1. HABERLER

  2. SPOR

  3. YARATILIŞ GAYEMİZ OLAN TEBLİĞ’İN ÖNEMİ.(2)-KAYA SAK
YARATILIŞ GAYEMİZ OLAN TEBLİĞ’İN ÖNEMİ.(2)-KAYA SAK

YARATILIŞ GAYEMİZ OLAN TEBLİĞ’İN ÖNEMİ.(2)-KAYA SAK

Saygıdeğer Can Dostlarım !.. Geçen haftaki sohbetimizin sonunda hatırlarsanız Efendimizin tebliğ e yanı “Emr-i bi’l – mâruf nehy-i ani’l –...

A+A-
Saygıdeğer Can Dostlarım !..KAYA SAK-sohbet-i canan Geçen haftaki sohbetimizin sonunda hatırlarsanız Efendimizin tebliğ e yanı “Emr-i bi’l – mâruf nehy-i ani’l – münker”yapmaya ne derece önem verdiğini arz edeceğimi yazmıştım. Hz. İbrahim den sonra İnsanlık çıktığı zirve’ den tekrar yavaş yavaş aşağıya inmeye ve yeniden yozlaşmaya başladı. Her şeyi madde de arayan ve aradığı her şeyi de onda bulacağına inanan maalesef sapık bir zihniyet kalplere hükmetmeye başladı .Hatta bir ucu yirminci asra kadar uzanan bu felâketin, ne kadar korkunç bir şey olduğunu zannediyorum biz bu gün daha iyi anlıyoruz. Elbette ki, insanları ellerinden tutup birer kâmil insan haline gelerek zirvelere çıkmalarını sağlama gayretleri çabaları çok ama çok zor bir iştir. Onun içindir ki Peygamberlerden dahi nice şehitler verilmiştir.Hz. Zekeriya (aleyhisselâm) baştan aşağıya demir testere ile bu uğurda ikiye biçilmiş , Hz. Yahya (aleyhisselâm) yine bu uğurda şehit edilmiştir.Zaten Hz. İsa (aleyhisselâm) için kurulan çarmıhın gayesi de bu değimliydi ? Allah Resûlü ‘nün maruz kaldığı zorluklar bunların hepsini aşkındı. O nun bu uğurda çekmediği eza ve cefa kalmamıştı. Hatta bir defasında O , Hz. Âişe’ye “Ya “Âişe , kavmin den çok çektim.”diyecektir. Mahzun Peygamberin bu sözünde bir kalp kırıklığının iniltisi vardır. Siz bu sözü alın, İlk’ inden sonuncusuna kadar hepsine hamledin hepsinde de aynı kalp kırıklığının iniltisini duyacaksınız. Efendimizden sonra bu işi devam ettiren kutlular..onların ifadeleri de sıkılsa damla damla aynı kalp kırıklığının iniltisi dökülecektir. “Seksen küsur senelik hayatımda dünya zevki namına bir şey bilmiyorum. Bütün ömrüm harp meydanlarında, esaret zindanlarında, memleket mahkemelerinde ve memleket hapishane’ lerinde geçti. Çekmediğim cefa, görmediğim eza kalmadı. Divan-ı Harplerde bir cani gibi muamele gördüm, bir serseri gibi memleket memleket sürgüne yollandım. Memleket zindanlarında aylarca ihtilattan men edildim, defalarca zehirlendim,türlü türlü hakaretlere maruz kaldım.Zaman oldu ki,hayattan bin defa ziyade ölümü tercih ettim.Eğer dinim beni intihardan men etmeseydi, belki bu gün Said topraklar altında çürümüş gitmişti.”diyor Üstad Bediüzzaman  “Tarihçe-i Hayat” isimli eserinde. Hasılı bu hâl “emr-i bi’l-mâruf nehy-i ani’l-münker” yapanların değişmez kaderidir. “Emr-i bi’l-mâruf nehy-i ani’l-münker” yolunda atılan her adım, adım sahibi için nübüvvete veraset yani peygamberlere varis olmak sevabı kazandırır. Çünkü bu vazife esas itibarı ile onların vazifesidir. Bu yola adımını atan her insan, böyle bir vazifenin altına girmiş ya da ilâni bir lütuf olarak bu vazife ona verilmiş demektir. Öyleyse bu uğurda tek adım atan insan dahi, niyet ve derecesine bu vazifenin sevabını kazanacaktır. Ayrıca şu hususa da işaret etmek yerinde olur: Mademki bu kutsi vazife Peygamberlerin vazifesidir ve Peygamberlerde bütünüyle istikamet içindedirler. O halde bu vazifenin hadimleri de hiç olmazsa bu amelleri itibariyle istikamet içinde sayılırlar. Netice itibarıyla Allah’a inanan her ferdin, Allah katında mü’min kabul edilebilmesinin garantisi, üzerindeki tebliğ vazifesini bihakkın ifa etmesi ile yakından alakalıdır. Allah’a inanan fert ve toplumlar varlıklarını ancak bu vazifeyi yerine getirmekle devam ettirebilirler. Hak ve hakikate tercüman olma, haksızlık karşısında dilsiz şeytan kesilip susmama, her zaman hayatı ve ölümü hafife alıp hiçe sayma, daima sahabe anlayışı içinde olma ve bu kutsi vazifeyi hayatın gayesi bilme ; hem var olmanın hem de mü’min kalmanın şartıdır.Bunlar yaşanmadan geçen günlere yazıklar olsun!.. Aslında her mü’min de bu kutsi vazifenin yapılmadığı bir toplum içinde yaşamaktan Allaha sığınmalıdır. Değerli Can Dostlarım!.. İslâm yaşanan bir hakikattir; yaşanmadıkça onun anlaşılmasına imkân yoktur. Allah (cc) cümlemizi bu minval üzere yaşatsın ve yine bu minval ile haşr edip huzuruna alsın. Konumuza Rabbimiz izin verirse haftaya devam edeceğiz inşallah. Cuma bayramınızı tebrik ediyor, saygı ve sevgilerimi sunuyorum.    
Bu haber toplam 77 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.