1. YAZARLAR

  2. ALAATTİN KARAER

  3. Yılın ilk acı kayıbıydı…
ALAATTİN KARAER

ALAATTİN KARAER

SANAT KALEMİ
Yazarın Tüm Yazıları >

Yılın ilk acı kayıbıydı…

A+A-

sanat kalemi

Gülriz SURURİ!

alaattin-karaer--kose-yazisi3-031.jpg

 

     2018 yılında kaybettiklerimiz yazılarına başlamadan ve bitirmeden, yılın ilk gecesi sessiz sedasız bir ölüm!

     Ölüm tarihi 31 Aralık mı, yoksa 1 Ocak mı diye yazılacak…

     Ne fark eder, saatine göre tarih yazılır, fakat genelde gecede ölse o gün ki tarih yazılıyor ölüm ve doğumlarda!

     İşte herkesin bildiğini sandığım sanatçının ölümü!

     Acı haber tez duyulur derler de, bazen yakında da olsan duyulmuyor. Endonezya gezimiz dönüşü öğrenmiştik ünlü sanatçımızın ölüm haberini!

     Ben o kadar yaşı olduğunu sanmıyordum Gülriz Sururi’nin…

     Cenazesi sesiz sedasız olmuş, yazısı da geç oldu.  Kendisi istemeseydi, inanıyorum ki, cenazesinde adım atacak yer bulunmayacak kadar kalabalık bir ortam olurdu…

     2 yıl önce gazeteci Ayşe Arman’a verdiği röportajda cenazesi ile ilgili vasiyetinin nedenini anlatmış;

     İyi de Engin Cezzar’a bir cenaze töreni ya da bir anma töreni güzel olmaz mıydı?

     - Ben yine gerçekçi gerçekçi konuşacağım şimdi: Bizdeki cenaze törenleri kötü oluyor. Bana samimiyetsiz geliyor. Avlu kokteyllerine dönüşüyor. Biz, merasim bilmiyoruz, ölüye saygı duymuyoruz. İnsanların dedikodu yaparak orada vakit geçirdiklerini, sosyalleştiklerini çok gördüm. Birbirini görmek için gelenler olduğunu da biliyorum. Bu da bana fena geliyor. Ben bir camiye, bir cenazeye gittiğimde, artık aramızda olmayan o kişiden başka bir şey düşünmemeye çalışırım. Çünkü orada ona yarım saat vereceğim. Tamamında onunla ol. Ama biz, böyle yapamıyoruz. O bakımdan da tören istemedik...

     Beraber verdiğiniz bir karar mıydı?

   - Tabii ki. İkimiz için de geçerli bir karar...”

     Gelin birlikte, ölümünden sonra tanımaya çalışalım Gülriz Sururi’yi.

     1929 yılında İstanbul’da doğan, tiyatro, sinema ve dizi oyuncusu, yapımcı ve yönetmen, yazar Gülriz Sururi, aileden gelen bir sanatçı. Genç yaşta ölen annesi Suzan Lütfullah Sururi (1909-1933), Opera sanatçısı, ülkemizin ilk profesyonel primadonnasıdır. Babası operetin bizde ilk kurucularından Lütfullah Sururi’dir. (1904-1967).

     Amcaları, ilk operet tiyatrosu oyuncu ve yazarları Yusuf, Celal, Ali Sururi’dir. İlk sahneye çıkan Türk kadını Mevdude Refik Hanım’ın yeğenidir. 28 Ocak 2017 tarihinde aramızdan ayrılan tiyatro sanatçısı Engiz Cezzar’ın da eşiydi.

     Eğitimine tiyatro alanında devam etti ve çocuk yaşta, Muhsin Ertuğrul’un isteğiyle 12 yaşında İstanbul Şehir Tiyatrosu’nda sahneye çıktı. Muhsin Ertuğrul onu yetenekli bularak Konservatuar’a öğrenci seçti. Orada dönemin önemli öğretmenlerinden tiyatro, şan, bale dersleri aldı. Küçük yaşta yaşamını kazanmak zorunda kaldı. Konservatuar’ı bitirmeden kimi özel topluluklarda başroller oynamaya başladı. İstanbul Şehir Tiyatrosu’nda M.Ö. 456 – M.Ö. 386 yılları arasında yaşamış komedi yazarı Aristophanes’in “Kurbağalar” ve oyun yazarı, romancı, denemeci, diplomat Jean Giraudoux’un “Su Kızı” oyunlarıyla sahneye çıkarak 1943 yılında profesyonel oyuncu oldu. Bir yandan da babasının kurduğu topluluğun oyunların da küçük rollere çıktı, büyük ustalar yanında çıraklık yaptı.

