1. HABERLER

  2. SPOR

  3. Yeni Bir Başlangıç-BATUHAN TALU
Yeni Bir Başlangıç-BATUHAN TALU

Yeni Bir Başlangıç-BATUHAN TALU

 Belki bu hayatta baştanbaşa haklıydık veya bir haksızlığa sürüklendik nerden bilebiliriz ki… Daha doğrusu kendi hatalarımızı bir nebze bile olsa...

A+A-
batuhan Belki bu hayatta baştanbaşa haklıydık veya bir haksızlığa sürüklendik nerden bilebiliriz ki… Daha doğrusu kendi hatalarımızı bir nebze bile olsa hafifletmek için bu sebepsiz olan hatalarımıza birer kılıf uydurduk. Ve onları dostlarının yanına yani ne zaman bir hata yapsak kaldırıp koyduğumuz tozlu rafların bir parçası olarak sakladık. Sanki bu tozlu raflarda ki hatalarımız bir gün bizlerin önüne birer engel olarak çıkacağını bilmeden. Hatalarımız her geçen gün biraz daha büyüyerek insana bir kat daha acı veren bir çıban gibidir. Hal böyleyken neden her seferinde bu çıbanın baş vermesini bekleriz neden hataya bile bile gideriz. Belki de sürekli unuttuğumuz içindir demeyi çok isterdim fakat gerçeklerden kaçmaktan sıkılmadık mı? Çünkü insanoğlu hata yapmayı bir görev biliyor. Neden o çıbanı küçük bir yara iken umursamayız düşündünüz mü hiç… Fakat çıban büyüyüp baş verip insana acı vermeye başladığında hepimiz etrafımızda ki suçsuz kişileri kendi hatalarımızdan dolayı onları suçlamaktan kendimizi alıkoyamayız. Hiçbir zaman başaramadık aynı bayrak altında kardeşçe yaşamayı hâlbuki aynı dinin, aynı dilin, aynı toprağın insanıyız. Bu kadar ortak noktamız var iken neden hala insanlık üzerinde savaş var değil mi? Neden hala aynı bayrak altında kardeşçe yaşayamıyoruz? Fakat bu savaşları yaparken bilmiyor muyduk sonunda üzüntünün, ağıtın ve sayısız mezar taşının bizlerin etrafını saracağını. Her zaman harap edilen, hor görülen evlerinden, yurtlarından edilen ve evlatlarından ayrı düşürülen bizler neden hala bu kanlı kavganın birer parçası olmaktan vazgeçmiyoruz. Tek saygı duyduğumuz dini görüşü bile zalimlerin pis ellerine bırakarak kargaşaya ve savaşa sürükleniyoruz. Bizler birer sergilenen orta oyunu gibi Müslüman ülkelerin içinde bulunduğu vahşetin oyuncuları da yine bizleriz. Ha bir şey daha var sahne de tek biz değiliz kukla olarak kullanılan paralı piyonlar da var. Bizlere bazı şeyleri kabul ettirmek zorunda bıraktılar. Günahı sevap, sevabı günah olarak kabul ettik. Bizler birer kopan tesbihin boncukları gibi sağa sola doğru düşerken onlara hiçbir şey olmadı. İnsanoğlu yaratılışı gereği doyumsuzdur her zaman biraz daha fazla ister. Her zaman gözü yüksekte fakat insani değerleri alçaktadır. Doyumsuzluk, para, yemek, toprak, siyaset uğruna insanlık tarihi boyunca mazlumlar öldü ama zalimler yaşamaya devam etti. Bizler bunları aynı coğrafya üzerinde yan yana yaşarken yaptık. Bunları görmemize ve sesimizi çıkarmamaya devam ettik ve bunları hata olarak raflara kaldırmaya çalıştık. Biz bırakmaya ve unutmaya çalıştıkça bizlerin kavgalarından ve bizlerin birbirimize olan nefretinden beslenen politikacı ağabeylerimiz sevinç dolu gözler ve yeni planları ile bizleri izlemeye devam etti. Hâlbuki bizlerin farklı inançlardan, farklı siyasi görüşten, farklı ırktan hatta farklı takımlardan dostlarımız var ve bizler bir araya geldiğimizde aynı sofradan, aynı kaptan ve tastan su içmişliğimiz var. İşte olması gereken ve bizleri biz yapan insani değerler bunlar. Fakat ne zaman bunları yapmaya kalksak bazılarının hiç hoşuna gitmiyor. Ve akla direkt şu soru geliyor dünya coğrafyası üzerinde (Müslümanlar dışında) herkes iyi geçinirken neden bizler birbirimizin kuyusunu kazıyoruz. Bizler karıncayı bile incitmekten korkan bir peygamberi ümmeti olarak birbirimizin nasıl mezarını kazar hale geldik. Sürekli dile getirdiğimizde bunları tam bu sefer tepki uyandırdık dediğimiz vakit insanların dikkatlerini magazin programları, yarışma ve para ödülleri, birbirinden farklı nice televizyon programı ile güzelim vatanı bölmeye başlıyorlar. Peki, politikacı ağabeylerimiz bu arada ne yapıyor hiç soruyor musunuz kendinize. Sormuyorsunuz bence bundan sonra sormaya başlayın çünkü sizler sorgulamaya başladıkça onlar korkacaklar. Kabullenenler var bir de oynan bu oyunun bir parçası olmayı onlar soramazlar çünkü sorgulayamıyorlar. Onları izleyen ahraz politikacılar var. Ahraz dediysem hemen gerçek anlamayın onlar kendi aralarında birbirine laf yetiştirmede hepsi en az bir diğeri kadar ustadır. Bizler suçluyu sordukça onlar birbirini işaret ederler. Hepsi birbirine ağza alınmayacak hakaretler ediyorlar. Ve bizler kendi acımızı unuttuğumuz yetmiyor birde onlara güvenerek alkış tutuyoruz.  Bunları bilinçsiz yapıyorsun sen sahne de oyunu kendin oynuyorsun sanıyorsun ama yanılıyorsun o sahnenin arkasında seni birer iple kontrol eden patron ağaların var. Yıllardır toprak için cana kıyan o patron ağaları şuan en fazla iki metrelik bir çukura sahipler. Hayat gerçekten çok garip değil mi? Tam ağa bozuntularından kurtulduk derken bu sefer kendi insanoğlu kendi ihanetine uğradı herkes kendi menfaati için beraber hareket ettiği kardeşinin bindiği dalı kesti ve hala düşmekteyiz.  Demiştim ya dünya büyük bir sahne içinde ki binalar, avm’ler, gökdelenler… vs. birer dekor ve en önemlisi senaryoyu yazanlar yine kendi istekleri doğrultusunda yazıyor senaryoyu ve bizler ise sorgusuz oynarız. Biraz oyuna ara verelim diyorum en azından kendi hayatlarımızı kurtaramadıysak bile bizden sonra gelecek olan nesillere içinde sahnelenmeyen bir dünya bırakmaya çalışalım. En azından gayret edelim. Bir seferliğine bile olsa bu sefer kuralları bizler koyalım ve bizlere zorlara dayatılanlara seslerimizi yükselterek tepkimizi gösterelim. Eğer yapamazsak bunları onların istediği sisteme mecbur kalırız ve o sistemde senin ne yaşadığın bazı adamların umurunda bile değil. Simdi vakit kaybetmeden yeni bir dirilişe sen de imzanı at. UYAN VE AYAĞA KALK!    
Bu haber toplam 473 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.