1. YAZARLAR

  2. ALAATTİN KARAER

  3. VAN Tren Gezimiz! (8)
ALAATTİN KARAER

ALAATTİN KARAER

SANAT KALEMİ
Yazarın Tüm Yazıları >

VAN Tren Gezimiz! (8)

A+A-

SANAT KALEMİ

alaattin-kaarer--kose-yazisi1.jpg

Muradiye Şelalesinden 20 km kadar sonra Çaldıran ilçesine giriş yapıyorduk. Kışları çok sert geçen – 40 dereceleri gören ve tarihine baktığımızda, Yavuz Sultan Selim ile Şah İsmail’in kıran kırana yaptıkları meydan savaşı geliyor insanın aklına. Bu topraklarda, düşünebiliyor musunuz 500 yılı önce, savaş naraları atılmış, at kişnemeleri ile toz dumana katılmış, binlerce masum insanın kanı akmış… Bilmeyenimiz veya duymayanımız yoktur okul çağlarından Çaldıran Savaşını! Yolculuğumuz devam ederken de tarih sayfalarına da bir göz atalım hep birlikte.  Çaldıran Savaşının Çaldıran Ovasında yapıldığı bilinse de tarihçiler arasında görüş ayrılığı bulunmaktadır. Çaldıranın doğusunda bulunan İran sınırları içerisindeki Siyahçeşme adlı yerleşim yerinin adı 2005 yılında Çaldıran olarak değiştirilmiştir. Savaşın bu ova sınırları içerinde yapıldığı iddia edilmektedir. Her ne denilirse denilsin, sonuçta bir savaş olmuş ve binlerce insan hayatını kaybetmiş bulunmaktadır.  Çaldıran Savaşı; 16. yüzyıl başlarında İran’da Şii inanışına dayalı Safevi Devleti’ni kuran Şah İsmail, çeşitli yollarla Anadolu’nun istikrarını bozacak büyük bir Şii propagandası başlattı. Bu propaganda başta Şahkulu Baba Tekeli olmak üzere birçok taraftar çekerek, çeşitli ayaklanmalar çıkartarak Anadolu içlerine kadar ilerledi. Nur Ali Halife, Tokat’ı ele geçirerek Şah İsmail adına hutbe okutturdu. Şah İsmail’in neden olduğu son ayaklanmalar sırasında 50 bin kadar insan öldü. Süreç bu şekilde ilerlerken Osmanlı tahtına Sultan I. Selim geçti. Ancak bu tarihe kadar Şii propagandası Osmanlı sarayına kadar nüfuz etti ve Şehzade Ahmed’in oğlu Murad İran’a iltica etti. Sultan Selim bu şehzadeyi geri istediyse de olumsuz dönüş aldı. Anadolu’da suların bu denli kaynadığı dönemde tahta geçen Selim, Safevi varlığını büyük bir tehdit olarak görerek, bu tehlikeyi ortadan kaldırma yoluna gitti. Dönemin İstanbul Müftüsü Sarı Gürz Nureddin Efendi ve Kemalpaşazade’den fetvalar aldı ve hazırlıkların ardından savaşmak üzere yola koyuldu. Bu süreçte ise Şah İsmail Şehzade Murad’ı Osmanlı tahtının varisi ilan etti ve Memlük sultanına hediyeler göndererek savaşta yanına çekme çabalarında bulundu. İran’a doğru yola çıkan Selim, durumu Şah İsmail’e mektupla bildirdi. Çağrısına cevap alamayarak tekrar savaş çağrısında bulundu, ancak Safevi ordusu hala ortada yoktu. Bir süre sonra Şah İsmail tarafından gönderilen afyon dolu bir altın kutu geldi ve savaşa Şah İsmail hazır olduğunu belirtti. Sefere çıkan Osmanlı ordusunun geçeceği yerlerdeki mahsullerin yakılması ordunun erzak temininde büyük zorluk çıkartıyordu. Savaş sürecinin uzaması askerler tarafından hoşnutsuzlukla karşılansa da Yavuz Sultan Selim’in yaptığı etkili konuşmayla ordu tekrar motive oldu. Nihayet 2500 kilometrelik yoldan gelen 100 bin kişilik yorgun Osmanlı askeri, dinlenmiş ve kısa mesafeden gelen Şah İsmail’in ordusuyla karşı karşıya geldi. Çaldıran Savaşı, 23 Ağustos Çarşamba günü şahın emrindeki 40.000 seçkin süvarinin saldırısıyla başladı. Çetin geçen savaşta Şah İsmail, top ve tüfeklerin yoğun ateşi karşısında çekilmek zorunda kaldı. Karşılıklı olarak çok sayıda askerin öldüğü savaşı, Sultan Selim komutasındaki Osmanlı ordusu kazandı. Zaferden sonra Şii ordugâhı, Şah İsmail’in hazineleri, hanımlar ve emirleri Osmanlıların eline geçti. Çaldıran muharebesinden sonra başta Diyarbakır olmak üzere birçok Doğu Anadolu şehri Osmanlı Devleti’ne geçti ve böylece bozulan Anadolu birliği tekrar sağlanmış oldu. Safevi tehlikesi geçici olarak ortadan kalktı. Sonuç olarak 23 Ağustos 1514 yılında yaşanan Çaldıran savaşı Osmanlı Devletinin galibiyeti, Safevi Devletinin hezimeti ve mağlubiyetiyle sonuçlandı. Bu savaşın neticesinde Bâtıni-Şii Safevi Devletinin Anadolu üzerindeki hâkimiyeti emelleri bertaraf edilerek Anadolu’nun güvenliği temin edildi. Zira Çaldıran Savaşı’nın kaybedilmesi durumunda Osmanlı Tebaası olan Alevi Türkmenlerin Safevi Devletine biat etmesi söz konusu olacak, Osmanlı Devletinin hâkimiyetine gölge düşerek zayıflamasına beklide yıkılmasına sebep olabilecekti. Çaldıran Savaşı’nın kazanılması ile Erzincan, Bayburt ve Kemah Kalesi Osmanlı Devletinin hakimiyeti altına girdi. Çaldıran Savaşı’nın tezahürü olarak ortaya çıkan Turnadağ Zaferi ile de Dulkadiroğulları Beyliğine son berildi ve Osmanlı Tebaası haline getirildi. Böylelikle Diyarbakır, Mardin ve Bitlis Osmanlı topraklarına dahil oldu.  Girişteki saat kulesi… Üzerinde 20.08 yazıyordu. Neyi ifade ediyordu anlamak mümkün değildi. Çünkü, biz 18.09.2018 tarihinde ve saat 10.49’da giriyorduk Çaldıran ilçesine! Evet! Binlerce insanın öldüğü Çaldıran Ovasından geçiyorduk. Çok gelişmemiş yer görünümündeydi… devam edecek…

alaattin-kaarer--kose-yazisi2.jpgalaattin-kaarer--kose-yazisi3.jpg

 

 

 

 

 

 

 

Bu yazı toplam 365 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.