1. HABERLER

  2. SPOR

  3. Volga Turu (Moskova- St. Petersburg) (1)
Volga Turu  (Moskova- St. Petersburg) (1)

Volga Turu (Moskova- St. Petersburg) (1)

Rehberlerimizden Prof. Dr. Aykut Mısırlıgil, her sözün bitiminde; ‘ayağınızda ayakkabınız varken geziniz’ diyordu. Bizlerde aynı düşüncelerde...

A+A-
Rehberlerimizden Prof. Dr. Aykut Mısırlıgil, her sözün bitiminde; ‘ayağınızda ayakkabınız varken geziniz’ diyordu. Bizlerde aynı düşüncelerde olan arkadaşlar yıllardır bu sözün pratiğini yapmaktayız. Grup olarak aylar önce karar vermiştik bir yerlere gitmeye… Aramızda görüşmeler sonunda, hiç katılmadığımız gemi turuna karar vermiştik. Ancak nereye! İncelemeler sonucun da, geçen yıl Hindistan gezisine gittiğimiz Tempo Tur’un Volga turu programını incelediğimizde tarih ve koşulları hepimize uygundu. Aynı zamanda Moskova- St. Petersburg gibi Rusya’nın iki büyük şehrini görme olanağı bulacaktık.  12 gecelik Volga turuna kayıtlarımızı aylar önce yaptırdık. Tatil ile birlikte, kültür turu yapmış olacaktık. Amacımız bilmediğimiz yerleri, değişik insan yaşamlarını görmek. Hiç birimiz gemi turuna katılmadığımız için ayrı bir heyecanı yaşamaktı amacımız. Duyar gibi oluyorum. Tuzunuz kuru, gezersiniz tabi diyenleri… Hiç öyle olmadığını söylemek isterim. Ayağınızda ayakkabınız varken gezin sözü belki bizleri  gezginci yaptı. Elbette ekonomik yanı var diyeceksiniz. Elbette var. Ancak yaşam biçimi olduğunu belirtmek isterim. Eğer kafaya koyduysanız, günde bir paket sigara içen birisinin sigarayı bırakmasıyla elde edeceği tasarrufla her yıl dünyanın değişik ülkelerine gidebileceğini belirtmek isterim. Onlarca dairesi olan, onlarca dükkan- daire kira geliri olanında gitmediği yaşam biçimi bizimki! Elbette bu tercih olayı. Kimi katlarım yatlarım olsun ister. Kimide bizim gibi dünyanın değişik yerlerine yelken açarlar. Uyuşturucu halt etmiş. Bir başlamaya görün. Bizleri bir nevi gezginci hastalar olarak görebilirsiniz. Bu hastalığı biz baştan kabullendik.  Tedavisi de ilacıda yeni yerleri görmek. Kısacası bizim hastalığın tedavisi, yeni yerleri görmek. Bunları söyledikten sonra, bilmediğimiz görmediğimiz diyarlara, Volga nehir turunu birlikte gidelim. Biz arkadaşlar olarak, ailece 12 kişiydik. Bu tarihi geziye gidenleri de belirtmek isterim. Alaattin KARAER,Dr. Çiğdem KARAER,  Mustafa DUMAN,Yurdanur DUMAN,M. Sait DEMİRCİ,Yeşim DEMİRCİ,A.Sait ALTINTAŞ,Sevinç ALTINTAŞ,Dr. Reşit TOPRAK,Dr. Perihan TOPRAK,İsmail SICACIK,Gülümser SICACIK İstanbul’dan Moskova’ya uçacaktık. Ankara’dan aktarmalı uçağımıza Pazar sabahı Kırıkkale’den hareket