters tavır ve davranışların sergilendiği programlar neyin nesi. Kültürümüzde yozlaşmamı oluyor? Yoksa, zaten kültürümüz yozdu da birileri "Kral Çıplak" mı dedi? Takdir sizin... Misafirperver bir neslin torunlarız diye sürekli övünürüz. Ama bakıyoruz televizyon ekranlarında insanlar gelen misafirlerini yada misafirler (daha ev sahibinin ekmeği kursağındayken) ev sahiplerine demediklerini bırakmıyorlar. Diyebilirsiniz ki "Yaa bunları eğlence olsun diye seyrediyoruz, zaten onlarda reyting için kavga ediyorlar. ". Bunu bir teselli olarak kabul etmek gerçektende traji komik bir olaydır bence. Geleceğimizi emanet edeceğimiz çocuklarımıza, bizim mutfak kültürümüzü ve misafirperverliğimizi bu şekilde tanıtmak, damarlarımızda dolaşan kanın asaletiyle ne kadar örtüştüğü de tartışma götürmez bir konudur. Bizler misafire sanki düşmanımızmış gibi davranan yada ev sahibinin yaptığı ikramları burun kıvırarak eleştiren ve beğenmeyen bir neslin evlatları değiliz. Hatır için yenen tavuğun pişmiş olması veya çiğ olması da bizim için önemli değildir. Çünkü ikramda bulunanı onure etmeyi büyük bir erdem olarak bilerek büyüdük bizler. Toplumları ayakta tutan olguların başında toplumsal değerleri gelir. Toplumsal değerlerini ve kültürünü kaybeden bir toplumun " İLELEBET PAİDAR " kalması olanaksızdır. Değerlerimize ve kültürümüze sahip çıkalım. Bizler, tüm dünyaya misafirperverliğiyle adından bahsettiren bir millet olarak, ne evine gelen misafire onur kırıcı bir davranışta bulunacak, nede misafir olduğu evin sahibini rencide edecek davranışlarda bulunacak kadar küçülmedik vede küçülemeyiz. Belki reyting için yapılıyor. Belkide sahiden durum böyle, ama ne olursa olsun misafiri olduğu evin yemeğine beğenmeyen kişilere "Zıkkımın Kökünü Yeyin " demek geliyordur içinizden, ama demeyin çünkü yakışmaz bize.

Bu haber toplam 268 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.