     1955 yılında Muammer Karaca Topluluğu’nda oynamaya başladı. Burada Selim Naşit Özcan – Adile Naşit ile kış turnesine çıktı.

     1960 yılında Dormen Tiyatrosu’na geçti.

     1962 yılında eşi Engin Cezzar ile Gülriz Sururi- Engin Cezzar Tiyatrosu’nu kurdu.

     Sanatçı, yumuşak oyunculuğuyla, dramdan güldürüye ve müzikli oyunlara kadar her türlü eserde başarılı tipler çizdi. Bunun dışında Türk tiyatrosuna yönetici olarak da katkıda bulundu. Yazdığı kitaplarla da dikkatleri çekti.

     Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde bir süre oyunculuk dersleri verdi. “Müzik Hallerim” isimli müzikli oyunlarında söylediği şarkılardan oluşan bir albüm de yaptı.

     1 televizyon dizsinin yönetmenliğini, 1 televizyon dizisinin yapımcılığını üstlenmiş, 2 televizyon dizsi ve 1 sinema filminde rol almış, bazı sinema filmlerinde seslendirme yapmıştır.

 

     Ödülleri:

     1961 - İlhan İskender Tiyatro Ödülü – En İyi kadın Oyuncu (Sokak Kızı İrma oyunundaki rolüyle).

     1965 - İlhan İskender Tiyatro Ödülü – (Teneke ve Zilli Zarife’deki rolleriyle).

     1966 - İlhan İskender Tiyatro Ödülü – En İyi Kadın oyuncu.

     1970 - İlhan İskender Tiyatro Ödülü – (Hint Kumaşı oyunundaki rolüyle).

     1971 – Türk Kadınlar Birliği tarafından Yılın Kadını – En İyi Kadın oyuncu.

     1983 – Avni Dilligil Ödülü (Kaldırım Serçesi’ndeki Edith rolüyle).

     1983 – İzmir Gazeteciler Derneği’nin Altan Artemis Ödülü.    

     1983 – Milliyet Gazetesi’nin Süperstar Tiyatro Oyuncusu Ödülü.

     1998 – Kültür Bakanlığı Devlet Sanatçısı unvanı.

     2015 – Yeni Tiyatro Dergisi Emek ve Barış Ödülleri.

     2017 – Sadri Alışık Tiyatro ödülleri (Onur Ödülü).

     Rol aldığı tiyatro oyunları: Söyleyeceklerim Var, Kaldırım Serçesi, Kabare, Teneke, Keşanlı Ali Destanı, Sokak Kızı İrma, Sözde Melekler…

    Yönettiği tiyatro oyunları: Kısmet, Fosforlu Cevriye, Biz Sıfırdan Başladık.

    Yazdığı kitaplar: Kıldan İnce Kılıçtan Keskin (anı), Biz Kadınlar (deneme), Bir An Gelir (anı), Girmediğim Sokaklarda (öykü), Gülriz’in Mutfağından (Yemek), Seni Seviyorum (roman).

     Gülriz Sururi, İstanbul Gümüşsuyu’ndaki binalarını, 1973 yılında yazar Aziz Nesin tarafından, eğitim olanaklarından yoksun çocukların topluma yararlı bireyler olarak yetiştirmesi amacıyla kurulan Nesin Vakfı’na bağışlamış.

     Anlamlı bir bağış üzerine Ali Nesin’in açıklaması şöyleydi;

     “ Sevgili Dostlar,

     Babamın sevgili dostları, benim ise çocukluğumdan beri hayranlıkla izlediğim Gülriz Sururi ve Engin Cezzar, bu dünyaya veda etmeden önce, bir dairesinde yaşadıkları Gümüşsuyu’ndaki beş katlı binayı bir kültür ve sanat evi yapılmak üzere Nesin Vakfı’na bıraktılar. Böylece hayatımıza yeni bir yön verdiler.

     Kendilerini şükranla, sevgiyle, saygıyla anıyorum.”

     31 Aralık 2018 gecesi aramızdan ayrıldı.

     Ailesinin ve sevenlerinin başı sağ olsun!

alaattin-karaer--kose-yazisi1-067.jpgalaattin-karaer--kose-yazisi2-064.jpg

Bu yazı toplam 339 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.