1. YAZARLAR

  2. ALAATTİN KARAER

  3. YURTTA BARIŞ, DÜNYADA BARIŞ!
ALAATTİN KARAER

ALAATTİN KARAER

SANAT KALEMİ
Yazarın Tüm Yazıları >

YURTTA BARIŞ, DÜNYADA BARIŞ!

A+A-

kose-yazisi--alaattin-karaer-017.jpg

Sömürünün hız kesmeden arttığı, coronodan dolayı da açlığın ve yoksulluğun gittikçe arttığı, düşünce özgürlüğünün hat safhaya ulaştığı bir yaşam…

Fakat birkaç gündür evden uzaktayım, ne televizyon izliyorum, ne gazete okuyorum. Hayat ne güzelmiş! Ne corona var benim için ne Euro artışı, ne dolar artışı, ne altın artışı beni hiç etkilemiyor. Zaten maaşımı da dolar olarak almıyorum. Benzin zammı da beni etkilemiyor. Aynı tutarda alıyorum. Televizyondaki boynu yerinden dönmeyen palavracı yalakaları da seyretmediğim için sinirlerimde yerinden zıplamıyor…

     Buna rağmen hiçbir şeyden ders almıyoruz. İnsanca, kardeşçe, yaşamayı öğrenemedik bir türlü! Ekonomik çıkarlar yüzünden insanın insanı kıymasına engel olamadık. Ne oldu! Corona geldi, belki o insanları biraz sağ duyulu düşünmeye davet eder mi demiştik. Oda bir şeye yaramadı. Savaşlarda kaybettiğimiz ölümlere ek olarak can kaybı daha da artmaya başladı. Kefenin cebi yok ki!  Gönül ne hanlar ister  nede saraylar... Gönül insanca bir yaşam ister, gerisi palavra…

    İkinci Dünya Savaşı 1 Eylül 1939 günü Nazilerin Polonya'yı işgaliyle başlamıştı. Ardında 50 milyonu aşkın ölü, milyonlarca yaralı, sakat, acı, gözyaşı ve enkaz yığını haline gelmiş şehirler, kasabalar bırakarak 1945 Mayıs'ında bitmişti. İnsanlık tarihinin gördüğü bu en kanlı savaşın başladığı günü, yani 1 Eylül'ü bütün dünya ulusları Dünya Barış Günü olarak ilan ettiler.

     Bugün; 1 Eylül “Dünya Barış Günü”.

     Olaylı günlerin yaşandığı dünyada ve ülkemizde belki gelecek günlerin barış içinde olması özlemiyle kızımızın ismini “BARIŞ” koymuştuk. .

    Düşünüyorum da insan gibi insan olmak güzeldir. Sadece insana has iyi davranışlar, insanlığın ihtiyaç duyduğu bir şeydir.

     Fakat insanlar eskilerden beri farklı sebeplerle birbirleri ile dövüşmüşler, daha da ileri giderek savaşmışlardır. Kimisi inançları, kimileri toprakları için savaşmışlar. Üstelik birbirlerini tanımadıkları halde kan dökmüşler, birileri isteği için. Neden! neden! diyorum yeniden. Bu kadar insan ölüyor. Savaşlarda verilen paralarla daha güzel bir dünya kurulamaz mı? Çocuklar öksüz, kadınlar kocasız kalmasa, şu kan gözyaşı akmasa ne olur sanki. Yıllarca insanlar birbirleriyle savaşmışlar. Peki ya sonuç ne olmuş? İnsanlık yararına kazanmak şöyle dursun nice nesiller yok olmuş bu uğurda. Buna rağmen savaşlarda bitmiyor devam ediyor…

    Aslında her insanın istediği tek bir şey var o da “BARIŞ”. Umudumuzu yitirmemek, insanın değerini korumak için savaşsız bir dünya düşlemek, barışı düşünmek, ona bir şans vermek zorundayız. Şu biz insanlar hep birlikte barış’ı denesek olmaz mı!

     Tüm dileklerimiz, söylemlerimizde ve yazılarımızda kalıyor…

      Havanda su dövüyoruz galiba! İnsanların bir kulağından giriyor diğerinden çıkıyor.

      Bugün 1 Eylül! Dünyada hala savaşlar var!

      “Savaş günü” veya “Savaşlar günü” desek yerinde olacak!

     İnsanlık tarihi kadar eski olan savaşlar tarihi, ilkel topluluklarda var olmak ve yaşamı sürdürmenin koşulu iken; kapitalist dünyada yeni pazarlar oluşturmanın, bencilliğin, çıkarcılığın insan ruhuna işlemesinin kendisidir.

     Belirli azınlık çıkar çevreleri, insanı insana, kardeşi kardeşe kırdırmaktaki başarılarını günümüzde de devam ettirmekten kendilerini geri bırakmıyorlar. Küçücük masum çocuklar dahi bu zalimlerin kurbanı oluyorlar. İnsanoğlu var olduğundan beri, hiç bitmeyen küçüklü büyüklü insanlık suçu. Bu suçu işleyenlerde yine bizleriz.  Çoğunluğun istediği Barış’ı ne yazık kı çoğu ülkeler yaşayamamaktadır. Hiçbir ülke, savaşla başarıyı sağlayamamıştır.

     Ülkemize ve tüm dünya ülkelerine ilke olmuş sözü bizim ulu önderimiz Mustafa Kemal ATATÜRK yıllar önce söylemiştir.

   "Yurtta barış, dünyada barış"

     Bu sözü bugün tüm ülke ve insanlarına bir daha haykırmak istiyoruz.

    "Yurtta barış, dünyada barış"

     İşte bu sözden yola çıkarak insan haklarını savunan, huzur, güven ve mutluluk içerisinde yaşamak isteyen, savaşın ve terörün acısını yüreklerinde hisseden tüm insanlarımızı bu günde, dünya barışını tehdit eden savaş çığırtkanlarını ve terörü lanetlemeye davet edelim.

     Bu nedenle, barış ve istikrar ortamını bozucu bölgesel anlaşmazlıkların, şiddet ve terör hareketlerinin önlenmesi, açlıkla mücadele, çevre sorunlarına çözüm bulma gibi konularda sağduyu sahibi herkesin, üzerine düşen görev ve sorumluluğun bilinciyle hareket etmesi gerekmektedir.

     Bireylerin hak ve hürriyetleri evrensel çapta değer bulurken, tüm dünya insanlarının ortak tek temennisi ırk, dil, din, kültür farkı gözetmeksizin insanca yaşamlarını sürdürülebilir barış ortamının sağlanması yönünde.

     1 Eylül Dünya Barış Günü’nde, terörden arınmış bir dünyada, mutluluğa, huzura, sevgiye, hoşgörüye, kardeşliğe ve dünya barış’ına hep birlikte kucak açalım!…

     Barışın, kardeşliğin ve demokrasinin yerleşmediği ülkelerde, insanların var olan kazanımlarını koruyabilmesi mümkün değildir.

     Barış içinde, savaşsız bir dünya yaratmak dileğiyle...

      “Dünya Barış Günü” bu bilinçle kutlu olsun!

 

Bu yazı toplam 587 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.