1. YAZARLAR

  2. ALAATTİN KARAER

  3. Yavru Vatan Kıbrıs – 17
ALAATTİN KARAER

ALAATTİN KARAER

SANAT KALEMİ
Yazarın Tüm Yazıları >

Yavru Vatan Kıbrıs – 17

A+A-

Sanat Kalemi

 

alaattin-karaer--kose-yazisi1-014.jpegalaattin-karaer--kose-yazisi2-013.jpegalaattin-karaer--kose-yazisi3-011.jpeg

     Otelimize dönünce, sanki evimize gelmiş gibi oluyoruz. Yemek saatinde buluşmak üzere, dinlenmek için odalara geçiyoruz. Gündüz gezi boyunca telefonumu kullanmadım. Bu telefon konusunu sonra değerlendiririz. Otelin Whatsapp’ı bizim için kurtuluş oluyor. Dün gece yanımızdan ayrılarak, arkadaşı Olgun Bey’in Anadol otelinde kalmak için ayrılan oğlum, İstanbul’a döndüğünü yazıyordu.

     Kırıkkale’deki 10 yıl önce kiracımız olarak oturan asker emeklisi olan ve vefat eden Hüseyin Çelik’in kızının istediği Kırıkkale çitleğini de akşam oğluma vermiştim çalıştığı yere bırakması için.   Biz gündüz kültür turunda olacaktık. Ancak kendisi o anda yokmuş. Not yazıp, bırakmış.

     Hatice hanımdan da mesaj vardı: “Alaattin bey, oteldemisiniz, çok teşekkür ederimJ)))  Zahmet etmişsiniz çok, valla kendimi Kırıkkalede hissettimJ))”

     Sabah, kahvaltı sonrası, otelin bekleyen otobüs önünde buluşma, katılımcıların sayımı, eksik olanların beklenilmesi…

     Turlara katılanlar bunları yaşıyorlar…

     Otobüsümüz, yokuş yukarı çamlarla kaplı askeri bölgede bulunan, Ortadoğu’nun en büyük silah kaçakçısı unvanına sahip İtalyan asıllı Rum Paolides’in mavi köşk’ünü yol almaya devam ediyor. Yolun sağında otobüsümüzü yavaşlatan rehberimiz, bir ağacı gösterdi. Aşıkları temsil birbiriyle birleşmiş ağaç…

İki yanını sarmış çamlarla kaplı yoldan devam ediyoruz. Büyük ve yüksek araçlar zorlanır. Daha önce tüm Kıbrıs dağları böyle çam ormanları ile kaplıymış, fakat 1995 yılında çıkan yangın sonucu kilometrelerce ormanlık alan kül olmuş. Nedeni meçhul, çam kozalaklarının güneş etkisiyle alevlendiği ve onlarında sıçrayarak etrafa dağılması neticesin de sonuç böyle olduğu söyleniyormuş.

      Kıbrıs’ta sırlarla dolu görünmez bir kale, kaçakçının Mavi Köşkündeyiz.

    MAVİ KÖŞK:

     Girişte sivil giyimli askerler, gelen ziyaretçilere rehberlik yapıyor, birlikte gezerek gerekli açıklamaları yapıyorlardı. 

     Köşkün içinde, kameranın ve fotoğraf makinesinin yasak olduğu yazılı olmasına rağmen hatırlatılıyorlardı ayrıca.

     İç mekanda daha önce gittiğimde nasıl çekmişim hatırlayamadım.

   Ben daha önce iki kez gittiğim için, arka taraftaki büfenin yanındaki banklara oturup, çay veya kahve içeyim dedim. Para geçmiyormuş. Kredi kartıyla veriyorlarmış, vazgeçtim.  Grubun, ücret karşılığı havuz önünde toplu fotoğrafını çeken askerle, sohbet ettim. Çektiği fotoğrafları, fotoğraf makinemin kartına yükledi.

     Asker rehberin açıklamaları ve anlattıklarını da sizlerle paylaşmak istedim:

     Mavi köşke hoş geldiniz!

