1. HABERLER

  2. SPOR

  3. Yetîmi’nin Yetimlerine
Yetîmi’nin Yetimlerine

Yetîmi’nin Yetimlerine

No:853-SEYFLİ’DEN DEMİR DOĞAN KANDEMİR Şeker Dede “Yetîmi’nin yetimlerine” adını koyduğu şiirine önce kendine “çok ileri gidiyorsun” diye...

A+A-
No:853-SEYFLİ’DEN DEMİR DOĞAN KANDEMİR Şeker Dede “Yetîmi’nin yetimlerine” adını koyduğu şiirine önce kendine “çok ileri gidiyorsun” diye başlamış, çuvaldızı kendine, iğneyi başkasına batırmış. Kırıkkale’deki şâirlerin pek çoğu, şiirlerini meydana çıkarmıyor, yüreklerinin yangınını saklıyor, şiir dinletimize katılmıyorlar. Şeker Dede, şiirlerin edep dolu olduğunu belirtiyor, aslında bir hakkı teslim ediyor. “Âdet böyle, töre böyle, Îman nasıl onu söyle” gibi. Şâirler, şiir dinletimiz için akıl veriyor, verdikleri akıla kendileri uymuyor, kaçıyorlar. Telefonla arıyor, “Figani neredesin?” Figani “İzmir, Ankara, köy’deyim ağabey” “sonraki şiir toplantısına geleceğim” diyor ve bir şey bahâne ederek, kaçıyor, aldatıyor, gelmiyor. Emiroğlu’nu telefonla arıyorum. Emiroğlu “Ramazan’da şiir toplantısı mı olurmuş?” diye kafa tutuyor. Sûretâ yumuşak gibi görünüyorsa da sert, kırıcı sözler söylemekten çekinmiyor, bizi sertlikle suçlamaktan da geri kalmıyor. Aynı Emiroğlu bir şiir toplantısından sonra, “şiir dinletisinde duygulandım; neredeyse ağlayacaktım” diyor, diyor da ben de Emiroğlu’na, “kendinize iyi bakınız!” diyorum. Şeker Dede’nin şiirinin tümünü bir kerede yayınlamak için sözü Şeker Dede’ye veriyor, Allâh’ın bizlere ihsân ve armağan ettiği Türkiye’mizin gülü, güllerin bülbülü Şeker Dede’ye iki cihan saâdeti diliyorum. 11.1.2012 YETÎMİ’NİN YETİMLERİNE Çok ileri gidiyorsun, Sözlerini bil Dede’m. Deve dikeni gibisin, Değilsin öksüz çiğdem. Kırıkkale şâirleri, Edep dolu şiirleri, Ne de parlak fikirleri, Yetîmi’nin yetimleri. Derdi gören şâir olur, Defter arar, kalem bulur, Uçar, kaçar har har solur, Yetîmi’nin yetimleri. Cöngerî ki, epey gitti, Emiroğlu kaçtı pırttı, Figani’de yaka yırttı, Yetîmi’nin yetimleri. Uzun yolu kasarlar, Sözlerini asarlar, Kitaba el basarlar, Yetîmi’nin yetimleri. Şiir günü gelmezler, Hatır, gönül bilmezler, Kusur varsa silmezler, Yetîmi’nin yetimleri. Çetiner’de isim koymuş, Öncü olup, söze doymuş, Kaçmak için tünel oymuş, Yetîmi’nin yetimleri. Dinletimiz bir, bir Pazar, Taş mı değdi, yoksa nazar, Kaçar tâ İzmir’e kadar, Yetîmi’nin yetimleri. Yüklü, güçlü şiir yazak, Konuşurken tümü kazak, Yetîmi’ye kurmuş tuzak, Yetîmi’nin yetimleri. Ters gitse de bütün işler, Çene çalan hatâ işler, Gündüzleri görür düşler, Yetîmi’nin yetimleri. Kamyonlara binecekler, Tüm kaçaklar gelecekler, Atölye’ye dönecekler, Yetîmi’nin yetimleri. Çile dolu bütün hayat, Biri ehil, biri hoyrat, Biri tâze, biri bayat, Yetîmi’nin yetimleri. Şeker Dede’m yine azdı, Kuyu, hendek, çukur kazdı, Günahsıza, günah yazdı, Yetîmi’nin yetimleri.

Şeker Dede

Abdülfettah Piliç

Bu haber toplam 213 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.