1. YAZARLAR

  2. ALAATTİN KARAER

  3. VAN Tren Gezimiz! (11)
ALAATTİN KARAER

ALAATTİN KARAER

SANAT KALEMİ
Yazarın Tüm Yazıları >

VAN Tren Gezimiz! (11)

A+A-

SANAT KALEMİ

img_7875.jpg

Yapımı 99 yıl süren, birçok efsane ve hikâyeye konu olan, iyi korunmuş, muhteşem İshak Paşa Sarayının, giriş kapısından adımımızı attığımız ilk yer, “Birinci Avlu”! BİRİNCİ AVLU; Sarayın birinci avlusuna giriş mukarnas kavsaralı, dış ve yukarıya kitlesel anlamda taşıntı yapan, birbirinden farklı, zengin mimari öğe ve süslemelerle donatılmış anıtsal nitelikte bir taç kapıdan girmiş bulunuyoruz. Genel yapısıyla Selçuklu mimarisinin özelliklerini yansıtan taç kapının süslemelerinde dönemin moda beğenisi olan Barok-Rokoko karakterli motifler ve Ampir üslubunun mimari etkileri Selçuklu üslubu ile birleştirilerek eklektik bir karakter oluşturmuştur. Taç kapının üstünde avluya bakan bir de oda bulunmaktadır. Birinci avlunun sağ tarafında taç kapıya bitişik olarak yapılmış bir klâsik Osmanlı cephe çeşmesi, sol tarafta bekçi odaları, kuzeyde muhafız koğuşları ile zindanlar, güneyde ise arabalık veya tavla bölümleri bulunmaktadır. ÇEŞME: Bölge halkı arasında “süt çeşmesi” olarak anılan ve daha önceleri bir musluğundan su, diğer musluğundan süt aktığı söylenen çeşme, Osmanlı çeşme mimarisinde “cephe çeşmeleri” grubuna girmektedir. Günümüzde hala işlevini sürdüren ve yüksek yaylalardan toprak künklerle buz gibi suyu saraya taşıyan çeşmenin muslukları orijinal değildir. Diğer bölümleri sağlam olarak günümüze ulaşmıştır. İç içe kademeli iki sivri kemerin çerçevelediği çeşme nişi oldukça derin tutulmuştur. Dıştan silmelerle kavranmış olan kemerlerde kabartma stilize kıvrık dal ve yapraklardan oluşan bitki motifleri ile kaytan motiflerinden oluşan örgülü birer bordür ile bezenmiştir. Çeşme nişinin iç yüzeyinin iç yüzeyinin üst kısmında su tası koymak için iki niş yerleştirilmiştir. İki nişin arasında çevresi kıvrık dal ve yapraklardan oluşan bitkisel motiflerle süslenmiş yazısız Barok üslupla bir aynalık taşı bulunmaktadır. HİZMETLİ ODALARI VE ZAHİRE AMBARLARI: 1. Avlu’nun kitlesel olarak ikinci yapı grubunu oluşturan hizmetli odaları ve ambarlara 1. Avlu’nun güneybatı köşesinde ahırların bulunduğu yerden bir kapı ile ulaşılmaktadır. Bu yapı kütlesinin oturduğu bölüm, alttaki platformun beden duvarlarından itibaren güneye doğru genişletilmesinden dolayı çarpık bir plan oluşturmuştur. Bu nedenle mekânların boyutları ve konumlarının farklılık gösterdiği görülmektedir. Altta derin bir bodrum üzerine inşa edilen iki katlı hizmetli odaları ile üç katlı bir yapıya sahip olan bu bölüm sarayın en çok tahribata uğramış bölümlerinden birini oluşturmaktadır. Uzun dikdörtgen planlı birçok odadan meydana gelen bodrum katının zahire ambarı veya depo olarak kullanıldığı tahmin edilmektedir. Birer küçük mazgal pencere ile güney cepheye açılan ambarların üst örtüleri yıkılmıştır. Kalan izlerden iki katlı olduğu anlaşılan hizmetli odaları birinci kat hizasından itibaren yıkılmıştır. Güney cepheye bakan her odanın ikişer penceresi ile ortada birer ocağı bulunmaktadır. Bu yapı grubu Harem bölümünün cephe duvarına kadar devam etmektedir. ZİNDAN: Muhafız koğuşlarının altında, avlunun kuzeybatı köşesinde, duvarın en ucunda bulunan bir kapıdan dikine 21 basamaklı merdivenlerle inilen zindan bölümünde uzunca bir koridordan sonra dikdörtgen planlı tonozla örtülü altı hücre bulunmaktadır. Her hücre kuzey cepheye duvar seviyesinin üst kısımlarında açılan küçük birer mazgal pencere ile aydınlatılmaktadır. Restorasyonlar sırasından içlerindeki cürufların temizlendiği zindan odalardan en doğuda bulunanın girişi bulunmamaktadır. 1805 yılında Napolyon’un gizli ajanı olarak bölgeye gelen ve tutuklanarak saray zindana atılan P.A. Jaubert seyahatnamesinde mahkumların bu bölüme tavanda yer alan bir açıklıktan halatla indirilerek atıldığını belirtmektedir. ISI MERKEZİ: Birinci avlunun kuzeybatı köşesinde yer alan ve içinde halen saraya ait sıcak ve soğuk su şebekesinin geçtiği kontrol tünelinin bulunduğu bu odanın ısı merkezi olduğu tahmin edilmektedir. Bölgedeki yaşlı insanların ifadelerinde de bu odada bakır bir kazanın bulunduğu ve 1. Dünya Savaş’ından sonra kaybolduğu belirtilmektedir. Onarımlarda ısı merkezine ait izler tamamen kaybolmuştur.  Bu odada yer alan ve içinde künk boruların geçtiği kontrol tüneli camiye kadar uzanmaktadır. Bu merkezden verilen sıcak su ve su buharı ile mabeyn bölümü, cami, medrese ve muayede salonu ısıtılmıştır. Harem bölümü ise hamam külhanından yararlanılarak ısıtılmıştır. Isıtma sisteminin ulaşmadığı yerler ise ocaklarla ısıtılmıştır.  devam edecek…

alaattn-karaer--kose-yazisi1.jpgalaattn-karaer--kose-yazisi2.jpgimg_7867.jpgimg_7879.jpg

 

 

Bu yazı toplam 401 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.