1. HABERLER

  2. SPOR

  3. Ya Vedûd Sultan (Selam-Şevket Tandoğan)
Ya Vedûd Sultan (Selam-Şevket Tandoğan)

Ya Vedûd Sultan (Selam-Şevket Tandoğan)

Ünlü seyahatname sahibi Evliyâ Çelebi'nin naklettiğine göre; Buharâ'lı bir velî olan Şeyh Abdü-l Vedûd Hazretleri, Bizans devrinde İmparator'un izni...

A+A-
Ünlü seyahatname sahibi Evliyâ Çelebi'nin naklettiğine göre; Buharâ'lı bir velî olan Şeyh Abdü-l Vedûd Hazretleri, Bizans devrinde İmparator'un izni ile, İstanbul'da yaşamakta ve rahip kılığında Ayasofya'da ibadetle meşgul olmaktaydı. Dua ve irşad yoluyla kılıç kullanmadan içeriden islah etmek suretiyle İstanbul'u fethetmek istiyordu. Fatih Sultan Mehmet Han'ın fetih hazırlıkları sırasında, rivayete göre; divan-ı salihîn denilen mâ'nevî rical toplanır, İstanbul'un fethini müzakere ederler. Sonuçta kılıç ile cihad edilerek fethine karar verilir. Toplantıda bulunan Ya Vedûd Sultan ise kılıç ile değil, irşad yoluyla harp edilmeden fethini savunmuştur. Muhasara sırasında Fatih'in ordusunun attığı gülleleri eliyle tutan Şeyh Abdü-l Vedûd hazretleri gülleleri geri atmakta ve fethi geciktirmekteydi. Durum Fatih Sultan Mehmet Han'a bildirilir, ma'nevî rical tekrar toplanır ve Cenab-ı Hakka Ya Vedud Sultan'ın ruhunun kabzı için dua ederler. Duaları kabul olur ve Ya Vedud Sultan kuşatmanın 50.günü vefat eder. 3 gün sonra da fetih müyesser olur. İstanbul'un fethini takip eden ilk cuma günü Fatih Sultan Mehmet ulemâ ve vüzerâ Ayasofya'da namaz kılıp, gezerlerken, "Terler direk" denilen yerden bir nûrun parladığını görürler ve oraya giderler. Bakarlar ki, nurla kaplı beyaz bir cesed kıbleye dönük olarak yatmaktadır. Göğsünde kırmızı su hattıyla "Ya Vedûd" yazılıdır. Ak Şemseddin  ve diğer evliyâ durumu anlayıp dediler ki: "İşte Padişahım, İstanbul'un 53 günde feth olunmasına sebep bu zat idi. Size daha önce bahsettiğimiz ve ruhunun bir an once kabzına dua ettiğimiz meczup budur." Hemen cesedi kaldırıp yıkamak istediler. O anda Terler direk tarafından "Merhum yıkanmıştır. Hemen defn edin" diye bir ses geldi. Alimler,salihler,gaziler mübarek naaşını bir tabuta koyup şehit kapısına gömmek için yola çıktıklarında tabutu taşıyanlar kendilerini Eminönü iskelesinde buldular. İskelede hazır bulunan kayık kürek çekmeden kendi kendine gidip, Eba Eyyûb-el Ensarî hazretlerinin yakınına geldi. Tabut hemen kayıktan çıkıp orada kazılmış bir mezarın başında durdu. Âlimler, gâziler tabutun arkasından gittiler, mezardan "Ya Vedûd" sesinin geldiğini duydular. Sonra o mübarek naaşı o mezara defn ettiler. Bu gün Eyüp yakınlarındaki Ayvansaray mevkiinde bulunan "Ya Vedûd" türbesinde bu zat yatmaktadır. Rabbim şefaatlerine nail eylesin...
Bu haber toplam 250 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.