1. YAZARLAR

  2. ALAATTİN KARAER

  3. YAVRU VATAN KIBRIS – 16
ALAATTİN KARAER

ALAATTİN KARAER

SANAT KALEMİ
Yazarın Tüm Yazıları >

YAVRU VATAN KIBRIS – 16

A+A-

SANAT KALEMİ

alaattin-karaer--kose-yazisi1-013.jpegalaattin-karaer--kose-yazisi2-012.jpeg16-(3).jpeg

Surların yakınında park eden otobüsümüzden inerek, serbest zaman sonrası buluşacağımız köşebaşındaki, Petek Pastahanesinin önünden ilerleyerek, Lala Mustafa Paşa Camisi ile Venedik Sarayı arasında toplanan grubumuza, rehberimiz genel bilgiler verdi. Buradan serbest zaman verildi. Petek Pastahanesin de buluşmak üzere herkes dağıldı.

    Lala Mustafa paşa Camisi, Namık Kemal Zindanı, Venedik Sarayı, Mağusa Surları…

Lala Mustafa Paşa Camisi: ( St. Nicholas Katedrali ) Tüm Akdeniz dünyasının en güzel yapısı olarak kabul edilen bu eser 14. yüzyılın başlarında tamamlanmıştır. Lüzinyan kralları taç giyme töreni olarak önce Lefkoşa’da St. Sophia Kilisesi’nde Kıbrıs Kralı sıfatını, daha sonra da St. Nicholas Katedrali’nde Kudüs Kralı sıfatını kazanırlardı. Önceleri katedral olarak kullanılan bu yapı, Osmanlıların 1571 yılında adayı fethetmesiyle cami haline getirilen yapıya, Kıbrıs’ı fetheden lala Mustafa Paşa’nın adı verilmiş. Gotik tarzda işlenmiş eşsiz bir penceresi bulunmaktadır.

Kara Kapısı (Ravelin): Gazimağusa şehrine girişi iki şehir kapısından biri olan yapının ismi “Yarım Ay Şeklinde Tabya” anlamındaki Ravelin’dir. Bugünkü köprü ile giriş yeni olup, eskiden kule yanındaki bir top yuvasının içinden geçilmekteydi. Orijinal kapı bugünkü girişin solunda, iner – kalkar bir köprüye sahipti. Şehre bakan kısmında kemerli bir geçit yer Alır. Bu geçidin her iki yanında duvar freskleri, armalar ve küçük bir de kilise bulunmaktadır. Burada yapılan kazılar sonucunda geçitler, top yuvaları ile ilginç bölme ve galeriler açığa çıkarılmıştır.

Venedik Sarayı (Proveditore Sarayı). 13. yüzyılda Lüzinyanlar tarafından Kraliyet Sarayı olarak inşa edilen yapı, Namık Kemal Meydanı’nın batısında yer almaktadır. II. Peter’in 1369 yılında başlayan saltanatına kadar Kıbrıs Kralları bu sarayda otururlardı. Deprem sonucu yıkılan bu saraydan günümüze, 16. yüzyılın başlarından kalma “L” biçiminde bir yapıya sahip batı kısmı Salamis’ten getirilen bört sütunun taşımakta olduğu üç kemerli giriş gelebilmiştir. Ortadan kemerin üst başında, 1552 yılında Kıbrıs’ta yönetici olan yüzbaşı Gioyanni Renier’in arması bulunmaktadır.

Namık Kemal Müzesi: Venedik Sarayı’nın bahçesinde yer alan eski bir zindan olan müze. 1840 yılında Tekirdağ’da doğan, ünlü Türk şairimiz aynı zamanda Vatan Şairi olarak da anılan, oyun yazarı, bürokrat ve Genç Osmanlıların lideri Namık Kemal’in 1873 yılında hapsedildiği zindan.  Namık Kemal’in adıyla anılan bu zindanın tek kapısı sarayın bahçesine açılır ve bugün müzede Namık Kemal’in o günlerini belirleyen bir düzenleme ve eşyalar sergilenmektedir.

     Namık Kemal’in Gazimağusa’ya sürgüne gönderilmesine yol açan gelişme ise onun 1 Nisan 1873 yılında İstanbul’da sahneye koyduğu “Vatan yahut Silistre” oyununun halk arasında büyük beğeni toplaması ve halkın Namık Kemal’e gösterdiği ilgi olmuştur. Halkın ilgisini Osmanlı Sultanı Abdülaziz bir kışkırtma olarak yorumladığı için, onu Gazimağusa’ya sürgüne göndermiş ve bugün müze olarak kullanılan zindanda hapsetmiştir. Osmanlı Devleti’ne bürokrat olarak da hizmet vermiş olan Namık Kemal, Osmanlı Tasvir-i Efkar’da baş editörlük yapmış ve hatta gazetenin sahibi, İbrahim Şinasi 1865 yılında yurt dışına kaçtığında gazeteyi o yönetmiştir. 1860 ve 1870 yıllarında İstanbul’da çıkartılan birçok Türkçe gazeteye yazılarıyla katkıda bulunmuştur. Yurt dışına kaçtığı 1867-1971 yılları arasında da Londra ve Paris’te Genç Osmanlıların yayın organı olan Hürriyet Gazetesi’nin yayınlanmasını sağlamıştır.

