1. YAZARLAR

  2. ALAATTİN KARAER

  3. Yaşasın 29 Ekim! Yaşasın Cumhuriyet!
ALAATTİN KARAER

ALAATTİN KARAER

SANAT KALEMİ
Yazarın Tüm Yazıları >

Yaşasın 29 Ekim! Yaşasın Cumhuriyet!

A+A-

kose-yazisi--alaattin-karaer-076.jpg

Televizyonda: Cumhuriyetimizin kuruluşunun yıldönümü için hazırlanan ve seslendirilen  oratoryoyu dinliyorum.

Cumhuriyet güneşi Türkün sönmez ateşi.

Parlar bu yurdun üstünde yoktur onun bir eşi

Bizlere yol gösterir Türkün şanlı bayrağı

Kuvvet verir, güven verir sonsuz hayat kaynağı.

Parlayacak bu güneş, sönmeyecek bu ateş.

Bu, inanç ışığıyla

karanlıklar gidecek

Dinmeyecek bu akın durmayacak bu akın

Birleşerek çalışırsak zaferimiz çok yakın

Sarsılmaz bir vatan seller gibi dağlar

Yurdun yıkılmaz devletin şereflere şamdan

Kutsaldır bu toprak aziz şanlı bayrak

Dünya yıkılsa hürdür o hürdür ve hür kalacak

Parlayacak bu güneş, sönmeyecek bu ateş.

Bu, inanç ışığıyla karanlıklar gidecek

Dinmeyecek bu akın durmayacak bu akın

Birleşerek çalışırsak zaferimiz çok yakın…

     Bugün Cumhuriyet Bayramı... Cumhuriyet’in kuruluşunun 98. yılını kutluyoruz...

     Pandemi nedeniyle, diğer yıllara göre daha buruk kutluyoruz, bu gerçek bayramımızı.

     Bugün gerçek bayramdır. Bugün özel bir gündür! Bugün ülkemizin doğum günüdür.

     29.Ekim.1923 ülkemizde Cumhuriyet yönetiminin ilan edilmiş olduğu gün olduğu için, özel bir gündür. Bu nedenle de, bu gün gerçekten bizler için bayramdır.

     Tek kişi egemenliğinden, bir nevi diktatörlükten kurtulan ülkemiz, diğer anlamda krallardan, sultanlardan, babadan oğla geçen, sorumsuz, bilinçsiz denetimlerden, gericilikten kurtuluşun günüdür bugün.

     İnsanın insanca yaşayabilmesine olanak veren, insanların özlemini çektiği demokratik düzenin kazanıldığı gündür bugün.

    Atatürk Cumhuriyet’i kurmayı Samsun’a çıkmadan kafasına koymuştur.

    “Efendiler.. Bir tek karar vardı, o da milli egemenliğe dayanan kayıtsız şartsız bağımsız yeni bir Türk devleti kurmak.”

     Ulusuna inanan, ülkesini ve insanlarını seven Mustafa Kemal Atatürk, 19 Mayıs.1919’da Samsun’a geldiği, Erzurum’da, Sivas’da düzenlemiş olduğu kongrelerde; söylediği söz şuydu:

    “ Tek bir egemenlik var, o da Milli egemenliktir. Ülkeyi yine ulusun kendi gücü kurtaracaktır.”

     İşte böyle inanmıştı ülkesine ve insanlarına Mustafa Kemal Atatürk. Nasıl inanmazdı, Çanakkale’de, Sakarya’da Dumlupınar’da İnönü’de bu ülke için canlarını verenlerin yaşadığı bu ulusun insanlarına.

     Osmanlı Devleti,  1876 yılına kadar mutlak monarşi, 1876-1878 ve 1908-1918 arasında meşruti monarşi ile yönetilmişti. I. Dünya Savaşı'nda yenilgiye uğramasının ardından işgale uğrayan Anadolu'da halkın işgalcilere karşı Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde verdiği Milli Mücadele, 1923 yılında millî güçlerin zaferi ile sonuçlandı.

     Yurdumuzun dört bir tarafından Ankara’ya gelen temsilciler, Milletvekilleri, 23 Nisan 1920 günü Büyük Millet Meclis’inde toplantı. Meclis Mustafa Kemal Atatürk’ü Başkan seçti.

     Mustafa Kemal Atatürk önderliğindeki, Büyük Millet Meclisi, Ulusal Kurtuluş savaşını başlattı.      Düzenli ordumuz sayesinde, İnönü’de, Sakarya’da, Dumlupınar’da zaferler kazanıldı. Yurdumuza göz diken düşmanlar, yenilgiye uğradı.

     Kendi çıkarlarını her şeyden önde tutan, rahatını düşünen padişah’da yenilgiye uğrayan düşmanlarla birlikte kaçtı.

     Lozan Barış Antlaşmasının imzalanması ile ülkemizde yeni bir güneş, yeni bir ufuk, yeni bir devlet doğmuştu. Ancak bu devlet yönetimi biçimlenmemişti.

     En kritik dönüm noktasındaydı ülkemiz.

     İkinci dönem Büyük Millet Meclisi 11 Ağustos 1923’de ilk toplantısını yaptı. 13 Ekim 1923’de   Ankara’yı Başkent yaptı. Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk; düşmanın yurdumuzu terk edip gitmesinden ve sınırlarımızın belirlenmesinden sonra, çoktan beri tasarladığı Cumhuriyetin ilanı üzerine hazırlıklar yapmaya başladı. 28.Ekim 1923 akşamı yakın arkadaşlarını Çankaya’ya çağırdı ve onlara ”Yarın Cumhuriyeti ilan edeceğiz” dedi.

    29 Ekim 1923 günü Mustafa Kemal Atatürk Milletvekilleri ile görüştükten sonra; taslağı hazırlanan Cumhuriyet önergesi Türkiye Büyük Millet Meclisine verildi. Meclis tarafından önerge kabul edildi.

     Böylece yeni bir çağın, yeni bir yaşamın başlangıcı olan Cumhuriyet kuruldu.

     Cumhuriyetin ilanı, Ankara'da 101 pare top atışı ile duyuruldu ve 29 Ekim gecesi ile 30 Ekim 1923 tarihinde başta Ankara olmak üzere tüm ülkede bir bayram havasında kutlandı.

     İş’te o sevinç ve coşku o gün bu gündür aynı duygular içinde daha da coşkulu kutlanılmaktadır.

     Mustafa Kemal Atatürk’ün önderlik ettiği Türkiye Cumhuriyeti’nin 98. yıldönümünde, yine Atatürk’ün kişiliğinin ve uygulanabilirliğinin üstün bir başarıyla kanıtladığı, Uygarlık projesinin dünya bilim, düşünce ve siyaset adamları arasında yine aynı beğeni ve övgülerle değerlendirildiği görülmektedir.

    98 yıl geçmiş olmasına rağmen, bu ülkede doğup büyüyen, bu ülkenin havasını soluyan,  ekmeğini yiyen, suyunu içen,  Cumhuriyetin sağladığı olanaklarla, bu ülkenin tüm değerlerinden yararlanıp, önemli görevlerde yer alan; ama Cumhuriyeti kabullenemeyen, farklı emelleri olan, takkiye yapanlar, Cumhuriyetimizin sağlam temelleri ile yenilgiye mahkumdurlar.

    Büyük bayram, bu bayram. 

   Yaşasın 29 Ekim! Yaşasın Cumhuriyet!

    Ulusumuzun Cumhuriyet Bayramı Kutlu olsun.!

Bu yazı toplam 2578 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.