1. HABERLER

  2. SPOR

  3. Vay anam vay
Vay anam vay

Vay anam vay

13 Mayıs 2014 günü Salı saat 15.30’da Manisa Soma’dan acı bir ses geldi. İlk anlar pek düşünülemedi.  Fakat saatler ilerleyip günler geçtikçe milletimin...

A+A-

13 Mayıs 2014 günü Salı saat 15.30’da Manisa Soma’dan acı bir ses geldi. İlk anlar pek düşünülemedi.  Fakat saatler ilerleyip günler geçtikçe milletimin içine bir acı düştü. Allah’ım bu ne acıydı. Çoluk çocuğuna ekmek getirebilmek için borçlarını ödeyip günlerini huzurlu geçirebilmek için genci yaşlısı o kara elmasın içine dalanlar başlarına geleceklerden habersiz şekilde güle oynaya işlerine başlayacaklar, görevlerini bitirip günlük gelirini sağlamış olanlar da evine, eşine, çocuğuna kavuşacaklardı. Ama Azrail onlara bu ömrü çok gördü. Bu fırsatı onlara vermedi.

Tabi ki insan ömrünün ne zaman ve nasıl sona ereceğini Allah bilir ama her hastalığın tedavisini de aramamızı söyleyen yaratıcı her işin kendine göre alınması gereken tedbirlerin alınmasının şart olduğunu söylemez mi? Tabi ki deveni sağlam bağla komşunu hırsız tutma der öyleyse ekmeğe muhtaç olan, çalışması gereken insanları çalıştıranlar onların iş güvenliğini hiç mi düşünmezler veya aldıkları basit tedbirlerle çalıştırdıkları insanların iş güvenliklerini sağladıklarını mı zannederler. Çok kar etme hırsıyla yapılan işler insan sağlığından, insan yaşamından daha mı önemli? O sırtlarından (emeklerinden) para kazandıkları, renkleri kömüre dönen, ciğerleri isle kaplanan aldıkları paralar da yalnız ekmek ve temizlik parasına yetenlerin halleri ortadayken, işverenlerin kendi ailelerinin yaşamındaki kıyaslamayı hiç düşündüler mi?  Tabi ki onlar da bin lirayla, 1200 lirayla, 2000 lirayla, 2500 lirayla işçi, usta, ustabaşı olarak çalışanlarla aynı olsunlar demiyoruz ama arada da bu kadar uçurum olmamalı. Emekli olduğu halde tekrar geçimi için çalışan ve hayatını o işlerinde kaybedenler çok iken, genç yaşında ekmeği için can verenleri ne zaman düşüneceğiz. İş güvenliği için işin tehlikesine göre tedbir alınması için harcamanın kısılması başımıza gelen yüzlerce insanımızın ölümüne, yuvalarının sönmesine, karılarının dul, çocuklarının öksüz kalmalarından daha mı önemli?

Ey işverenlerimiz sizlerin de hizmetlerine ihtiyacımız var. İşveren olmadan işçi olmaz, işçisi olmadan da işletme olmaz. Bu hadisede sizlerin de ciğerinizin yandığını hissediyoruz ama bu acılara fırsat vermeden daha iyi tedbirler alsaydınız sizler de huzurlu olurdunuz, çalışanlarınız da canından olmazdı. Hadise sonundaki öğrendiklerimize göre bu işverenin gerekli incelemelerinin yapıldığı iş güvenliği yönünden bir sıkıntının olmadığı söyleniyor. Neye göre, o işyerinin denetimini yapan heyetin raporuna göre. Hakikaten bir teknik hata varsa o zaman raporunu olumlu veren o heyetin sorumluluğu ne olacak? Acaba raporlar masa başında mı yazılıyor yoksa hakikaten incelenerek gerekli titizlik gösterilerek mi yapılıyor? Onlar için bu insanlarımızın canı, yaşamı bu kadar ucuz mu? Devlet bunlara bu denetleme görevini niçin veriyor? Zaten herkes kendi görevini iyi yapsa, sorumluluğunu iyi bilse hiçbir kötülük, hiçbir sıkıntı olmaz ama ne yazık ki birçok işimiz ‘saldım çayıra Allah kayıra’ oluyor. İş işten geçince de vay anam vaylar ayyuka çıkıyor. Bu vurdumduymazlıktan bu milletin fertleri ne zaman kurtulacak ki başımıza bu felaketler gelmesin.

Bu acılı günlerimizde hiçbir kurum ve kuruluş bundan faydalanarak milletimizi daha fazla üzmeye çalışmasın, üzüntülerimize üzüntüler katmasınlar. Geride kalanlarımızı bu milletin devleti, milletimizin bütün fertleri onları mağdur etmez. Olan o genç, yaşlı evlatlarımızın acılı sonlarına oldu. Allah ekmek parası için ölümü yaşayanları Cennetine kabul etsin, bütün temennimiz budur.

Bu haber toplam 138 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.