ettik. Ankara grubundan önce havaalanındaydık. Bilet ve valiz işlemlerini yaptıktan sonra beklemeye başladık. Ankara grubu göründü. Rehberimiz olarak görevlendirilen Emin bey’le karşılaştık. Bizim grubun tamam olduğunu belirttim. Bizle birlikte, toplam 39 katılımcı. İki rehberle birlikte 41 kişi olarak Ankara’dan İstanbul’a Atatürk havaalanına iniş yapıldı. Aktarmalı uçağımız olduğu için valiz alıp verme işlemi olmayacaktı. Direk Moskova’da ineceğimiz havaalanında valizlerimizle karşılaşacaktık. Pencere kenarındaydı koltuğumuz. Üç saat yolculuk sonunda, THY ait uçağımız Moskova üzerinde alçalırken, yemyeşil bir kent seriliveriyor gözlerimizin önüne... Biraz daha alçalıyoruz ve bu kez dev işçi blokları çekiveriyor hemen dikkatimizi... Saatlerimizi bir saat ileri alıyoruz. Gökyüzü pırıl pırıl... Moskova’dan başlayıp St. Petersburg’da sonlanacak Volga nehir turumuzun heyecanı sarıyor içimizi... Bu tur, Moskova’dan Petersburg’a doğru ya da Petersburg’dan Moskova’ya doğru iki yönlü yapılıyor. Tempo turun yaptığı Volga -2 turuna katılan bizler Moskova’ya inecek, St Peterburg’ta turumuz son bulacaktı. Bizden önce katılan grubun St. Petersburg’tan başlayan turu Moskova’da son buluyordu. Bizi götüren uçak onları İstanbul’a getiriyordu. Moskova - St. Peterburg arası gemi turları Mayıs ortalarında başlayıp Eylül ayı ortalarında sona eriyormuş. Çünkü diğer aylar soğuk ve kış. Nehirler ve ırmakların donduğu aylar. 20. Temmuz 2014 Pazar sabahı Moskova havaalanındayız. Moskova’nın tarihine fazla girmeden, kısaca bahsedelim. Moskova, dünyanın en büyük yüzölçümüne sahip olan, Rusya Federasyonu’nun başkenti. 10 milyonun üstünde nüfusa sahiptir.  Moskova nehrinin içinden geçtiği bu şehir Dünya'nın en yoğun işleyen (mimarisi ile ünlü) metro sistemine sahiptir. 1980 yaz olimpiyatlarına ev sahipliği yapmıştır. Moskova’da yaşayan milyarder sayısı diğer dünya şehirlerden fazladır, bu da en çok milyarderin yaşadığı şehir unvanını getirmiştir. 2007 yılı istatistiklerine göre dünyanın en pahalı şehirleri listesinde 1. sıraya yerleşmiştir. Eğitim, bilim alanında birçok kuruma sahip çıkar. Ayrıca Eurovision 2009'a ev sahipliği yapmıştır. Valizler alındı. Volga - 1 turuna katılanları bizim getiren uçak götürecekmiş. Grubun rehberi Kansav ARSLAN havaalanında karşıladı bizi. Ayrıca tur süresince bize eşlik edecek geminin görevlendirdiği, daha sonra öğrendiğimiz Kafkas Üniversitesinde İngilizce bölümünde okuyan, yaz tatilinde harçlığını çıkaran güzel Anastasıa’da bizi, güler yüzüyle karşıladı. Dil bilmesek de, gözler ve gülümsemeler yetiyordu insan olana.

