1. HABERLER

  2. SPOR

  3. Yakaya yapışmadan
Yakaya yapışmadan

Yakaya yapışmadan

27 Mayıs 1960 darbesi öncesi, Kızılay Meydanı, İktidardaki Demokrat Parti ve Başbakan Adnan Menderes Hükümetine karşı öğrenci yürüyüşü düzenleniyor. Menderes...

A+A-
27 Mayıs 1960 darbesi öncesi, Kızılay Meydanı, İktidardaki Demokrat Parti ve Başbakan Adnan Menderes Hükümetine karşı öğrenci yürüyüşü düzenleniyor. Menderes makam aracı ile Kızılay’dan geçiyor, aracını durdurup, kalabalığa doğru yürüyor, Bu sırada göstericilerin içinde, başında bulunan bir isim, Merhum Başbakan Menderes’e doğru atılıp, yakasına ya da bir rivayete göre boğazına yapışıyor. Menderes; “Gençler derdiniz nedir?” deyince, O genç “Özgürlük istiyoruz” diyerek haykırıyor. Merhum Başbakan hemen, “Evladım T.C. Başbakanını yakasından tutmuş silkeliyorsun, bundan daha büyük özgürlük mü var?” diyerek cevap veriyor. O genç kim mi? Deniz Baykal, Yıllarca bu iddia edildi. Ancak Baykal, o kişinin kendisi olmadığını söyleyerek, sürekli reddetti. Menderes’in avukatı Talat Asal, o gencin Deniz Baykal olduğunu, “ …Ben de öyle biliyorum. Fakat Baykal hep bunu reddetti. Yakaya yapışmayı reddediyor da orda bulunduğunu reddedemiyor... Ha yakasına yapışmış ha yapışmamış yakasına yapışılmasına tesir edilen heyetin içinde. Niye inkâr ediyor anlamadım ben?” diyerek açıkladı. Şimdi o genç Baykal ya da değil, iddia gerçek ya da değil, önemli olan o tarihteki siyasi yapı; CHP’nin, Demokrat Parti’yi “kabul etmez” tutumu ve “yapılan darbeyi iktidardan tek kurtuluş çaresi olarak görmüş olması” Özgürlük isteyen, hürriyet isteyen bir zihniyetin, milli irade yerine askeri idareyi getirerek, yalnızca kendisine özel özgürlük tanınmasını istemesi ve nihayetinde sistemi aynen koruma kaygısı. Şimdiye ne kadar da çok benziyor, CHP hiç değişmemiş, derin dondurucuda saklanmış gibi. Eğer o genç Deniz Baykal ise ve eğer halen “özgürlük istiyoruz” diyorsa, referandumdaki oyu “Evet” olmalıdır bana kalırsa; HSYK, Anayasa Mahkemesi “tekel” olmaktan kurtarılıyor, özgürleşiyor, Askeri iradenin darbe yaparak milli iradeyi bıçakla kesip atmasının yolu kapanıyor, irade özgürleşiyor, Fişlemeler siliniyor, Bunlar gibi paketteki nice maddenin ana fikri özgürlük ve herkes için. Tek - özel - özerk – zümresel – sınıfsal özgürlük bulunmuyor pakette. Ve tüm bunları istemek için ülkenin Başbakanının yakasına, boğazına yapışmak da gerekmiyor üstelik. Yakaya yapışmadan hepsi ayağına geliyor, Hükümetin aklı, temel hak ve özgürlükler ve demokrasiyi, vatandaşın tecrübelerinden, seslerinden hareketle, millet için düşünerek, isteyerek, paket haline getirerek sunuyor. Şimdi de “hayır” “istemeyiz” diyenler, o zaman “gerçekten özgürlük, hürriyet istemiyorlar, Ne mi istiyorlar? Oynadıkları sahte özgürlük oyunu arkasında, düzenin, kadroların bozulmadan kalmasını, yani statükoyu… Biz kurduk, yarattık, kimse dokunmasını istiyorlar… Referandum, yakaya yapışan bu anlayışı “yakadan atmak” için en büyük bir fırsat mı?
Bu haber toplam 658 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.