     Tiyatro türüne önem veren Namık Kemal, altı oyun yazmıştır. Bir yurtseverlik ve kahramanlık oyunu olan "Vatan Yahut Silistire" yalnız ülke için değil, Avrupa’da da ilgi uyandırmış ve beş dile çevrilmiştir. İlk romanı olan "İntibah" 1876 yılında yayımlanmıştır. Romanı ve tiyatroyu toplumsal yaşama soktuğu gibi, edebiyat eleştirisini de Türkiye'ye ilk getiren kişilerden biri olmuştur.

     Gazeteci olarak da Türk kültürü içinde önemli bir yer alır. Dönemin hemen hemen bütün yenilik yanlısı ve ilerici gazetelerinde yazmıştır. Siyasal ve toplumsal sorunlardan edebiyat, sanat, dil ve kültür konularına dek çok çeşitli alanlarda yazdığı makalelerin sayısı 500 kadardır.

   2 Aralık 1888'de Sakız Adası'nda hayata veda etti ve Gelibolu Bolayır'da defnedildi.

     Eserleri:

     Oyun: Vatan Yahut Silistire, Zavallı Çocuk, Akif Bey, Celaleddin Harzemşah, Kara Bela.

     Roman: İntibah, Cezmi

     Eleştiri: Tahrib-i Harabat, Takip, Renan Müdafaanamesi, İrfan Paşa'ya Mektup, Mukaddeme-i Celal

     Tarihsel Yapıt: Devr-i İstila, Barika-i Zafer, Evrak-ı Perişan, Kanije, Silistire Muhasarası,  Osmanlı Tarihi, Büyük İslam Tarihi.

     Çeşitli: Rüya, Namık Kemal'in Mektupları.

     Çoğunluğumuz, dinlenmek için mola verdiğimiz Pastanede buluştuk. Marketlerden ucuz içeceklerimizde almayı ihmal etmedik… 

St. George Latin Kilisesi önünde park eden otobüsümüzde Girne’deki otelimize doğru hareket etti. Otobüsümüzden Aşıklar yolunu da seyrediyorduk.  Şehir Merkezinden, Zafer ve Özgürlük Anıtı önünden geçerken, otobüsten fotoğraf çekmekle yetindik…

Aşıklar Yolu: Şehrin kuzey duvarlarının önündeki hendekte çifte mazgallara doğru giderken iki sur arasında bir yol. Her iki tarafı da surlarla çevrili bu yolun sıkıcı olabileceğini düşünebilirsiniz. Ama mesafenin genişliği, ağaçların güzelliği ve surların üzerine inşa edildiği kayaların ihtişamı karşısında insan duvarlar arasında olduğunu unutup kendinden geçiyor. Bir zamanlar burada yeni evliler, nişanlılar ve aşıklar yürüyüşe çıktıkları için Aşıklar Yolu denilmiş bu kuzey duvarlarının önündeki hendekteki yola.

Zafer ve Özgürlük Anıtı: En üstte Atatürk büstü olan, birçok insan figürünün üst üste gelmesinden oluşan anıt. KKTC ve Türk bayrakları, şehitler, askerler, kadınlar, erkekler, çocuklar, yaralılar, Atatürk, Dr. Fazıl Küçük, Rauf Raif Denktaş…

     Çekilen acılar, verilen şehitler ve zaferle birlikte Atatürk ilkeleri doğrultusunda gelişecek olan yeni nesil. Gazimağusa halkının kahramanlıkları, özgürlük uğruna verdikleri şehitler, çektikleri sıkıntı ve üzüntüler anlatılır. Gazimağusa’da dikilmiş, KKTC’deki en büyük anıttır.

     Rehberimiz, otobüste bıkmadan, usanmadan anlatımlarına devam ediyor. Biz katılımcılardan, fotoğraf meraklıları yakalayabildiği kadar manzaraları çekmeye çalışırken, kimileri kısa kısa uyuklamayı tercih ediyordu…  

devam edecek…

alaattin-karaer--kose-yazisi3-010.jpeg16-(2).jpeg16-(1).jpeg

 

Bu yazı toplam 435 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.