1

Moskova havaalanında bizleri karşılayan gemi rehberi Anastasıa!

    Valizlerimize gemide kalacağımız oda numaraları etiketlerini yapıştırdı. Valizlerimiz direk odalarımıza gelecekti. Bu arada valizleri gelmeyenleri beklerken, 14 yıl önce Moskova’ya giden arkadaşım Mehmet’i aradım. Nerede hangi hava alanında olduğumuzu, nereye gideceğimizi sordu. Öğrendiğim bilgileri kendisine ilettim. Bugün Pazar ve tatil günü olduğu için trafik rahat olur, yinede gemiye gitmeniz bir saati bulur,  ben oraya gelirim dedi. Aracımız Geminin bulunduğu limana geldiğinde geminin önünde müzikli karşılama töreni ile karşılaştık. Rehberimiz önceden söylemişti. Tuzlu ekmek ikram edileceğini. Bir parça alırsınız diye tembih etti.

RESİM- 2

Gemiye ilk gelişimizdeki karşılanma…

 

RESİM -3

İsmail Sıcacık’tan bize ekmek kalmadı ki!

     Odalarımıza yerleştik. Bu arada Mehmet telefon etmişti. Gemilerin bulunduğu limanın önünde olduğunu, hangi gemide olduğumuzu sordu. Tarif ettim. Yıllar sonra buluşma. Ben biraz duygusal olduğum için, gözyaşlarımı tutamadım. Sarıldık. Yüzünden hiç gülücük eksik olmayan arkadaşım Mehmet, yine öyleydi.   Hadi gidiyoruz dedi. Rehber Emin bey’e söyledim. Yarın sabaha kadar serbestsiniz, bugün herhangi bir program yok, dinlenmeyle geçecek, siz keyfinize bakın dedi.

RESİM -4

Yıllar sonra karşılaştığım arkadaşım Mehmet’ i beyazlaşmış saçlarıyla görmekte varmış. 

     Geminin bulunduğu alana kadar aracıyla gelemediği için park yerine kadar yeşil ağaçların içinde araca kadar yürüdük. Moskova caddelerindeyiz. Sohbet sohbeti derken bir yandan da geçtiğimiz yerleri tanıtıyordu. Şu bina şu,  şu bina şu… Birkaç haftalığına bir iş için geldiği Moskova’da kalakalmış. Rus kızıyla evlenmiş, dört yaşında oğlu olmuş. Eşi ve çocuğu Türk’çe bilmediklerini ve kendinin Rusça öğrendiğini söyledikten sonra; Moskova’da kışların çok sert geçtiğini, üç ay kadar yaz denirse yaz olduğunu söyledi. Fazla bir şeyler soramıyordum. Kendimi sanki suçlu hissetmiştim, arkadaşımın gurbet ellerde mutluluğu araması adına! Aracına park yeri buldu. Bundan sonra yürüyerek gezeceğiz dedi. Bakanlık binaları, mağazalar… Hava mevsime göre şanssımızdan çok iyi olduğu söylenmişti. Güneşli bir gün. Yorgunluk ve terleme… Moskova’nın en eski bakkal’ı diyelim, marketine girdik cadde üstünde. Su alalım diye! Sanki tarihi müze. Poşetini de aldım, ismini yazarım diye. Nasıl yazacağım bilgisayarımda bilemiyorum ki! Fotoğrafını çekmiştim, onu basınlar, belki sizlerden bilen olur.

RESİM -5

Marketin ismi! Ben bir şey anlamadım.

 

RESİM-6

Market değil sanki müze!

     Bizdeki gibi çok AVM’ler yok Moskova’da. Biraz ilerledik, büyük bir kitapevine girdik. Kitap hastalığımızı bildiği için. Kendisi de öyleydi gençliğinde arkadaşım… Orhan Pamuğun Rusçaya ya çevrilmiş, “Kar” ve “Mahsumiyet Müzesi” kitabını gördük. Genelde romanlar, bizim çocukluğumuzda ve gençliğimizdeki gibi ciltli. Rus halkı kitaba düşkün. Kitap fiyatları da ucuz bize göre.

RESİM -7

Orhan Pamuğun Rusçaya çevrilmiş “Kar” Kitabı.

Kızıl Meydan’a kadar yürüyerek, fotoğraf çekerek gittik. Çok heykeller, anıtlar önünde fotoğraf çektik. Fakat kim, ney bilemiyorum. Yorgunuz dostlar yorgunuz. Sonra etrafta biraz yürüyüş yaptık, yürüyüşümüz sırasında zamanında kremlinin etrafından geçen nehre yataklık eden bölgedeki 2. Dünya savaşını anma parkını gezdik.   Ateşi hiç sönmeyen meçhul asker anıtını gördük. Kızıl meydan ve çevresini gördük.

 RESİM - 8

Meçhul asker anıtı 

 RESİM- 9

Kızlı Meydanın dışında bulunan meşhul asker parkında Stalin ve Lenin’e benzeyen kişiler fotoğraf çektirerek ekmek parası kazanıyorlar.

