1. YAZARLAR

  2. ALAATTİN KARAER

  3. Yavru Vatan Kıbrıs – 19
ALAATTİN KARAER

ALAATTİN KARAER

SANAT KALEMİ
Yazarın Tüm Yazıları >

Yavru Vatan Kıbrıs – 19

A+A-

Sanat kalemi

alaattin-karaer--kose-yazisi1-016.jpegalaattin-karaer--kose-yazisi2-015.jpegalaattin-karaer--kose-yazisi3-012.jpeg

     KÖŞKÜN HAVUZA AÇILAN BAR BÖLÜMÜ:

     Bu bölümde içki servislerinin yapıldığı servant. İçki kadehlerin ve Şarap şişelerinin konulduğu karşılıklı iki dolap orijinaldir.

     Duvarda görülen demir figürler ve resimlerin her biri birer burcu simgelemektedir. Boğa burcu, ikizler burcu, başak burcu, koş burcu ve oğlak burcu.

     Yunanlıların porselen tabak kırarak Sirkati oynadıkları tipik Rum tavernasıdır.

     Hollanda yapımı piyano, Kıbrıs’ın meşhur küp kebabının yapıldığı Fırın ve ocak orijinaldir.

     Yakaladıkları av hayvanlarını altına köz koymak suretiyle, elle çevirmeye gerek kalmadan, yanındaki mekanizma sayesinde çevirerek pişirip misafirlere sunulurmuş.

     Duvarda asılı olan hasır tabakların tamamı porselen tabakların bir kısmı, altı adet şarap fıçısı o döneme ait orijinaldir. Ocağın üzerinde bulunan asma yaprakları geyik derisinden üzümlerse, özel bir plastikten yapılmıştır

     Köşk gezimiz esnasında her odanın farklı bir renk olduğunu fark etmişsinizdir. Köşke gelen misafirler hangi renk odada kalıyorlarsa, taverna bölümünde o renge uygun masalara oturarak eğlence ve sohbetlerine devam ederlermiş, sebebi ise doğabilecek herhangi bir kavgayı ve kargaşayı önlemekmiş.

   ASLANLI KÜP:

     Burası köşkün Aslanlı küpü olup, küpün içi o dönemlerde şarap ile doluymuş.

     Arkasında bulunan devir dayım motoru sayesinde küpün içinde bulunan şarap aslanın ağzından misafirlerin kadehlerine akarmış. Bu şekilde şarap ihtiyaçlarını temin eden misafirler tavernaya geçip, eğlencelerine devam ederlermiş

     Paolides silah kaçakçılığı yaptığı dönemlerde iki dağ arasındaki vadinin oluştuğu bölüme silah taşıyan kaçakçı gemileri yanaşıyor Seyir mevkiinden fener yolu ile anlaşarak durumun uygunluğuna göre Silahlar ilk önce karayolu ile köşke, köşkten de ada içi ve ada dışı nakliyatları yapılıyormuş.

     Bu bölümün bir diğer özelliği ise buradan tüm vadiyi görebilmemize rağmen, vadinin neresinden bakılırsa bakılsın, gerek eğimin gerekse ağaçların konumu dolayısıyla köşkün hiçbir şekilde görülmemesi, bir nevi kamufle edilmiş.

    KÖŞKÜN BURUN MEVKİ:

     Şu anda bulunduğumuz yer köşkün burun mevkidir. Havanın açık olduğu geceleri Anamur’un ışığı, gündüzleri ise Toros dağları net bir şekilde görülmektedir.

     Görmüş olduğunuz boşluk bir oda genişliğinde vadiyi sağdan soldan görebilen iki adet penceresi ve makineli tüfek yuvasıyla köşkün savunma mevzisidir.

     Paolides’in adamları burada ağır makineli tüfekleriyle dışarıdan gelebilecek saldırılara karşı köşkü koruyorlarmış. Köşkün en büyük günah çıkarma yeri bu bölümde yer almaktadır.

     Sağ taraf da ise mülkiyeti İngilizlere ait olan İngiliz evleri bulunmaktadır. Buradaki taş blokların merkezinde bulunan taşın üzerinde durup yönünüz köşke doğru konuştuğunuz zaman sesiniz kulağınıza ekolu olarak gelmektedir. Bu bölümü yaptırmış olmasının nedeni kendisinin avukat olmasıyla,  Mahkemelere burada, kendisini bir mahkeme ortamı yaratarak hazırlanıyor oluşudur.

MAVİ KÖŞK VE HAVUZ:

     İsmini Akdeniz’in simgesi olan çocuğun altındaki balıktan almıştır.

     250 ton su alma kapasitesine sahip havuzun derinliği 1ila 3 metre arasında değişmektedir. 4 adet gece aydınlatma lambası ve fıskiyeler orijinal olup, halen çalışır vaziyettedir. Havuzun temizliği devir dayım motoru sayesinde sürekli temizlenmekte ve yenilenmektedir.

     DİLEK HAVUZU:

     Havuz mavi bir göz şeklinde olup, köşkün nazar boncuğu aynı zamanda dilek havuzu sayılmaktaymış. Dilek tutmak isteyen misafirin yüzünü köşke, arkasını havuza döndüğü, bir dilek tuttuktan sonra sağ elindeki bozuk parayı sol omzunun üzerinden havuza attığı, tur gelirse dileğinin kabul olacağı yıllar boyu anlatılarak, bugüne kadar ulaşmıştır. 

     Yasa dışı yollardan getirdiği silahlarla yüzlerce Türk’ün Rumlar tarafından katledilmesine yol açan Paolides’in akıbeti meçhuldür. Hak yerini bulmuştur. Onun çok sevmiş olduğu bu yer Rumlar için utanç abidesi olarak Mehmetçiğin koruması altındadır.

     Biraz kızgın, biraz üzüntülü şekilde havanın ısınması ile nemli havanın verdiği rehavetle otobüsümüze, yokuş aşağı beş parmak dağları karşımızda, Barış ve Özgürlük Müzesine doğru yol alıyoruz… devam edecek…

Bu yazı toplam 276 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.