     Mavi köşkü dolaşırken bu köşkün yapıldığı dönemde Kıbrıs Türkleri Rum baskısı altında ve sefalet içinde yaşarken, Kıbrıs Rumlarının nasıl sefahat içinde yaşadıklarını göreceksiniz.

     Mavi Köşk Makarios’un Avukatı Orta Doğunun en büyük silah kaçakçısı masum insanların kanları karşısında servet sahibi olan İtalyan asıllı Rum Paolides tarafından 1957 yılında yaptırılmıştır.

     Köşkün müzik bölümündeyiz.

MÜZİK BÖLÜMÜ:

Bu bölümde anılarını yazdığı masası ve koltuğu, üç adet İtalyan Venedik manzaralı tablo, radyo- pikap, el işlemeli abajur ve İngiliz yapımı piyano orijinaldir. Diğer eşyalar ise köşke sonradan getirilmiştir.

     Diğer bir bölüme geçiyoruz.

     Bu bölümde görmüş olduğunuz bayanların yüz ve cilt güzelliklerine iyi geldiği söylenen süt banyolarını yaptıkları süt havuzudur. Ortasındaki heykel ise yunan aşk tanrısı eros’a aittir

     Köşkün bekleme ve dinlenme salonuna geçiyoruz anlatmaya devam ediyor.

Köşkün bu bölümünde ise o dönemlerde gelen misafirlerin bekleme ve dinlenme salonudur. Bu bölümde görmüş olduğunuz yarım silindir şeklindeki vitrin ve içerisinde bulunan gümüş işlemeli likör takımı orijinaldir. Yine bu bölümde iki adet fil dişi kabartmalı abajur ile ortasında bulunan yağlı boya tablo orijinaldir. Tablonun özelliği gökyüzü ve su kısımları fırça ile diğer bölümleri ise ressamın parmak uçları ve spatula darbeleri ile yapılmış olmasıdır. Üst kısımda görmüş olduğunuz ışıklandırma ve hemen altındaki havalandırma sistemleri tamamen orijinal olup, tüm odalarda mevcut ve halen çalışır vaziyettedir.

KÖŞKÜN ÇALIŞMA ODASI:

Burası köşkün sahibi Paolides’in çalışma odası olarak kullandığı kütüphane bölümüdür. Bu bölümde görmüş olduğunuz üst raflardaki kitaplar orijinal olup, diğerleri köşke sonradan getirilmiştir.

Makarios’un kendisine hediye olan masası ve koltuğunu görmektesiniz, masasının özelliği üzerinin ceylan derisi ile kaplı oluşudur. Koltuğun ise sırt kısmının son derece yumuşak gibi görünmesine rağmen oturulduğunda ilk önce sır kısmının duvar sertliğini alması, daha sonra minder kısmının kişi oturduktan 2,5 saatlik bir zaman sonra aynı sırt kısmında olduğu gibi duvar sertliğini alarak kişiyi rahatsız etmesi ve uyutmaması ve böylece kişinin daha fazla çalışmasına zemin hazırlaması. Kırmızı duvarda görülen iki adet bronz melek ile ortasındaki orman manzaralı tablo, Bethefun be boklaer büstleri yine o döneme ait olup orijinaldir

     Yine bu bölümde görmüş olduğunuz perde köşkün tek gerçek perdesi olup, özelliği 3 kat elyaftan yapılmış olması ve dolayısı ile dışarıdan gelecek ses, ısı, ve ışığı en aza indirme özelliğine sahiptir.

     Görmüş olduğunuz kapı köşkün tek akordeon kapısı olup, halen çalışır vaziyettedir. Duvarda görmüş ayna ve üç adet tablo yine o döneme ait olup, aynasının özelliği gül ağacından yapılmış olmasıdır. Tabloların ise ikisi İtalyan Venedik, biri deniz altı su manzaralıdır.

Devam edecek…

17-(1).jpeg17-(2).jpeg

 

Bu yazı toplam 526 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.