1. YAZARLAR

  2. MEHMET BAYRAK

  3. Yoksulun acâib duası
MEHMET BAYRAK

MEHMET BAYRAK

Emekli İlahiyatçı
Yazarın Tüm Yazıları >

Yoksulun acâib duası

A+A-

Çalışıp kazanmadan helal rızık isteyen ve duası kabul edilip kendisine inek verilen kişinin hikayesi:

Fakir bir adam gece gündüz çalışıp kazanmadan kendisine helal rızık verilmesi için aylarca Allah’a dua ederdi. Bir gün aniden evinin içine bir inek girdi. Adam da: Rabbim duamı kabul etti ve bana bunu rızık olarak gönderdi, dedi ve ineği kesip afiyetle yedi. Biraz sonra ineğin sahibi gelip: Aptal, hırsız adam, niçin kestin ineğimi? deyince fakir:

Ben rabbimden helal rızık istiyordum. Duam kabul oldu. Bu inek benim nasibimdi, kestim. Al sana cevap, dedi.

İnek sahibi öfkelendi ve yakasına yapışıp birkaç yumruk attı. Ve yakasından tutup Hazreti Davud’un huzuruna götürdü. Davud (aleyhisselam) hem peygamber, hem de padişah idi.

Yoksul adam ifadesinde: Ben Cenab-ı Hakk’a dualar ettim, yanıp yakarırken nice çileler çektim. Eminim ki ettiğim dualar kabul oldu.

İneğin sahibi: Müslümanlar, dedi. Şu alçağın saçmalamalarına bakın! Allah aşkına, dua benim malımı nasıl olur da kendisine helal kılar? Böyle olsaydı, bütün âlem düşmanlıkla bir dua edip başkasının malını alırdı! Böyle olsaydı, körler dua ederek herkesten zengin olurlardı…

Yoksul adam yüzünü göğe çevirerek: Ey benim Rabbim! Maceramızı senden başka kimse bilmez. O duayı bana sen öğretmiştin. Hazreti Yusuf’un rüyası gibi.

Hasmı ona: Yüzünü bana doğru çevir, niye yüzünü göğe çevirdin? Hile yapıyor, göz boyuyorsun, aşktan, yaklaşımdan söz ediyorsun. Kalbin kararmışken hangi yüzle yüzünü göklere çeviriyorsun?

Bunlar bu konuşmalarla tartışarak Hazreti Davud’un  huzuruna çıktılar. Davacı durumu olduğu gibi anlattı: İneğim bu adamın evine girmiş, o da kesmiş. Sor niçin kesmiş!

Davalı: Aylardır Rabbime dua ediyordum. Nihayet inek gelince ben rızkımın geldiğine değil duamın kabul edildiğine sevincimden ineği kestim, dedi. Davud (a.s.):

Sen bunları bırak da bir delil söyle. İneği satın mı aldın, hibe mi ettiler, yoksa miras yoluyla mı sana geldi? Ya senin olduğuna bir kanıt getir, ya da adamın ineğini öde!

Davalı secdeye kapanıp: Ya Rabbi! Bu hükmün yanlış olduğunu –benim kalbime düşürdüğün gibi- Davud Nebi’nin kalbine de düşür, diye ağlayarak dua etti.

Bu durum Hazreti Davud’un yüreğini sızlattı: Bana bir süre mühlet verin, dedi ve namaza durdu. Namazda olayın perde arkası Hazreti Davud’a bildirildi. Duruşma yeniden başladı. Bu sefer Hazreti Davud davacıya: Bu müslümanı bırak ve ona hakkını helal et, Allah senin sırlarını örtmüşken sesini çıkarmadan çek git. Değilse sırların meydana çıkacak, dedi. Davacı:

Vay başıma gelenler! Bu nasıl hüküm, bu nasıl adalet? Benim için yeni şeriat mı getireceksin? Ey ahali! Görüyor musunuz peygamberin adaletini… diyerek bağırıp çağırmaya başladı.

Hazreti Davud ona tekrar: İnekten vazgeç ve bütün malını da ona bağışla. Yoksa işin zor olacak. Ona yaptığın zulüm açığa çıkmasın diye sana söylüyorum, dedi.

Davacı dövünüp yırtınarak: “Sen zulüm üstüne zulüm katıyorsun..” dedi. Hazreti Davud: “Git artık! Çocukların ve eşin de onun kölesi oldular. Fazla konuşma!” dedi.

Bu durum üzerine herkes de Hazreti Davud’u kınamaya başladılar. Bu adaletsizlik bir peygambere yakışmaz, dediler.

Hazreti Davud: Artık bu sırrın meydana çıkma zamanı geldi. Buyurun hep beraber şehir dışına çıkıyoruz, dedi. Sahrada büyük ve gür bir ağacın yanına geldiler. Hazreti Davud: “Bu ağacın dibinden kan kokusu geliyor. Şurayı kazın” dedi. Orayı kazdıklarında boğazından kesilmiş bir cesetle üzerinde davacının adı yazılı bir de bıçak buldular.

Davud (as) son kararını verdi: “Davacı, davalının babasının kölesiydi. Davacının karısı da öldürülenin cariyesiydi. Bu adam (davacı) burada efendisini öldürüp buraya gömdü ve ölenin cariyesi ile yüz tane ineğini alıp götürdü. Sonuç: kendisi köle olduğu için, kölenin bütün malları efendisinindir. Cariyenin bütün malları da efendisinindir. Bu cariye ile davacının mallarının tamamının asıl sahibinin oğluna (davalıya) verilmesine, ayrıca kısas olarak da aynı bıçakla davacının kellesinin kesilmesine karar verilmiştir.

Meselenin iç yüzünü öğrenenler Hazreti Davud (as)dan defalarca özür dilediler.

Mesnevî 2305-2505nolu beyitlerin tercümesi Konya Büyük şehir belediyesi baskısı.

 

Bu yazı toplam 889 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.