    Kızıl Meydandayız. Televizyonda ve filmlerde gördüğümüz Kızıl Meydan. Tüm taşlar kırmızı. Moskova’nın, hatta Rusya’nın ana meydanı olarak biliniyor. Hem Rusya, hem de eski SSCB ‘nin toplumsal ve siyasi tarihinde önemli bir yeri varmış. Bir saat kadar fotoğraf çekme inceleme.

RESİM - 10

Kızlı Meydan!

    Çarlık zamanından Sovyet zamanına, hatta günümüze kadar halk için çok önemli bir yer olmuş. Önemli duyurular buradan yapılmış, bizim taksim meydanı gibi gösterilere de mesken olmuş, kutlamalara da. Hatta Lenin’in mozolesi meydanda yer alıyor.  Kızıl meydanı heybetiyle seyredebildik. 77 bin metrekareymiş… Kızıl meydanda yer alan meşhur alışveriş merkezi GUM’a girip Moskova’nın aşırı pahalı fiyatlarını gördük. Çiçekler içinde güzel bir alışveriş merkezi diyelim. Sıra sıra mağazalar.  Üstü camlı kapalı bir mekan. tam 120 yıl önce Neo-Rus tarzda inşa edilmiş, taş, cam ve çelik konstrüksiyon karışımı nefis bir bina. Yapımına 1890 yılında, dönemin ünlü mimarı Alexander Pomerantsev tarafından başlanan GUM, 1893 yılında tamamlanmış. Son katta bulunan Özbek lokantasına götürdü bizi. Burada Türk yemeklerini yakın olan yiyecekler buluruz dedi.

RESİM -11

Temiz self serfis yapılan lokanta. Fiyatlar pahalı değil bu çarşı’ya göre.

    Arbat sokağı! İstanbul Beyoğlu gibi trafiğe kapalı, insanların gezdiği, hediyelik eşyaların satıldığı tezgahlar, mağazalar, küçük kafeteryalar, restoranlar, sokak ressamları, sokak müzisyenleri …

 RESİM - 12

Abrat sokağı ressamları….

   Rus edebiyatının babası sayılan Aleksandr Puşkin ve karısı Natal’yanın bir dönem yaşadığı evi de gördük. Kendi hayatı da roman gibi olan Puşkin’in yaşamına girmeyelim, çünkü sayfalar tutar. Başka bir yazımda ilginç hayat hikayesini yazmak isterim.

 RESİM - 13

Aleksandr Puşkin anıtı….

 RESİM -14

Bolşov Tiyatrosundan gece görünümü…

     Bolşov Tiyatrosu: Rusya’nın ve dünyanın en ünlü opera ve bale tiyatroları arasında bulunan tiyatro 1776 yılında kurulmuş. Rus kültür hayatının en önemli kurumlarından olan Tiyatro’nun bulunduğu bu bina 1825 yılında yapılmış. Arbat sokağından Metro’ya… RESİM -15  Metro’dayız. Heykeller, dev avizeler, değişik süslemeler. Sanki dev bir müze. İlk hattı 1935’de açıldığı söyleniyor. Gittikte büyümüş ve büyümeye devam ediyor. Metro için kursa gitmek gerekli. 11 hattan 170’ üzerinde fazla istasyondan oluşuyormuş. Şaşkına döndük. Eğer her heykelin önünde resim çektirecek olsan sabahlarız herhalde. Vakit iyice ilerlemiş eşimle bizim gözlerimiz kapanmaya başlamıştı. Bizi Metroya bindir nerede ineceğimizi söyle dediysek de ikna edemedik Mehmet’i. Park’taki aracımıza binerek bizi geminin yanına kadar getirdi. Bayağıda uzakmış. Bilmiyorum bir daha görüşme olanağımız olacakmıydı, fedakar güler yüzlü arkadaşım Mehmet’le. Çok ısrar etti. Muhakkak gelin. Evim müsait. Tur’a katıldığınız ve programınız olduğu için ısrar edemiyorum. Çünkü evim buraya çok uzak. Geleceğimizde telefon ederseniz hava alanından alırım sizi dedi. Vedalaştık.

devam edecek...

 NOT: Fotoğrafların üzerine tıklarsanız fotoğrafları büyük boyutta görebilirsiniz.
Bu haber toplam 391 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.