1. YAZARLAR

  2. MEHMET BAYRAK

  3. Yağmur duası ve tevessülün caiz oluşu
MEHMET BAYRAK

MEHMET BAYRAK

Emekli İlahiyatçı
Yazarın Tüm Yazıları >

Yağmur duası ve tevessülün caiz oluşu

A+A-

Enes b. Malik (r.a.) den: Halk kıtlığa dûçar olduklarında Hz. Ömer, Hz. Peygamber (Sallallahü aleyhi ve sellem)in amcası Hz. Abbas’ı (vesile kılarak) yağmur ister ve: “Ya Rabbi! Peygamberimiz (Sallallahü aleyhi ve sellem) aramızda iken onu tevessül ederek senden isterdik de sen de bize yağmur indirir, sulardın. Şimdi ise Peygamberimizin Mübarek amcası ile tevessül ederek senden niyaz ediyoruz, bize yağmur ihsan et” diye dua ederdi. (bu duayı edince de) yağmur yağardı.  (Tecrid-i Sarih 3/287)

Hz. Ebu Bekir (r.a.)de zamanında irtidad eden kabilelere karşı bir ordu çıkardığında Hz. Abbas’ı da beraber alıp Medine’nin dışına çıkar ve ona: Ya Abbas! Sen nusret ve zafer duasında bulun ben de Âmin diyeyim. Umarım ki, Nebiyyi Ekrem (Sallallahü aleyhi ve sellem)e yakınlığın dolayısıyla duan boşa çıkmaz, derdi. (Tecrid-i Sarih 3/288)

Bu hadise hicretin 18. Yılında meydana gelmiş. 9 ay yağmur yağmamış…

Rivayete nazaran Hz. Ömer, Hz. Abbas’ı birlikte alıp Medine ahalisini musallaya çıkarmış. Hz. Abbas’ı da minbere beraber çıkartıp, bileğinden tutup ayağa kaldırmış ve gözlerini semaya dikip: “Ya Rabbi! Biz sana peygamberinin amcasını vesile kılarak sana takarrub (yaklaşmak) istiyoruz. Sen Kur’an-ı Kerîm’inde “"Duvar ise şehirdeki iki yetim çocuğa ait idi. Altında onlara ait bir define vardı. Babaları da iyi bir insandı.” buyurduğun haktır. Doğrudur. Haber verdiğin bu iki yetimi babalarının Salih bir kimse olduğu için korudun. Peygamberinin de hatırını, amcası dolayısıyla hoş et. Zira biz onu şefaate vesile edinerek günahlarımızdan da istiğfar ederek sana yalvarıyoruz” diye dua ettikten sonra cemaate dönerek:  

‘Rabbinizden bağışlama dileyin; çünkü O, çok bağışlayıcıdır.'  ‘(Bağışlama dileyin ki,) üzerinize gökten bol bol yağmur indirsin  ‘Sizi mallarla, oğullarla desteklesin ve sizin için bahçeler var etsin, sizin için ırmaklar var etsin.”(Nuh/10-12) ayeti kerimelerini okudu. Bu esnada Hz. Abbas da mahzun, gözleri yaşlı, şehadet parmağı göğsü üzerinde devamlı hareket ediyor bir vaziyette ayakta duruyor ve şöyle dua ediyordu: “İlâhî Yâ Rabbi! Görüp gözeten sensin. Ne bitik mahluku kendi haline bırakır, ne de bacağı kırık devenin bakımsız yerde ölmesine meydan verirsin. Çocuklar sütten kesildi, yaşlılar iğne ipliğe döndü. İniltiler, sızlanmalar ayyuka çıktı. Ya Rabbi, sen bütün gizlileri, hatta en gizlileri de biliyorsun. Öyle ise kullarına yetiş, can kurtaran inayetinle onlara imdad et ki, onlar peygamberine olan yakınlığım, akrabalığım dolayısıyla bana yapışıp sana takarrub etmeye, yalvarmaya çalışıyorlar. Rahmetini indir Allah’ım” diye dua ediyordu. Allah da onlara yağmurunu gönderdi. (Tecrid-i sarih 3/289-290) …

 

Bu yazı toplam 389 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.